italyada bulunan, kanal, köprü ve merdivenlerle dolu, içerisinde çok kolay kaybolunabilen şehir.bu şehirde bol miktarda seyyar satıcı ve stand açan kişiler bulunur. şehrin en popüler mekanı olan san marco meydanında, daima binlerce güvercin olur, tepenize inebilir.ayrıca, ayakta 10.000 lirete yenilen bir yemek, bir yerde oturulunca kafadan 20.000 liret tutar.ambulanslar, taksiler, hızlı deniz motorlarından oluşur.geceleri ise, gene san marco da çeşitli dans ve müzik gruplarıyla karşılaşılır. gezilmesi görülmesi gereken, huzur verici, bol manzaralı bir yerdir ve her sene suyun önemli bir miktar yükseldiği söylenir.
dünyanın en muhteşem şehri diyebilirim. rialto köprüsü, san marco meydanı, maskeleri, sokak satıcıları, gondolları, san marco meydanında kesintisiz canlı müzik eşliğinde yemek yiyebilir, kahvenizi yada çayınızı yudumlayabilirsiniz...gondolları 100 euro dan başlıyor ama değer...otelleri çok pahalı ucuz otel için mestre ye gidebilirsiniz. mestre den otobüsle 10 dk da venedik e gidebilirsiniz... ve en önemlisi olurda yolunuz düşerse mutlaka güneşin doğuşunu san marco meydanın dan izleyin...
dar ve kalabalık sokaklarında kaybolunması muhtemel, gondola binmenin sıkı bir pazarlık sonucu mümkün olduğu, san marco meydanında güvercinleri besleyebileceğiniz, romantik, muhteşem şehir. venedik'te dolaşırken dikkatli olmakta fayda vardır, zira güneşli bir günde aniden fırtına çıkabilir ve kendinizi rialto köprüsünün ortasında kocaman dolu tanelerinden kaçmakta zorlanırken bulabilirsiniz.
adı roma'lı işgalciler tarafından konmuş şehirdir; işgalciler venediğin yerli halkına ötekiler anlamına gelen venetians diyorlarmış şehrin ismi de buna bağlı olarak venedik olmuş.
maskeli karnavalı da ünlüdür. yılda bir kez olsun toplumsal sınıflar gözetilmeden insanlara hareket serbesti tanımayı amaçlayan bu karnavalda her biri birer sanat eseri gibi yapılmış maskeler takılırmış. halen de venedik'te turistik eşyalar arasında en popüleri maskedir.
attila'nın gazabından kaçan romalıların kurduğu bir şehirdir, efsanelere göre.
romanın parça pinçik olmasından sonra diğer italyan devletçikleri gibi birbirini yemek yerine, ticaretle uğraşıp zengin olmuşlardır. avrupanın en iyi tacirlerini çıkarmışlardır. akdenizdeki en güçlü donanmalardan birine sahiptiler. akdeniz üzerindeki bir çok adaya, ege kıyılarında bir çok şehre sahip olmuşlardır ve bunları daha çok koloni veya gemiler için bir üs olarak kullanmışlardır.
geniş donanmalarıyla bir çok haçlı seferinde taşıyıcı rolünü üstlenmişlerdir. deniz savaşlarında başı çekmişlerdir.
ipek ve baharat yollarının en çok kaymağını yiyen devletlerden birisidir venedik. bu yolların hükmünü yitirmesinin de en çok zarar verdiği devletlerden biri olmuştur sonuç itibariyle. avrupada büyük devletlerin güçlenmesi, osmanlıların, ispanyolların, portekizlilerin ve ingilizlerin güçlü donanmalar kurmaları ve sömürgeciliğe başlamalarıyla avrupadaki önemlerini kaybetmişlerdir. o zamana kadar doğudan gelen mallar illa ki ya venedikli ya da cenevizli tacirlerin elinden geçerdi.
osmanlının uzun süre başına bela olan bir devlet olmuştur. osmanlının verdiği ilk kapüstülasyon da venediklilere verilmişti. daha sonraları yavaş yavaş tarih sahnesinden silinmişlerdir.
istanbul'a ilk defa gelen insanın haydarpaşa garı çıkışında vereceği tepkinin kat kat fazlasını özellikle festival zamanında hak eden şehir. kaybolmanın neredeyse imkansız olduğu, her yolun büyük kanala çıktığı ve şehrin bu kanal kenarına yerleştiği gerçeğiyle yolunuzu kolayca bulabileceğiniz, güzel pizza ve tiramisunun neredeyse her lokantadan temin edilebildiği, karnaval maskeleriyle ve camıyla ünlü,seyyar satıcılarından alınacak her türlü eşya için pazarlık etmenin mübah olduğu ve cam işlerine, eğer ki güzergahta başka bir italya şehri var ise kesinlikle para verilmemesi gereken çünkü bu venedik camı ürünlerin o şehirlerde alakasız bir şekilde çok daha ucuza bulunabileceği, her köprü ayağında ya da tepesinde koklaşan çiftleriyle pek romantik şehir.
böyle otobüs duraklarında ( vaporetti yani vapur duraklarında ) bu akşam sular 72 cm'e yükselecek diye yazan, 60 cm'den sonrasında zati şehri su basmaya başladığından bir çok yerin sular altında kalmaya başladığını gözlerinizle görebileceğiniz, harkulade tatlı keklere ve çöreklere sahip, yahudi gettosunun eski şehrin içindeki en ucuz mekan olduğu ( ki orası da pahalı, ama bir dolce venita 1.5 euro mu idi ) güzel diyar.
kanımca en görülesi yerlerden biridir venedik, insana moral ve mutluluk depolar, insanları bizim insanımıza benzer, yakın gelir, pizzanın ve makarnanın tadına doyum olmaz, bir de her tarafta tanıdık bir isim görürsünüz (bkz: san rocco) (bkz: swh)
daracık sokakları ve kanalları, kanalların üstündeki sevimli köprüleri, arabasız yolları, binlerce güvercinin konduğu meydanı ve meydandaki tarihi bazilikası, romantik gondol gezileri, birbirinden renkli, canlı ve çeşit çeşit maskelerinin satıldığı cıvıl cıvıl dükkanları, kulesine çıktığınızda görünen mucizevi manzarası, tablodan fırlamış gibi görünen kutu kutu evleriyle dünya üzerindeki en güzel ve görülesi, gezilesi şehirlerden biri.
4.haçlı seferinde haçlıların istanbulu yağmalamalarından sonra, daha da güzelleşen şehir.
özellikle "mahşerin dört atlısı" bronz heykeli, san marco bazilikasının penceresinden istanbulluları tekrar selamlar.
ne acıdır ki italyanlar tüm dünyaya bunları "san marco atlıları" diye tanıtmakta ve bunların aslında roma'lıların olduğunu ve istanbul'da bulunduktan sonra italya'ya geri getirildiğini söylemektedirler.
bütün yolların san marco meydanına çıktığı, istanbuldan getirilen mozaik ve atlarıyla meşhur tarihi bazilikayı bünyesinde bulunduran, dünyanın en görülesi, en romantik, en orijinal ve de en anlatılamaz yaşanır şehri.
ayrıca casanova nın da memleketidir.
bir çok şehre ilham veren güzellik. ilk aklıma gelen kopenhag ki içindeki kanallar venediğe özenen kralın emriyle yapılmış duyduğuma göre, diğeri de st petersburg ki bunu da abuk bir sitede okudum.
bir de sevdiğinizle gitmek için paris'e tercih edebileceğiniz büyülü şehir.