din birliğine karşın
osmanlı imparatorluğu'na ilk başkaldıran bugün 'hicaz krallığı' dediğimiz necit sahrasında oturan vehhabilerdi. necit'in batısındaki el-huta'da temim kabilesinden dünyaya gelen abdülvehhab, islamın temelinden bozulmuş olduğuna inanarak, dini, ilk islamlıktaki saflığına döndürmek isteyerek çalışmaya başlamıştı. bu harekete 'vehhabi mezhebi' adı verilir. bu mezhebin inancına göre, mezar (kabir) saygın olmaktan çıkmıştır. peygamberler ve evliya sayılanların mezarlarına türbeler yapmak, bunları ziyaret etmek tanrıya şirk koşmaktan (ortaklığa kalkmaktan) başka bir şey değildir. vehhabi çadırda oturur ve yemek yerken çatal, bıçak, kaşık kullanmaz. bunlar, protestanların put kırıcılarına benzetilir. osmanlılar ise
mekke ve
medine'yi süslemişler, sayın muhammed'in mezarına birtakım değerli taşlar takmışlardı. istanbul uleması da, vehhabilerin dalalet yoluna sapmış olduklarını dünyaya duyurdu. vehhabiler, 1801 yılında mekke'ye girip, peygamberin, ebubekr'in, ali ve fatma'nın doğduğu, hatice'nin oturduğu rivayet edilen evleri, evliya ve ulema mezarlarını yerle bir ettiler.