bir gün tek başına,
güven gibi romanların yazarı,büyük usta.
en iyi romancılarımızdan birisi. "tek kişilik ölüm" dısındaki tüm romanları güzeldir, okunması gerekir. senaryoları da vardır. eski tkp lidir.
bir gün tek başına'da anlattığı her şeyle beni fazlasıyla üzen, mavi karanlık romanıyla da sonunda ağlatan büyük usta. yaş itibariyle yetişemediğimiz 60 ihtilali ve öncesini yaşamış kadar olmama ve nasıl sindirilmiş bir gençlik yaratıldığını bir kez daha anlamama neden olmuştur ayrıca.
mavi karanlık kitabı okunulası ve üzerinde düşünülesi bir eserdir. yusuf atılganın yakın arkadaşlarından biri olan yazarın gerçek adı:abdülkadir pirhasan'dır.
mavi karanlık,güven,birgün tek başına mutlaka okunması gereken eserleridir.mükemmel bir siyaset bilgisi ve kültüre sahip büyük bir yazardır.dilide çok güzeldir.çok güzel okutur kendini
(ivyy, 03.01.2007 14:19 ~ 21.05.2007 19:38)
1919 samsun doğumlu yazar, gerçek adı abdülkadir pirhasan. edebiyat fakültesinin türkoloji bölümünden mezun oldu, askeri okullarda öğretmenlik yaptı, siyasi görüşleri nedeniyle tutuklanıp bir süre hapis yattı, 1960'da atıf yılmaz'ın yönettiği dolandırıcılar şahı'nın senaryosunu yazarak türk sinemasına girdi, otobüs yolcuları ve karanlıkta uyananlar filmlerinin senaryolarıyla dikkati çekti, toplumsal içerikli senaryoların yanı sıra şiir ve roman yazdı, geçtiğimiz yıl roj tv kanalında bir söyleşi sırasında türkiye karşıtı sözleri ile kanalın reyting'ini arttırmış fakat kendi reyting'ini düşürmüş kişi.
barış pirhasan'ın da babasıdır kendileri. asıl adı abdulkadir pirhasandır. türk sineması'nda bir çok filmde senaryo yazarlığı yapmıştır. otobüs yolcuları, erkek ali, karanlıkta uyananlar gibi... ayrıca yönetmenlikte yapmıştır.( örn: kopuk, 1972 oyn: kadir inanır, müşeref (akay) tezcan)
1951 yılında siyasal eylemlere karışmaktan tutuklandı.askeri mahkemede dokuz yıl hapis cezasına çarptırıldı.yedi yıl sonra koşullu olarak serbest bırakıldı.rıfat ılgazla birlikte gar yayınlarını kurdu.1960 ta dolandırıcılar şahı ile ilk senaryo denemesini yaptı.otobüs yolcuları,üç tekerlekli bisiklet,karanlıkta uyuyanlar gibi önemli filimlerin senaryolarını yazdı.1965 te senaryosunu yazdığı sokakta kan vardı ile yönetmenliğide denedi.
yeni kitap yazmadığında eski kitapları tekrar tekrar okunulan, dörtgözle yeni romanları beklenilen nadide yazar, aklının berraklığına hayran olunan, şu
eski tüfekdeyiminden hiç mi hiç hoşlanmayan eski
tkpli. sevgimi-saygımı asla kelimelere dökemeyeceğim bir
ağbi..
bir gün tek başına kalır da memleketininizin kokusunu duymamaya başladığınızda, kendinizden birşeyler kaybettiğnizi düşündüğünüzde, yapışacağınız tek romancıdır.
sol frame de adını görünce "yoksa öldü mü?" diye düşündüğüm türkiye de yetişmiş en iyi romancılardan.
bir gün tek başına,
kayıp romanlar iyidir ama
mavi karanlık şahsım için hepsini sollar. sözde entelektüelleri aşkla ve politikayla harmanlayarak, iyi de edebiyatla en iyi o kitapta işlemişti.
edit: bir ara kadiköydeki bir kitap evinde imza gününde artık kitapları imzalayamadığını, damga kullandığını duymuştum bu endişemin sebebi oydu.
birkaç yıl önce bir programına katıldığı roj tv de şu açıklamayı yapmış türk aydınımsısı.
-pkk yı yapan türk milletinin kendisidir.
sevilmeyenden gelen edit : yau neyini kötülediniz ben mi söyledim 70 bilmem kaç yaşında ki bu yazar söyledi.
(anduril, 06.06.2008 02:09 ~ 11:17)
asıl adı abdülkadir pirhasan. yaşar kemal'den sonra nobel adayı olan ikinci türk yazardır. bunun pek bilinmemesinde kendisinin alçakgönüllüğünün büyük etkisi vardır. yazarlığının dışında şiirle de ilgilenmiştir. en bilindik ve hafızalarda yer edeni "istanbul'u akşehir'de yazmıştır.
eserleri türk klasikleri arasında olan, yaratıcı hayal gücü eşsiz usta. nedense bana şu anda mina urgan'ı anımsattı. "bir dinazorun anıları"nı yani. ah, nesli tükenen insan gibi insanlar ah! vah bu kayıpları tanımayan ve değerini bilmeyen gençlik vah!
"mavi karanlık"ları özleten deniz fenerleri ile ampullerin yoz ışığından içimiz karardı. karartılamayan yüreğinize kurban...
beş yıl aradan sonra yeni romanıyla aramıza dönüp sevindirmiş usta. kitabın yayımlanacağını her nasıl olduysa bilmiyordum, kitapçı vitrinindeki "vedat türkali 90 yaşında" yazısını ve hemen yanındaki
yalancı tanıklar kahvesini görünce yaşadığım mutluluğu bilmem ki nasıl anlatabilirim.. bu defa 70leri anlatıyor vedat türkali. okuyalım; ağbi hep yazsın biz de okuyalım..
komünist adlı anı kitabıyla eski zamanlarda bünyemi saran ateşli devrimci ruhu yeniden uyandırmayı başarmış olan yazardır.güven tek kişilik ölüm romanlarıyla da yazarlıkta kendini ispatlamasına gerek duymayacak olan adamdır.adam gibi adamdır.
pek çok ünlü devrimciyle kavgalı olmasıyla da bilinen kendini komünist olarak tanımlayan yazar.
mavi karanlık romanıyla içinizi acıtan yazardır. zeynep casalini'nin de dedesi olur kendisi.
mavi karanlık,bir gün tek başına ve güven mutlaka okunması gerek romanlarındandır.
kitaplarına başlandıktan sonra elden bırakmak çok güçtür,çok temiz ve akıcı bir dili vardır.
çağdaş türk edebiyatında bilinç akışı tekniğini en iyi kullanan romancılardandır (hatta bana göre en iyisidir). bunun yanında adamın (hem erkeğin hem dişinin) çekirdeğini çıkarıp karanlık yanların karanlığını duman eder, sonra da araya bi iç monolog döşer ve hooop sadeleştiriverir ortalığı; biz de ağzımız açık kalırız bu arada.
kurgularının eli yüzü düzgündür. olayların geçtiği zamanı oldukça güzel anlatır, anlamamızı sağlar.
"bekle bizi istanbul"un da şairidir aynı zamanda.
an itibariyle
sadri alışık ödülleri 2009' da konuşma yapmak için sahneye çıkmış, destansı konuşmasını tamamlamış, ancak söylediklerini unutup, tekrar söylemeye başlamış, aynı konuşma metnini üçüncü kez okumakta olan büyük insan. ancak onu saygıdan ödün vermemek adına durduramayan insanların o kıvranışı yok mu sahnede görülmeye değer.
yazdığı tüm kitaplarda esas karakterlerden birini kendisi olarak nitelendirdiğini düşündüğüm yazar. belli özelliklere sahip,yalnızca adının ve bir de bir ihtimal konumunun değiştiği standart bir karakter olur kitaplarında. ve bence bu vedat türkali'nin ta kendisidir.
(debbi, 14.05.2009 17:52)