1. fena olay. akla her ne kadar parkinson'u getirse de (evet, o saçlar boyalı), bu titremenin yemeklerin lezzetiyle ve görünüşüyle doğru orantılı olduğu görülür. önüne henüz birkaç aylık bir kuzuyu koyun, bu titremenin şiddetini artırdığını fark edersiniz. önüne kettle makarnası (bkz: kettle'da makarna yapmak) koyun, bakın ne oluyor: tüm o heyecan gitti. yerini hüzün ve sıkıntı aldı.
  2. yemek yemeden önce tüm vücudu ile yemeği beğenmesi sonucu oluşan hadise sanırım. ben de kuzulu muzulu etli on numara yemek yesem her bir yerim titrer herhalde.
  3. bir huşu göstergesidir.

    ben daha ziyade yemek yerken ön dişlerini kullanmasına taktım.belki işi gereğidir ama ne bileyim bir tuhaf oluyorum.
  4. abisi adamın eli değil vücut titriyor. ayrıca dili bir kurbağanınki kadar uzun sanırım. köfteyi çataldan kapmıştı da. arkadaşlarla yemek yerken taklidini yapmaya çalışmıştım dilime çatal batınca bırakmak zorunda kaldım.