baytek firmasının, bugünlerde reklam panolarını süsleyen piyasaya yeni sürdüğü elektrikli ısıtıcı markası. ısı iletim katsayısı, heatpowercell denilen teknolojiyle 220 w/mk'dan 13800 w/mk'ya çıkarılmış alüminyum kullanılarak 100 m^2lik bir evi ayda 100 liraya ısıtabileceğimizi iddia ediyorlar. sipariş satışları başlayan cihazın 17 ocak'ta bayilerde satışa sunulacağı söyleniyor. 600 watt'lık modeli 300 lira civarında olacakmış.
istanbul - ufo yönetim kurulu başkanvekili abdullah yeşil, "vecta markalı sobaların, moleküler ısı transferi sistemiyle yüzde 80 enerji tasarrufu sağlaması halinde", ufo’nun tüm mal varlığını mehmetçik vakfı’na bağışlamaya hazır olduklarını belirtti.
yeşil, yaptığı yazılı açıklamada, moleküler ısı transferi sistemiyle enerjiyi verimli kullandığını iddia eden vecta markalı sobaların, "devrim yaratmak bir yana, tüketiciyi yalan iddialarla yanılttığını ve kandırdığını", "termodinamik yasalarına ve enerjinin korunumu kanunu’na aykırı bir sav ile halkı kandırmaya çalışan baytek adlı firmanın yalanlarına karşı tüketiciyi korumak gerektiğini" ileri sürdü.
"metalin ısıyı hızla iletmesinin enerji tasarrufu sağlaması ile hiç bir bilimsel ilgisi olamayacağını" savunan yeşil, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
"termodinamiğin birinci yasası olan enerjinin korunumu prensibine göre, enerji yoktan var edilemez ve var olan enerji yok edilemez. gerçek olan, 1 kw elektrik enerjisinden 860 kcal ısı enerjisi elde edilebileceğidir. bu bağlamda 1 kw’lık değer, 860,42065 kcal oranına eş değer ise, söz konusu ürünlerle, mevcut ısıtıcılara göre yüzde 80 enerji tasarrufu elde edilemez. verilen reklamlarda ve yayınlarda 1 kw elektrik enerjisinden 4.300 kcal ısı elde edilebildiği iddia edilerek tüketici yanıltılıyor ve kandırılmaya çalışılıyor.
bir malzemenin ısıl iletkenliğinin yüksek olması, enerji tasarrufu sağlayacağı anlamına gelmez. bir cihazın veya ısıtıcının materyallerinin ya da kullanılan malzemesinin değiştirilmesi, enerjinin korunumu kanununu değiştirmez. bu yalan ve bilime aykırı olan durum ile kamuoyu ve insanlar kandırılmaktadır. vecta markalı sobalar, moleküler ısı transferi sistemi ile yüzde 80 enerji tasarrufu sağlıyorsa, ufo’nun tüm mal varlığını mehmetçik vakfı’na bağışlamaya hazırız."
ürünün henüz piyasaya çıkmamasına karşın ortaya konulan iddiaların akademik belgelerle açıklanması ve ispatlanması gerektiğini belirten yeşil, reklamlarda türk standartları enstitüsünün (tse) adının geçtiğini, "tse’nin böyle bir durumdan habersiz olduğunu" savundu.
yeşil, bazı reklam ve haberlerde tse’nin referans olarak gösterildiğini, dünyada ve türkiye’de yaşanan ekonomik krizin yarattığı güvensizlik ortamında vatandaşın daha hassas olduğunu ve tüketicilere yalan söylemenin kişi, firma ve kurumlara büyük zararlarla geri döneceğini kaydetti. (aa)
az önce okuduğum habere göre vecta işçilerinin parasını ödeyememiş ve yöneticileri kayıplara karışmış.merak edip araştırdım bu ısıtıcılar acaba söylendiği gibi çıkmadı mı diye.fakat forumlarda hiç bu aleti kullanıpta yorum yapan insan yok.şu aleti bir allahın kulu alıp denemedi mi diyerek isyan ettim kendi kendime.
bu "şey"in pazarlamasını yapanlar, göz göre göre (en azından aklı başında herkesin görmesi gerektiği üzere) dolandırıcılık yaptı. "bayilik verme" yoluyla, kısa yoldan köşe dönmek isteyen kim bilir kaç kişiden ne kadar para topladılar. güya, dünyada (evrende de diyebilirlerdi) eşi benzeri bulunmayan bir teknolojiyle yüzde 80 (10 değil, 20 değil, 50 değil, 80!) enerji tasarrufu sağlanacaktı... açıkçası, bu yalanlara inanıp paralarını batıranlar da, tümüyle suçsuz değil. biraz araştırmasını yap: başkaları neden böyle bir teknoloji geliştirememiş, dünyanın tek akıllı yaratıkları vecta'yı üreten mühendisler mi?
ama bir yandan da, nasrettin hoca'nın haklı olduğu bir taraf var: hırsızın hiç mi suçu yok? daha önemlisi, hırsızın göz göre hırsızlık yapmasına seyirci kalanların hiç mi suçu yok? istanbul emniyet müdürlüğü, internet sitesine, "şu kadar 'korsan materyal' yakaladık" türü haberler girip duruyor. vecta'nın üreticisi olan ve merkezi istanbul'da olan baytek adlı şirketin bu dolandırıcılığı, onların ilgi alanına girmiyor muydu?