belli bir süredir yabancı dilde eğitim görmekte olan veya uzun süredir yurt dışında yaşayan kimseler eğer ki bu 'araya ingilizce , arapça , flemenkçe vs. kelimeler sıkışırma'yı konuşma sırasında gerçekleştiriyosa hoş görülür. belki de ifade etmeye çalıştığı kelime veya ibarenin tam türkçe karşılığı yoktur da o sebepten ingilizcesini , arapçasını kullanıyordur (konuşurken veya yazarken) ; bu da hoş görülür. hatta ve hatta türkçe karşılığı olan ve de yaygın bir şekilde günlük hayatta kullanılan bir kelimenin 'konuşma sırasında' yabancı dildeki karşılığının tercih edilmesi de hoş görülebilir ; sekiz yıldır ingilizce eğitim görüyordur , altı yıldır avustralya'da yaşıyordur , alışkanlıktır , bir anda ağzından çıkıvemiştir vs. vs. amaç kendini ifade etmek değil midir ? karşındakinin seni anlayabilmesini sağlamak değil midir ? iki saat düşünüp türkçe'sini bulmak zordur ve de o kadar gerekli değildir 'eğer ki' karşıdaki insan seni anlayabiliyorsa. ve bu söylediklerim sadece o grup insanlar için geçerlidir , kendilerini o grup insan sananlar veya öyle göstermeye çalışan türkçe katilleri için değil.
fakat ; adam doğduğundan beri vatanından dışarıya adımını atmamış , yabancı dilde eğitim denen şeyle iç içe olalı daha birkaç yıl olmuş (ki bu birkaç yılda öğrendiği yabancı dilin , doğduğundan beri konuştuğunu hesaba kattığımız güzel türkçe'mizin üzerinde baskın olamayacak kadar kısa bir sürede olduğunu varsayıyoruz) , hatta belki de oraya buraya sıkıştırdığı yabancı kelimeleri ordan burdan yani kendisi gibi oraya buraya sıkıştıranlardan duymuş ve de öğrenmiş ; sırf 'bakın lan ben ingilizce biliyom , sizden farklıyım ben' uğruna bu basitliğin içine düşmüş ise kesinlikle hoş görülmez , gözlerde değeri düşer ,
o da artık herkes gibidir(en azından benim gözümde)..
bir de klişe var , 'o zaman bütün yabancı kelimeleri ayıklayalım da öztürkçe elli altmış tane kelimeyle konuşalım'.. ben öyle demiyorum ki güzel kardeşim , o senin dediğin ayıklanacak kelimeler sonuçta tdk sözlüğünde var , onlar yabancı kelimelerin birebir hali değil , onlar en azından birkaç harf değişikliğe uğramış , dilimize uygun hale getirilmiş ve öyle yerleşmiş , onlar artık türkçe , onlar sadece yabancı kökenli , bu yabancı kökenli dediğimiz kelimeler de sadece bizde yok , ne biliyim ingilzce kelimelerin çoğu böyle , keza almanca'da da öyle. ama ben hiçbir yeni zelanda'lının tutup 'ı did my ödev' dediğini sanmıyorum. ama büyük çoğunluğumuz 'assignment'ımı yaptım' diyebiliyor , demiyor muyuz ?
yani uzun lafın kısası ;
'sosyal' kelimesi dilimize fransızca mı işte ne biliyim yabancı bir dilden girmiş her neyse. ama sonuçta değişikliğe uğramış ve o artık türkçe , sen tutup sosyal demek varken social der yahut yazarsan git..
piyasaya sürülmek varken neden release olmak ?
tamam demek varken neden okay ?
hem sayko ne lan ?
kendimize zarar veriyoruz başka kimseye değil.. unutmayalım dil canlı bir varlık , belli mi olur belki de onu incittiğimizin farkına varır da küser bize , işte o gün yok olduğumuz gündür.