|
|
- pkk'nın döşediği mayın sonucu şehit olan binbaşı adil karagöz'ün annesi fatma karagöz'ün, şehit oğlunun cenaze töreninde söylemiş olduğu söz.
http://www.hurriyet.com.tr/...
cumhurbaşkanının, başbakanın, bakanların, milletvekillerinin, genelkurmay başkanının, kuvvet komutanlarının, tüm türk silahlı kuvvetleri subaylarının, tüm siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin "bir şehit anası/babası yıllar sonra neden böyle birşey söyledi?" diye kendi kendilerine sorması gerekir bu cümleden sonra.
hükümetin ve meclisteki milletvekillerinin durumu malum. ne de olsa "askerlik yan gelip yatma yeri değil" diyen bir başbakana ya da laiklik söz konusu olduğunda mangalda kül bırakmayan, esip gürleyen ; iş teröre geldiğinde ise sus pus olan bir cumhurbaşkanına sahip bu ülke. siyasilerin/sivillerin durumu ortada.
öte yandan askerlere de bakmak lazım. pkk'ya kurulduğundan beri destek veren, 11 askerinin başına çuval geçiren abd'den liyakat madalyası almak için hiç tereddüt etmeden boyun eğen bir genelkurmay başkanına da sahip bu ülke.
ya da "k.ırak'ta bir kürdistan oluşumu savaş nedenidir!" politikasına sahip türk silahlı kuvvetlerine bağlı oyak'ın abd'nin ırak'ı işgalinden beri k.ırak'a tonlarca çimento taşıması da işin ayrı bir ironik boyutu. ya da peşmergeler herhangi bir sıradan silahlı güç iken, türk subaylarının gidip askeri eğitim vererek onlara kürdistan ordusu niteliğini kazandırması da üzerinde düşünülmesi gereken ayrı bir nokta.
ya da 11 türk askerinin başına çuval geçirildikten sonra özel kuvvetlere bağlı bazı askerlerin üstlerine çıkarak "k.ırak'ta vereceğiniz bütün görevlere hazırız!" demesi, karşılarındaki subayın ise "çocuklar siz terörist misiniz? başımı belaya mı sokacaksınız? şimdi dışarı çıkın." cevabını vermesi üzerine kimliklerini bırakarak dışarıya çıkmalarını da aklımızın bir köşesine koymamız gerekiyor.
"ordu oğlumun güvenliğini sağlayamıyor. bir çelik yelek bile vermiyorlar!" feryadına, türk silahlı kuvvetlerinin adeta açıkça bir yalana başvurarak "hayır biz çelik yelek veriyoruz." cevabı vermesi de gayet ilginçtir. türk milletinin en çok güvendiği kurum olan türk ordusunun açıkça bir yalana başvurması nasıl açıklanabilir merak ediyorum. yıllarca bir sürü genç doğu'da dağlara çıkarak operasyonlara katıldı. hangisine çelik yelek verilmiştir? şehit olmadan dönebilenlere sorulabilir. sorun bakalım, ne cevap verecekler.
bu üst düzey devlet yetkililerinin, askeri/sivil kurumların içinde bulunduğu gaflet, dalalet, atalet ve en nihayetinde hıyaneti gören bir şehit anası/babası gönül rahatlığıyla "vatan sağolsun" diyebilir mi? hiç sanmıyorum. bir düşünün bakalım. siz diyebilir misiniz acaba?(strateji, 14.09.2006 17:26 ~ 04.10.2008 20:01)
- bugüne dek duyduğum en ciddi ayar cümlesi. yıllardır pkk denen lanetin kökünü kazıyamayan türkiye'ye müthiş bir ayardır. yüreği yaralı bir annenin yaralarının bir milyonda birini bile geçirmemiştir, orası ayrı.
- eskiden beri türkiyenin kötü kaderi olan terörizmin bir türlü çözülememesi,doğru tabiriyle çözüm için adam gibi uğraşılmaması sonucunda,derin acılı ailenin canım oğlum diye haykırırken,vatan için öldü dememesine gerçekten hak verilmeli...filinta gibi 25lik delikanlıların ölüp gitmesine,daha erken yaşta toprağa karışmasını,anaların hergün her saat,her dakika,o vatan için ölüp giden filintalar için gözyaşlarıyla toprağı sulamasını,kimse hazmedemez,hazmetmemeli...kimse bilemez acının kaynağının ne derecede güçlü olduğunu...çözüm bulunmadıkça sonuç hep aynı olacak...kurulu saat misali...
- rütbesiz ve mecburen askerlik yapan bir askerin annesi tarafından söylendiğinde daha bir anlamlı olabilecek tepki cümlesi. kendi gönül rızasıyla askerlik mesleğini seçmiş ve bu mesleğin içerisinde öldürülme ihtimali bulunduğunun farkında olması gereken bir binbaşının annesi söyleyince ne bileyim insanın aklına;
- bu işe başlamadan önce bunun olabileceğini hiç mi düşünmedi acaba? sorusu geliyor insanın aklına. belki benim içim pis ondan geliyordur bu sorular aklıma. sadece o soru da gelmiyor esasında. binbaşı olmanın nimetlerinden yararlanırken de vatan sağolmasın deniyor muydu acaba?
bundan kimse bu tepkinin haksız olduğu anlamını çıkarmasın. ölen onlarca rütbesiz askerin ailesi bunu söylese kesinlikle haklı olabilirdi. ve hepimiz evet öyle diyebilirdik. ama sen yıllarca bu memsleği icra et, maaşını al, getirilerinden faydalan, toplumda rütbenden dolayı saygı gör, statün olsun vs sonra ölünce vatan sağolsun demeyeceğim de. benim aklım almıyor bunu.(refugee, 04.10.2008 19:40 ~ 19:42)
- burada şehit olan kişinin zorunlu hizmet olarak askerlik yapmasının ya da meslek olarak askerliği seçmiş olmasının herhangi bir fark arz edeceğini düşünmüyorum. zira verilen tepki, türk silahlı kuvvetleri'nin pkk ile mücadelede gaflet, dalalet ve atalete düşmesinden kaynaklanıyor. bir kelime daha var kullanılabilecek ama hukuken sakıncalı olabileceğinden, o kelimeyi kullanmıyorum.
yıllardır asfaltlanmayan yolları, tutukluluk yapan silahları, önemsenmeyen istihbarat raporlarını, 25 yıldır daha yeni akla gelen profesyonel ordu kurma düşüncesini, karakolların verilen onca şehide rağmen inatla kullanılmaya devam edilmesini, gece de uçuş yapma kabiliyeti olan helikopterlerin mevcut olmamasını sadece şehit olan rütbesiz askerlerin değil, meslek olarak askerliği seçmiş çocuklarının ebeveynleri de eleştirebilir. can aynı can, verilen mücadele aynı mücadele. arada bir fark yok.
- vatan ancak akılla, mantıkla ve sorunları halının altına süpürmeyip çözmekle sağ olacağı için, sıradan vatandaşın 6 aylık-15 aylık askerlikte 3-5 kurşun atarak cepheye sürülmemesi gerektiği düşüncesinin ifadesidir. bu vatanı, bu milleti seven, ordusunun akıllı iş yapmasını ister, onu yıpratmak gibi bir gayesi yoktur ve olamaz. insan kendi savunmasını yapan kurumu neden yıpratsın? yanlışı eleştirilmeyen ve hesabı sorulmayan kim olursa olsun yanlışını göremez.
|