vatan sağolsun 

adana çık aradan

  1. vatanını seven ve ne kadar ihanet görürse görsün, her ne olursa olsun yurduna aşık olan kimselerin kullandığı cümle olmakla beraber, bazı kesimler tarafından insanları kullanmak için de söylenir.
    (aqua, 19.08.2004 16:46)


  2. vatan için canını veren her şehit'in ölmeden önce kulaklarımıza fısıldadığı, mardin'de vurulanın istanbul'dan duyulduğunu hissettiren cümle.
    (neverwinter nights, 11.06.2005 11:12)
  3. pkk ile yapılan bir çatışmada şehit düşen bir askerin gözü yaşlı babasından duyulduğunda gerçek anlamı kavranan söz. bunu söyleyebilen babalar sağolsun ki vatan sağolsun.
    (easy company, 11.06.2005 11:16)
  4. bazı dallama zihniyet bunu geyiğe vurmuştur
    bir arkadaşa yardım edersiniz ve:
    - çok iyisi abi ya, sağol
    - dostlar sağolsun
    - vatan sağolsun
    - !?!? (içinden: "ne alaka güzelim, yeri mi şimdi!")
    (venom, 25.06.2005 22:32 ~ 22:32)
  5. binlerce ahmet binlerce mehmet binlerce hüseyin gitsin,gitsin ama bayraklaştırdığımız bu aşkın bu sevginin adı ayaklar altına alınmasın , varsın türk askerinin,polisinin cesetleri bile paramparça olsun varsın validelerinin başlarında ağlayacağı bir mezar bile olmasın , olmasın ama cm'e şehit verdiğimiz bu vatanın kılına zarar gelmesin o hep dik olsun o hep sağolsun
    (siyahi sevdik cünkü o güclüydü, 22.06.2006 23:35)
  6. bu iki sihirli sözcüğü duyduğumda hep büyük üstad attila ilhanın anlattığı ve sonunda "vatan namustur" dediği hikayeyi hatırlarım..
    (ace of spades, 14.09.2006 16:32)
  7. (bkz: ölen türkiye cumhuriyeti askerlerine şehit demek/@790793)
    (wondrous, 14.09.2006 16:35)
  8. (bkz: vatan sağolsun demeyeceğim)
    (strateji, 14.09.2006 17:34 ~ 12.02.2007 20:40)
  9. dumlupınar denizaltımızdaki denizcilerimizden son duyulan sözlerdir.

    http://www.geltag.com/...
    (antares scorpio, 23.02.2007 11:29)
  10. gülay göktürk'ün yazısı:

    geçen yıl eylül ayındaki şehit cenazelerinde, alışık olmadığımız bir isyana tanık olduk. anne ve babalar ilk defa "vatan sağolsun" demediler, "bir oğlumuz gittiyse sırada iki oğlumuz daha var" demediler. aileler ilk defa oğullarının hakkını helal etmediler.

    onun yerine rahatsız edici sorular sordular: devlet neden oğullarımıza bir çelik yelek bile vermedi diye sordular. daha ileri gidip bu çocukları üç günlük silah eğitimiyle böyle dağlara sürüp adam öldürmelerini istemenin doğru olup olmadığını sordular. doğrusu yadırganacak hiçbir şey yok bu sorgulamalarda. asıl garip olan yirmi küsur yıldır hiçbir soru sormadan, "vatan sağolsun" kaderciliğiyle şehit cenazesi kaldırmaktı.

    deprem evlerimizi yıktığı zaman mühendislerin, mimarların işlerini iyi yapıp yapmadıklarını tartışıyor, hatta kimilerini mahkemelerde yargılıyoruz. hastamız ameliyat masasında kaldığında cerrahın ustalığını sorguluyoruz. bu savaş yirmi yıldır bir türlü bitirilemiyorsa, çocuklarımız yirmi küsur yıldır sapır sapır ölüyorsa komutanlarımızın savaş yönetme ustalığını da sorgulamalıydık elbette. "bu ölümler kaçınılmaz mıydı,yoksa önlenebilir miydi? hata neredeydi; istihbarat mı, planlamada mı, taktikte mi?" diye sorup doyurucu açıklamalar beklemeliydik.
    (endip, 29.06.2007 14:48)
  11. kimi kendini barış yanlısı sanan ya da bize öyle olduğunu yutturmaya çalışan, birtakım ideolojilerin altına saklanarak niyetini gizlemeye çalışan; hatta utanmadan "bak şu kadına, oğlu ölmüş (şehit olmuş demek zoruna gider çünkü nedense) hala "vatan sağolsun" diye savaş nidaları atıyor. bense sadece barış…." diye ahkam kesen kimselerin asla anlayamayacağı söz.

    tekrar söylüyorum, “barış yanlılarının” değil ; “ben sadece barıştan yanayım” diye belli amaçlarını gizleyip, üstüne bir de ahkam kesenlerin anlayamayacağı söz.

    belki; benim ya da benim gibi oğlu, eşi, dostu ya da çok yakını şehit olmadan “vatan sağolsun” diyebilen; ama şehit olursa ne diyeceğini değil, ne düşüneceğini bile kestiremeyenlerin bile anlayamayacağı, ama anlamaya çalışacağı söz.

    kim bu barış yanlıları(!) peki?

    doğru dürüst kitap okumadan solcu(!) olmuş- daha doğrusu olduğunu sanan- "kahrolsun abd emperyalizmi" demenin; solcu, sosyalist, marksist, vs. olmak için yeterli baraj puanı olduğuna inandırılmış beyinler. tekrar söylüyorum: derdim, bu ideolojilerle değil, tam tersine bu ideolojilerin özüne inandığım için; başka emellere alet edilmesiyle. onlar; dağa çıkıp "kürtlerin hakları için (!)" kisvesi altında, daha çocuk yaşındaki kürtleri dağa kaçıran, gelmek istemeyeni öldüren, zorunlu askerliğini yapmaya gelmiş türkü, kürdü, çerkezi ,lazı, karşısına kim çıkarsa öldürmeye zorlanmış, abd nin kuklası olmuş barzani yi, talabani yi kendine lider seçebilecek kadar aklı bulandırılmış insanları, bir nevi “özgürlük savaşçısı” olarak niteleyebilenler..... daha ne istediğini bile bilmeden dağa çıkarılan, dağa çıktıktan önce değil sonra, diyalog kurulmasının gerektiğini isteyebilecek kadar yüzsüz olanlar... hatta bir de üstüne; kendi topraklarında eşkıyalık yapanlara karşı halkını savunmaya giden devletin meşru ordusunu gayrimeşru ilan edebilenler. bunların solculuğu da barış yanlılığı da dikkatsiz gözlere, karıştırılmış zihinlere karşı takılmış maskeden başka bir şey değil.
    (kayıp kayık, 31.10.2007 15:56 ~ 15:56)
  12. söyleyenlerin ekseriyetini halen yaşayan kimselerin oluşturduğu bir söz.
    (wondrous, 28.02.2008 14:12)
  13. ilki 1968 yılında basılan, içinde 24 tane mizah öyküsü bulunduran, adam yayınları'ndan yayınlanan, kapak tasarımını her zaman olduğu gibi erkal yavi'nin yaptığı, aziz nesin kitabı.

    kitabın sonunda doğan hızlan'ın eleştiri yazısı olan bu kitapta nesin 60'lı yılların türkiye toplumunu kara mizahi bir yöntemle kaleme almıştır. eserin ilk öykülerinde kendi hayat hikayesinden bahseden aziz nesin'in en başarılı öykü kitaplarından biridir.
    (baydüdük, 26.06.2008 18:55 ~ 18:56)
  14. mithat düden'in yazdığı 3 perdelik dokunaklı bir kurtuluş savaşı oyunudur. savaş esnasında çocuklarının şehadet haberini alan ayşe hatun isimli bir anadolu kadınının yunan işgali esnasında yaşadığı çileyi anlatır. özellikle finalde yaptığı konuşma oldukça etkileyicidir. 3 yıl evvel müzik seçimleri ve sahne senkronizasyonunu hazırlarken alt metninin ne denli geniş olduğunun farkına varmıştım. oyunu çözümlerken ister istemez günümüz anadolu toplumunun düşmana karşı ortak fikriyatını da sorgulayabiliyorsunuz.
    (estarabim, 26.06.2008 19:34)
  15. vatan sağolsun. niye vatan sağolacakmış? vatan nedir ki? enikonu üzerinde yaşadığımız toprak parçası. kutsallaştırabilir mi, elbette. isteyen istediği kavramı kutsal sayabilir. ama kimse kimseden vatan sağolsun diye eşini, babasını, evladını, kardeşini isteme hakkına sahip değildir. bu hakkı kendinde görenler var bu ülkede.
    '' vatanın bir avuç toprağı için canımı veririm, oğlum feda olsun '' diyen insanlara ibretle bakıyorum. ve asla anlamıyorum, anlayamıyorum.
    ben mi? değil bir avuç toprağı, tüm vatanı bahşetseler ne babamdan, ne kardeşimden, ne eşimden, ne oğlumdan vazgeçerim.
    gerçekten anlamaya çabalıyorum ama nafile; vatan için bir şeyleri, hele sevdiklerini feda etmek...
    hele bu lafzı mecburen sevdiklerini feda edenlerin ağzından duymayı beklemek. duyulmadığında karşıdaki kişiyi vatan haini ilan etmek.

    babam, kardeşim, eşim, oğlum sağolsun. onlar olmadıktan sonra ben neyleyim vatanı.
    (kabuk adam, 25.07.2008 15:56 ~ 15:56)
  16. bazı garip insanların harvard da doktora da yapsa muhtevasını,önemini, güzelliğini anlayamayacakları bir cümle. işin ilginci sen anlatmak istediğinde takındıkları "anlayamıyorum" tavrıdır. sen malsan biz ne yapalım.
    (minik kus, 25.07.2008 16:04)
  17. + vatan saolsun teyze,
    - oğlum da sağ olsun,

    vatan sağ olacak diye ölmesi mi gerek.
    (memocan, 25.07.2008 19:07)