cumhurbaşkanının, başbakanın, bakanların, milletvekillerinin, genelkurmay başkanının, kuvvet komutanlarının, tüm türk silahlı kuvvetleri subaylarının, tüm siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin "bir şehit anası/babası yıllar sonra neden böyle bir şey söyledi?" diye kendi kendilerine sorması gerekir bu cümleden sonra.
hükümetin ve meclisteki milletvekillerinin durumu malum. ne de olsa "askerlik yan gelip yatma yeri değil" diyen bir başbakana ya da laiklik söz konusu olduğunda mangalda kül bırakmayan, esip gürleyen; iş teröre geldiğinde ise sus pus olan bir cumhurbaşkanına sahip bu ülke. siyasilerin/sivillerin durumu ortada.
öte yandan askerlere de bakmak lazım. pkk'ya kurulduğundan beri destek veren, 11 askerinin başına çuval geçiren abd'den liyakat madalyası almak için hiç tereddüt etmeden boyun eğen bir genelkurmay başkanına da sahip bu ülke.
ya da "k.ırak'ta bir kürdistan oluşumu savaş nedenidir!" politikasına sahip türk silahlı kuvvetlerine bağlı oyak'ın abd'nin ırak'ı işgalinden beri k.ırak'a tonlarca çimento taşıması da işin ayrı bir ironik boyutu. ya da peşmergeler herhangi bir sıradan silahlı güç iken, türk subaylarının gidip askeri eğitim vererek onlara kürdistan ordusu niteliğini kazandırması da üzerinde düşünülmesi gereken ayrı bir nokta.
ya da 11 türk askerinin başına çuval geçirildikten sonra özel kuvvetlere bağlı bazı askerlerin üstlerine çıkarak "k.ırak'ta vereceğiniz bütün görevlere hazırız!" demesi, karşılarındaki subayın ise "çocuklar siz terörist misiniz? başımı belaya mı sokacaksınız? şimdi dışarı çıkın." cevabını vermesi üzerine kimliklerini bırakarak dışarıya çıkmalarını da aklımızın bir köşesine koymamız gerekiyor.
"ordu oğlumun güvenliğini sağlayamıyor. bir çelik yelek bile vermiyorlar!" feryadına, türk silahlı kuvvetlerinin adeta açıkça bir yalana başvurarak "hayır biz çelik yelek veriyoruz." cevabı vermesi de gayet ilginçtir. türk milletinin en çok güvendiği kurum olan türk ordusunun açıkça bir yalana başvurması nasıl açıklanabilir merak ediyorum. yıllarca bir sürü genç doğu'da dağlara çıkarak operasyonlara katıldı. hangisine çelik yelek verilmiştir? şehit olmadan dönebilenlere sorulabilir. sorun bakalım, ne cevap verecekler.
bu üst düzey devlet yetkililerinin, askeri/sivil kurumların içinde bulunduğu gaflet, dalalet, atalet ve en nihayetinde hıyaneti gören bir şehit anası/babası gönül rahatlığıyla "vatan sağolsun" diyebilir mi? hiç sanmıyorum. bir düşünün bakalım. siz diyebilir misiniz acaba?
eskiden beri türkiyenin kötü kaderi olan terörizmin bir türlü çözülememesi,doğru tabiriyle çözüm için adam gibi uğraşılmaması sonucunda,derin acılı ailenin canım oğlum diye haykırırken,vatan için öldü dememesine gerçekten hak verilmeli...filinta gibi 25lik delikanlıların ölüp gitmesine,daha erken yaşta toprağa karışmasını,anaların hergün her saat,her dakika,o vatan için ölüp giden filintalar için gözyaşlarıyla toprağı sulamasını,kimse hazmedemez,hazmetmemeli...kimse bilemez acının kaynağının ne derecede güçlü olduğunu...çözüm bulunmadıkça sonuç hep aynı olacak...kurulu saat misali...
burada şehit olan kişinin zorunlu hizmet olarak askerlik yapmasının ya da meslek olarak askerliği seçmiş olmasının herhangi bir fark arz edeceğini düşünmüyorum. zira verilen tepki, türk silahlı kuvvetleri'nin pkk ile mücadelede gaflet, dalalet ve atalete düşmesinden kaynaklanıyor. bir kelime daha var kullanılabilecek ama hukuken sakıncalı olabileceğinden, o kelimeyi kullanmıyorum.
yıllardır asfaltlanmayan yolları, tutukluluk yapan silahları, önemsenmeyen istihbarat raporlarını, 25 yıldır daha yeni akla gelen profesyonel ordu kurma düşüncesini, karakolların verilen onca şehide rağmen inatla kullanılmaya devam edilmesini, gece de uçuş yapma kabiliyeti olan helikopterlerin mevcut olmamasını sadece şehit olan rütbesiz askerlerin ebeveynleri değil, meslek olarak askerliği seçmiş çocuklarının ebeveynleri de eleştirebilir. can aynı can, verilen mücadele aynı mücadele. arada bir fark yok.
bilinçli bir annedir,diline sağlıktır.lakin yıllardır ülkemizde bu terör belası vatan sağolsun diyip geçiştirilmektedir.sen büyüt o yaşa kadar hainin biri çocuğunu şehit etsin bu iş yıllardır çözülmesin,kanımız yerde kalmayacak safsatalarıyla iki üç gün geçiştirilsin.ama olay yine aynı seyrinde devam etsin,küresel şirketlerin cebi dolsun.var mı öyle bişey bu kadar ucuz değil vatan sağolsun lafı..helal olsun başka hiçbir şey demiyorum.
bu hükümet görevi sürdürdükçe bende demeyeceğim..bunlar gelmeden önce terör bitmiş,itler gitmişti..bunlarla beraber herkes cesaret topladı..sınır kapımızda yatan barzani talabani kırmızı halıyla karşılanır oldu,şehitlerime kelle diyen bir başbakan olduğu sürece,bende vatan sağolsun demeyeceğim..
bu ülkenin beyin gücünü dağda bayırda tüketip, profesyonel askerlik yerine vatan borcu adı altında her türk erkeğini askere alan zihniyete, teşvikiye camiiden hiç şehit cenazesi çıkmamasına ve ölen askerlerin genelde dar gelirli ailelerin zar zor okuttukları oğulları olmasına sessiz kalıp, vatan sağolsun demeyeceğim.
bunu türkiye'de ilk kez bir şehit anası söylemişti, bağıra bağıra, göz yaşları içinde, yüreği titreye titreye, gönlünü kor almışken...
sonra ne oldu? sallamıyorsam eğer kadına dava açıldı. sonra gelen tepkiler üzerine şehit anası dediler davayı geri çektiler.