belki ilginizi çeker
  1. · vatan
  2. · vatan diye zırvalamak
gündem
  1. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  2. · yeşim salkım
  3. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  4. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  5. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  6. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  7. · çok istenip de olunamayan meslekler
  8. · biz insan taşıyoruz
  9. · have a nice day

vatan için ölmek  

 sayfa  / 2
  1. sosyal yaşamın korunabilmesi için insanlık tarafından yüceltilmiş olan şeydir. er kişi ben olmadıktan sonra vatanı ne yapayım düşüncesine kapılabilir, yanlıştır. vatanı savunmak boyun borcudur. başka bir ülkeye saldıran ülkenin askeri olarak ölmekse bok yoluna gitmektir. bilimum amerikan ve ingiliz askerine son yıllarda olduğu gibi.
    (kaşıntı, 07.02.2007 18:42)
  2. vatan savunan asker her ne şartta olursa olsun sahip olduğu vatan sevgisi sayesinde her zaman diğer unsurlara karşı daha avantajlıdır. vatan için ölmeyi göze almışsa bir millet her türlü güç durumdan ve imkansızlıklardan kurtulmasını bilecektir.

    (bkz: kurtuluş savaşı)
    (alqan, 15.07.2007 18:49)
  3. imanı varsa şehid olmak demektir.
    (karahisari, 15.07.2007 18:53)
  4. (bkz: @1287353)
    (adsız, 18.07.2007 16:23 ~ 16:43)
  5. devlet için ölmekle karıştırılmaması gereken durum.
    (togisama, 18.07.2007 17:49)
  6. (adsız, 18.07.2007 17:50)
  7. vatanın vatanlığını sürdürmesi bir ölüm kalım meselesi haline geldiğinde insanların aklına gelen şeydir.
    ama nedense aynı insanlar, vatan sakin sakin giderken hiç düşünmezler vatanlarını.

    çalmak çırpmak vardır. aynı vatanı paylaştıkları insanlara türlü kazıkları atmak vardır da bunlar vatan hainliğinden addedilmez.

    tembellik vardır. hiç çalışmamak, kendisini ya da vatanını yüceltecek hiçbirşey üretmeden sığır gibi günlerini geçirmek vardır. bu da vatan hainliğinden sayılmaz.

    aynı vatanı paylaştığın insanları küçümsemek, ezmek, yok saymak vardır. evlerini yakmak, taşlamak, kovmak vardır. bunlar da vatan hainliğinden sayılmaz.

    vatanı ziyarete gelmiş insanları* nasıl yapsam da yolsam diye düşünmek vardır, hatta onlara tecavüz etmek vardır. bunlar da vatan hainliğinden sayılmaz.

    zaman ilerler, tüm bunların sonucunda vatan da bakılmayan her bağ gibi dağ olur. o zaman bunların aklına vatanı sulamak gelir. onu da ancak kanları ile yapmayı bilirler. başka bir yol gelmez akıllarına.
    zaten hep düşmanlar vardır. düşmanlar lazımdır ki, vatan için başka hiçbirşey yapamayan bu insanlar, vatan için yapmadıkları herşeyin günahından sıyrılsınlar, ve vatan için ölebileceklerini söyleyip rahatlasınlar.

    lazımdır tabii vatan için ölmek, ama çok uç durumlarda. daha çok, en çok vatan için yaşamak lazımdır. sormak gerekir bu adamlara, "vatan için ölürsün, güzel. peki vatan için yaşar mısın? vatan için çalışır mısın?"

    vatan için yaşmak lazımdır hanımlar beyler. yaşamak ve çalışmak:
    vatan uğrunda yaşayan varsa vatandır.
    (carlsoloman, 24.10.2007 01:03 ~ 01:04)
  8. bazı çevreler tarafından saçmalık diye iddia ediliyor. lâkin bu olayın anlaşıldığını sanmıyorum.
    önemli olan vatan için ölmek değildir, vatanı için çarpışmak, canını dişine takmak, gerekirse ölmektir. muharebe sahasında çapraz ateşe mal gibi atlamak değildir.
    (venom, 24.10.2007 01:07)
  9. kutsal bir şey ancak bilindiği üzere bu kutsal iş hep fakir aile çocuklarına kalıyor. mesela vatan uğruna jet-ski'ye binildiğini de gördük. patır patır cenazelerimiz dökülüyor. davullarla gidip 4 kolluyla dönüyoruz. üstünde yürüdüğümüz toprakların altına gömülüyoruz ve biraz ajitasyon olacak ama o toprağın üstünde land rover'li, ki nasıl yazılır onu da bilmem, askerler geçmekte. dayısı, amcası olan insanlar.

    yine de ve ısrarla bu nedenle vicdani ret...
    (itirazım var sayın yönetici, 24.10.2007 01:15)
  10. sözlük başında çok rahat yapılan eylemdir.
    (galliani, 24.10.2007 01:20)
  11. insan çekinmeyebilir bundan. cephede, çarpışmada silah arkadaşlarıyla beraberken hissettiği kahramanca duygular buna sebep olabilir.

    hiç çarpışmada bulunmadım, ne desem boş. belki de ateş altında çok korkuyordur insan ama arkadaşlarını bırakıp gitmeye gururu elvermiyordur. belki de karanlıkta görmediği bir yerden kendisine ateş açılırken, kulağının yanından kurşunlar geçerken mesele vatanı kurtarmak değil, onun gibi zor durumda kalmış silah arkadaşlarını kurtarmak hâline dönüşüyordur. belki de şartların kaçınılmazlığı coşku ve cesaret veriyordur insana. hiçbir fikrim yok.

    yine de bir şeyler söylemek mümkün. mesela vatan için ölümle burun buruna gelmemiş insanların hakkında pek ahkam kesmemesi gereken bir şeydir; bunu biliyorum. mide bulandırıyor öylelerini duymak. orhan veli'nin mısralarını* hatırlatmak artık bir klişe oldu ama onun acımasızca dalga geçtiği insanlar tükenmedi.
    (recai pengül, 24.10.2007 01:25 ~ 01:26)
  12. çok kutsal bir şey, kahramanlık ama gencecik ve askerlikte tecrübesiz insanların pisi pisine ölmesi onların kahramanlığından çok, onları cepheye sürenlerin ayıbı gibi geliyor bana ve çok ağır bir vicdan yükü oluşturuyor üzerimde.
    (arapbebek, 24.10.2007 10:49)
  13. (anka, 24.10.2007 11:06)
  14. "bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
    toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır". cemal kuntay'ın dizeleri herşeyi gayet güzel açıklıyor.
    (zogo, 25.01.2008 09:21 ~ 26.01.2008 21:27)
  15. doğrusu vatan için yaşamak olan olan eylem. illaki ölünmesi gerekiyorsa: (bkz: vatan uğruna ölmek). amaç-yöntem ilişkisini iyi kurmak gereklidir.
    (taze bitti, 26.01.2008 13:04)
  16. (syst, 26.01.2008 13:22 ~ 13:24)
  17. asla sıradan insanların gerçekleştiremeyecekleri eylemdir.
    vatanı için ölebilen insan sıradan değildir. o hiçkimse için değil kendi inandığı değerler ve değer verdiği şeyler için ölmüştür. egemen güçlerin ince hesapları onu hiç ilgilendirmez. o karısı, çocukları, anası babası için, doğup büyüdüğü köyü için,
    allah için ölmüştür.

    edit: bu asil insanlara birilerinin gazına gelmiş ahmaklar muamelesi yapmak, kendi tarihimize ve şehitlerimize yapılmış büyük bir saygısızlıktır. bu bakış açısını tek bir adamın lafıyla sarıkamış'ta donarak ölmüş olan doksan bin asker için bile sergileyemeyiz.
    (emigrant, 26.01.2008 15:55 ~ 27.01.2008 00:22)
  18. okuyup iş sahibi olamadığın, torpilin olmadan hiçbir şey yapamadığın, topraklarının çoğunun yabancılara satıldığı neredeyse bizim olmayan sadece bekçilik ettiğimiz bu ülkede vatan için ölmek için kavramını yeniden gözden geçirmek gerekir. bu vatan kimin?
    (şerbet, 26.01.2008 19:07)
  19. yaşamış sayılmaz zaten yurdu için ölmesini bilmeyen.
    (eerhannn, 26.01.2008 19:46)
  20. türkler için çok önemli bir olgudur, düşmanla şu diyaloğun yaşanmasına sebeptir;

    - biz türkler hiçbir zaman kaybetmeyiz
    +neden
    -siz öldürmek için savaşırsınız, biz ise ölmek için.

    türk milleti çanakkalede sakaryada antepte maraşda vatan için ölmeyi göze alarak savaşmıştır, bu günde değişen birşey yoktur.
    (orc, 18.05.2008 02:24 ~ 11.10.2009 03:27)
  21. söz konusu kişinin kendi benliği ise gerisi teferruattır.

    aslında meseleyi çok değil, yaklaşık 200 küsür sene evvel portakalda vitamin olan kavramlarla (milliyetçilik, vatan, millet, ulus vs...) değerlendirmeye kalkarsak elbette oldukça şerefli bir şeydir. lakin din gibi insanları boynundan tutup istediğiniz yere çekmenin en kolay yollarından biri de bu aslında bireysel çıkarların ürünü olan kavram ve vaatlerin kullanılmasıdır.

    iran-ırak savaşında saddam'ın mayın tarlalarının temizlenmesi için kullanılan canlı mayın avcılarını ele alalım... allah-kitap-iran-cennet gibi laflarla kandırılan bu zavallıların çoğunun genç olduğunu, sayılarının belki on binleri bulduğunu ve bir genç neslin yalnızca uyduruk bir mayın tarlasını temizlemek için telef edildiğini kaçımız biliriz?

    peki vatan uğruna ölen ve cennetlik oldu dediğimiz gençlerimiz? onlar nereye gittiler? kaçımız onların cennette olduklarını garanti edebiliriz? kaçımız bu dünyada yaşamanın değmeyeceğini, vatan millet gibi birtakım sonradan çıkarılıp tanrı buyruğu haline getirilmiş kavramların insanın canından daha değerli olduğunu iddia edebiliriz? bu nasıl bir çelişkidir peki? insanın vatanı için canını vermek istememesi bencillik oluyor da, ey yurdumun tembel vatandaşı, senin için ve senin kıçını korumak için birilerinin ölesini istemen bencillik olmuyor nedense...

    bekara karı boşamak kolaydır efenim... kimse oturduğu yerden sıcacık evinde kıçı rahattayken başkalarının canı üzerinde ahkam kesmeye kalkmasın. mesele can pazarı olduğu zaman ne vatan kalır ne millet kalır ne de bunlar uğruna ölmenin getireceği şan şeref kalır.

    kimse hikaye anlatmasın...

    (bkz: geç bunları)

    edit: ha bir de aşağıda bakınız verdiğim giride ne dediğim bu yazıyla açıklık kazanacak sanırım.

    (bkz: @2394928)
    (bulanti, 18.05.2008 02:48 ~ 02:50)
  22. bilmem kaç yıllardır bir sürü insan ölüyor. hepsi de bir şeyler için ölüyorlardır. eminim. kimisi özgürlük için, kimisi aşk için, kimisi vatan için, kimisi de adrenalini tavana vurdurtmak için bungie jumping yaparken ip kopması sonucu ölüyor.

    işin ilginç yanı, bu ölümler süregelirken, en son kim öldükten sonra insanlar ''tamam artık ölmesi gereken kadar insan öldü. barışalım.'' diyecekler? diyeceklerse ne zaman diyecekler?

    daha kaç kişinin ölmesi lazım? hayır abicim bir söyleyin, gün ve saat verin bize. deyin ki şu gün, şu saatte şu adam da ölünce artık tüm sorunlar çözülecek. ama yok. kimse böyle bir bilgi vermiyor.

    bir de işin ''kim ölsün?'' boyutu var. yani ortada bir anlaşmazlık -hadi söz konusu vatan falan- var ve bu anlaşmazlığın çözülmesi ya da bir süreliğine ertelenmesi için ölünecek. normalde, türkiye için konuşursak, yirmi yaşına gelmiş ve ruhsal ve fiziksel engelleri olmayan her türk erkeği ölmek için gayet uygun. yani herhangi bir ülkeyönetenin ya da iş adamının oğlu da en az benim kadar iyi ölebilir. bunu da böylece açıklığa kavuşturduk.

    sahi, bir de vatan denen şey var. nedir bu? yani ''bayrağı bayrak yapan, üzerindeki kandır. toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.'' tanımından yapılacak çıkarımları bir kereliğine gözardı edersek, vatan tanımı nasıl olurdu? yoksa başka bir tanım yok mu? hadi yok diyelim; ama bir kara parçası, uğrunda kaç kişi öldükten sonra vatan olur? bunun alt ve üst sınırı nedir? ya da, o kara parçası, uğrunda kaç kişi ölünce bir vatanötesi olur? bunun da açıklığa kavuşturulması gerekiyor.

    son olarak: ''şehit olan cennete falan gitmiyormuş abi!'' diye bir söylenti çıksa, çıkıp din adamları falan tartışsa televizyonlarda, kaç kişinin kafası karışır?
    (nokia şarzı, 18.05.2008 03:03 ~ 03:05)
  23. ... bir de, çernobil faciasından hemen sonra, nükleer santralin eriyen çekirdeğinin üzerini kalın bir beton örtüyle kapatmak için gönüllü ol(duru)an ve günde sadece beş dakika, yüzlerinde kıytırık bir gaz maskesiyle çalışıp, olaydan bir yıl sonra neredeyse tamamı ölen on binlerce rus askeri nereye gitmiştir? onlar da vatan için ölmüş sayılırlar mı? vatan için ölmüş sayıldılar, yani şehit oldular diyelim; inancı olmayanlar da iyi niyetten cennete gitmişler midir? vatan için ölebilmenin kriteri nedir? ne şekilde ölürsek vatan için ölmüş sayılırız?

    gibi soruları aklıma getiren şeydir.
    (nokia şarzı, 18.05.2008 03:19 ~ 03:34)
  24. askerlik görevimi icra için hakkari/yüksekova'ya kadar gittim.

    çok istedim bu unvanı kazanmayı... vatan için ölmeyi, bulunduğun toprakları savaşarak kanımın son damlasına kadar korumayı ve sonra ölmeyi.

    ama olmadı... nasip.

    (bkz: annelerin görmemesi gereken giriler)
    (night, 18.05.2008 03:24 ~ 07.01.2009 14:00)
  25. ölmek için bir anlam arayan güruha sunulmuş , kahramanlık destanlarıyla pekiştirilmiş faşizani krizi geçiren kalabalıkları birbirine kırdıran ve dünyadaki en büyük anlamsızlıklardan biri olan fenomen .

    Âl-i imrân sûresinin 169,170 . ayetinde
    allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. bilakis onlar diridirler,rableri katında allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler.

    kuranda şehit kavramının allah yolunda , islam yolunda ölen insan olduğu görüldüğü gibi açık , net bir şekilde belirtilmiştir .

    kutsal bir ülkü veya inanç uğrunda ölen kimse .

    bu ise tdk sözlüğündeki şehit kelimesinin karşılığı .

    aslında mantıksal düşünüldüğünde aradaki farkı anlamak zor olmayacaktır . osmanlı şehit kelimesine kurandaki anlamını yükleyebiliyordu . teokratik bir devletti çünkü . dini öğeleri kullanması yasak diil aksine gerekliydi . türkiye cumhuriyeti ise laik bir devlet . şehit kelimesine kurandaki anlamını yükleyemez . ilkeleri , kuruluş dinamikleri devlet erklerini dinden arındırma ilkesine dayalı bir ülkede vatanı savunması istenecek insanlara ruhani anlam içeren sıfatlar yüklemek yanlıştır . taban tabana zıt kavramlardır laiklikle kurandaki şehitlik . aradaki fark burdan kaynaklanmaktadır .

    bu ve bunun gibi kavramlar bütün ırklar tarafından kullanılagelmiş ve bundan sonra da kullanılmaya devam edecek olan kavramlardır . kimi zamanlar çeşitli sıfatlar verilmiştir insanlara kendilerini feda etmeye aday oldukları için . (bkz: şövalye) ve birçok fedakarlık istenmiştir onlardan bu onurlandırma karşılığı .örneğin şövalye olabilmek için şu 10 kurala uymaları gerekir .

    şövalyeliğin 10 kuralı :

    1 kutsal saydığı değerleri ölümü pahasına korumak.
    2 savunmasız ve acizleri korurken onlara saygı göstermek.
    3 ülkesini sevmek.
    4 düşmandan önce savaş meydanından geri çekilmemek.
    5 tek bir bayana karşı aşk beslemek, ona bağlı olmak.
    6 kötülüklerin ve acımasızlığın karşısında durmak.
    7 inandığı değerlerle çakışmadığı sürece, emri altında olduğu amirlerinin tüm emirlere uymak.
    8 sözüne sadık olmak, onurunu küçük düşürecek davranışlardan uzak durmak.
    9 cömert olmak, kendisine gösterilen iyiliği asla unutmamak.
    10 her durumda doğruluğun ve iyiliğin temsilcisi olmak.

    padişahlar , krallar , başkanlar insanların tek tek , bir birey olarak bir değere sahip olduklarını unutup ırk olarak bir değere sahip olabilecekleri sapkınlığına varmışlar ve bir bayrak altında toplanan insanların bir kısmının bu bayrağın idamesi için feda edilmesi gerektiğini inanmış ve halkı buna inandırmıştırlar . çoğu zaman aptal saptal sebeplerle , kimi zaman akla yatkın sebeplerle (genelde savunma savaşları) savaşlar yaşanmıştır . halkı bu savaşlara yönlendirme gücüne sahip iki büyük erk olmuştur . birincisi din . ikincisi ise bahsettiğimiz kişiyi onurlandırma , yüceltme yani insanın kibirini , üstün olduğunu kanıtlama arzusunu kullanma . i want you afişleriyle winston churchill emperyalist ingilzi ordusunu toplamıştır . liyakat madalyaları , ünvanlar , apoletler , dini vaatler vs. kapitalizmin ordusunu kurmak için kullandığı silahlardır .

    biri bana orantılı güç uygulasın
    and justice for all
    (eğreti damat, 08.03.2009 18:07)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil