son kullanıcıya hizmet veren büyük bilgisayar firmalarından biri. peşin fiyatına 12 ay taksit sloganı ile çalışırlar ama fiyatları zaten 12 ay taksit için uyarlanmıştır.
hart diye geçirirler acımazlar walla. çok pahalı çok, toptan alış fiyatlarını incelediğimde oha dedim kendi kendime.
80lerde vatan caddesinde bir bilgisayar mağazası olarak açıldıktan sonra bugünlere kadar büyüyen, adeta devleşen firma. sanırım topkapıda devasa bi mağazaları var.
yamulmuyorsam haftasonları show tv de yayımlanan silikon vadisi programının geçtiği yer..konuklar bu vatan bilgisayarın içinde ordan oraya koşturarak yarışıyorlar..belli parçaları bulmaya çalışıyorsa..
topkapıda e5'in yanında bulunan, arabayla geçerken görmemek mümkün olmayan devasa bilgisayar marketi. doğusunda acayip şekilli bir binada mitsubishi motors vardır, daha da doğusunda honda'nın yetkili servisi vardır, arkasında ise toplu konutlar vardır.
bilgisayar market'in yanısıra, bilgisayarınız toplanırken yada servisteyken vakit geçirebileceğiniz hp cafesi, toplantı ve seminer salonları da bulunmaktadır. tam anlamıyla bir fabrikadır. 15-20 dakika içinde bilgisayarınızı toplayıp elinize verirler.
yalnız dikkat!
eğer bilgisayarınızla beraber orjinal windows almadıysanız, servis imkanlarını unutmanız gerekmektedir. zira, üzerinde windows etiketi olmayan kasalara dokunmamaktadırlar. orjinal yazılım kullanmıyorsanız sorunun hangi parçada olduğunu kendinizin belirleyip direk o parçayı servise getirmenizi beklemektedirler.
iş ahlakını yitirmiş firma. tüketici haklarından bihaber olan vatandaşlarımızı parmağında oynatan firma aynı zamanda. kıçı kırık bir parça bile aylar sonra geliyor.
aldığınız ürünün arızalı çıkmaması için dua etmeniz gereken, bir şey alırken kırk kere düşünmeniz gereken bilgisayar mağzası.
aldığım anakartın arızalı çıkması üzerine aynı gün geri götürmeme rağmen arkadaşların bakması lazım diyerek iade almayan ne zaman çıkacağı hakkında da bir şey söylemeyen bir teknik servise sahip bilgisayar firması aynı zamanda...
tesadüfen orada birisi ile tanıştım. arkadaşa verdikleri bilgisayar arızalı çıkmış, iade etmek istiyor, biz karışmayız, ürün bilmem ne marka, bilmem ne firması ile muhatapsınız diyerek yarılmama da sebep olmuştur aynı teknik servis.
işin garip kısmı, bu firmanın böyle bir ünü varmış da benim haberim yokmuş. kuzenime söylediğimde "olm ne oradan alıyorsun onların ürünleri arızalı çıkıyor." dedi. aslında her yerde arızalı ürün çıkabilir, önemli olan sorunu çözme hızıdır diye düşünmeme de sebebiyet vermiştir.
aldığım 200 gb'lık seagate disk tam 29. gününde bad sector çıkaran ve ertesi günü götürdüğümde tam 30. günü (ilahi tesadüf) servise gönderme vs. problemi olmadan değiştiren kurum.
ancak, bir şey daha var ki o da arıza tespiti yapan vatandaşın camekan ardından "sorun yok bunda?" demesi oldu. adım gibi format atılamadığından emin olduğum diske insanüstü güçleriyle format atabildiğini düşündüğüm elemana "ben de bakabilir miyim?" deyip içeri geçmemle beraber sözkonusu insanüstü gücün "quick format" olduğunu anladık ve gözüm önünde full format atmasını istedim. bunun üzerine diskten çıkan veliefendi hipodromu sesleri sonucu firma diski değiştirmek zorunda kaldı.
yerine jelatini kapalı 250 gb'lık bir western digital aldık. umuyorum aynı sorunlar yaşanmaz.
(bu arada, tüm sistemi vatan'dan topladığımı ve şu anlık disk dışında herhangi bir sorunla karşılaşmadığımı da eklemek isterim.)
özellikle oem bölümünden alınan ürünlerin yarısından fazlasının bozuk çıktığı firma. lan takıyoruz pc ye götürüyoruz. bir de lagaluga yapıyorlar, yok siz kısa devre yaptırmış olabilirsiniz yok bilmem ne insanı fitil eden bir teknik servisi vardır. insan söğüşleme üzerine eğitimlidirler. bunlardan dolayı vatan'a özel bir kinim vardır. bundan sonra oradan alışverış yapmayı katiyen düşünmüyorum.
çalışanlarının bilgilendirilmesini istediğimiz firma. ogo soruyoruz " o yok ama hügo'nun oyunları var istermisin" diyorlar. smart card soruyoruz " bizde kredi kartı geçerlidir diyorlar" hayy allah'ım nedir bu çile derken fon müziği olarak requiem for a dream soundtrack alıyoruz bu bilgisizlik için.
bilmiyorum demek yerine kafasından bişeyler uyduran elemanlardan oluşuyor kadrosunun çoğu. sanırım bilmiyorum diyeni odunla dövüyorlar orda. tabi vatanı suçlamayayım bilgisayar satıcılarının %95 i nin huyu böyle.
bize yakın olduğundan çok uğrarım. çok anım var da hemen bitanesini anlatayım.
kasalara bakıyorum (bilgisayar kasası!). benim kasada da bir ekran var cpu ısısı, hdd ısısı filan gibi bir kaç bilgi gösteriyor. aynı kasanın daha büyük ekranı olan bir modelini gördüm. çocuğada dedim işte bu göstergede neler gösteriyor. ufak göstergeli olanlara göre ek bilgiler var mı dedim. çocukta düşündü bir an: yok, o bişey göstermiyor lamba var sadece görünüş için koymuşlar dedi.
iyi o zaman ben bu tarafa gideyim sen şu tarafa git bir daha karşılaşmayalım dedim. bırakmıyorda peşimi nasıl yardımcı olabilirim diyor hala. heralde eğitimlerde herkese 100 er kere bu cümleyi tekrar ettiriyorlar. ne yana gitsem bu cümleyle karşılaşıyorum.
bilgisayarımın nerdeyse her parçasını aldığım ve hiçbir aksaklıkla karşılaşmadığım sadece bir tane dev mağaza..sadece tek sorunu var kasaları biraz daha hızlı olsa veya birkaç tane daha yanyana kasa kursalar öndeki adamın 50 farklı kart kullanarak aldığı 50-70 liralık ürünü yarım saat beklemeyelim...
(bkz: puan çıktı mertlik bozuldu)
(bkz: çip para geçiyor mu)
kart finans kullanmayı özendiren, kampanyaya göre peşin fiyatına 16-17-19 gibi taksit yapan, peşin öderseniz %5 ama kart finans ile alırsanız %8 indirim ve 9 taksit yapan, elektronik ve bilgisayar ürünleri satan firma. şimdiye kadar aldığım hiçbir parça arıza çıkarmadığından teknik servisi ile muhatap olamamışımdır.
müşteri hizmetleriyle ilgili ikinci savaşımdan da galip çıktığım firma. savaş demek haksızlık olur, daha önce de yazdığım olaydan sonra aldığım ikinci bir ürün de bozuldu. daha önce yazdığım arızalı hard disk'in sata kablosu temassızlığından arıza yaptığını düşünüyorum (hoş o kabloyu da satan vatan bilgisayardı) buna rağmen aynı gün içinde istediğim başka bir ürünle değişim yaptılar. ikinci olaysa elektrik kesintisi yüzünden arızalanan bir flash disk'ti, bunu da servise yollayıp bir hafta içinde yenisiyle değiştirdiler. bu arada çok daha az yoğun olduğu için, elmadağ şubesinin müşteri hizmetlerini tavsiye ederim. bilhassa topkapı ana baba günü olabiliyor.
kesinlikle alışveriş edilmemesi gereken, edilecekse de kibar olunmaması gereken firma. zira kafayı sıyırıp polat alemdar olursanız işinizi halledebiliyorlar. her şey geçen eylül ayında hiç bir masraftan sakınmayıp, vatan bilgisayar'dan güzel bir makine toplamamla başladı. velhasıl eve gittim, oynanacak oyunlar, yüklenecek programlar her şey hazır. taktım windows cd'sini gittim televizyon filan izliyorum, her neyse yükleme bitti, bilgisayar ilk defa açılacak. windows ekranı geçtikten sonra siyah bir ekran ve cart restart. ben tabi hafiften sırıtıyorum hehe haha diye, olur canım böyle şeyler diyorum, tesadüf. tekrar başlayan windows, windows ekranına gelir, siyah ekran ve tekrar cart. iki, üç deneme daha, yok. dedim ki kendi kendime, 1925 sen içerideyken bir şeyler oldu, yükleme yarım kaldı, tekrar yükle.
aldık her şeyi başa tekrar yüklemeye başladık. yine gittim içeride televizyon, yemek vs. işlerle uğraşıyorum. yükleme bitti, windows ekranı geçildi, cart restart. (burada özellikle cart diyorum ki restart sırasındaki ses anlaşılsın diye) elime başka bir cd aldım, bu sefer bilgisayarın başından hiç kalkmadan, saniye saniye kurulumu izledim, yok olmuyor. sonuçta bilgisayardan oldukça anlayan biriyim, kesin donanımsal bir sorun var. kasayı açtım, garantiyi yer bunlar diye hiç bir şey sökmeden şöyle bir baktım her şey normal. ertesi gün bilgisayarı topkapı dan almama rağmen yakın olan taksim şubesine gittim. burada yaklaşık 2 haftamı derinden etkileyecek olan ahmet ile karşılaşacağımı nereden bilebilirdim ki? neyse sorun anlatıldı, bitince biz sizi ararız dediler, iki gün sonrada aradılar. gittim dediler ki, sabit disk sorunlu, değiştirdik, test ettik, sorun halledildi. şimdi bu adamlar windows da yüklemiyor orijinal olmadıkça, doğal olarak sıfır bir sabit disk ile eve gittim. ama rahatım, nasılsa sorun çözüldü. başladım windows yüklemeye, cart restart. hafiften kaşım gözüm oynamaya başladı, sinirlenmeye başladım. ertesi gün adresimiz yine taksim, yine vatan bilgisayar. ahmet karşıladı beni yine, diyorum ki aynı sorun devam ediyor, bence bir uyumsuzluk söz konusu. benim bilgisayar bilgimin %10'u kadar bilgisi olmayan ahmet'e göre ise, olmaz öyle şey. ahmet tekrar servise aldı makineyi, iki gün sonra yine aradı, dedi ki sabit diskte yine aynı sorun çıktı, test ettik, bir sorun yok. ben bu sırada bünyesinde altı sigma çalışması uygulayan ve doğal olarak milyonda 3.4 hatalı ürün üreten western digital firmasının, nasıl olur da 2 hatalı ürününün bana geldiğini düşünüyorum. her neyse gittik vatan bilgisayar'a yine. teknik servis gerçekten kaotik bir ortam. belli bir süre sonra aile gibi oluyorsunuz. siz oradayken, elemanın biri, arkada diğer bir bayan çalışanı sıkıştırır, kikiri kakara yaparlar filan. çok geçmeden ahmet geldi. artist bir ses tonuyla, bak aynı hata çıktı, bir daha olursa değiştirmem haaa, senin evinde elektrik tesisatında sorun var, yaptır gibisinden bir şeyler dedi. fesuphanallah diyerekten evin yolunu tuttuk. tesisatta ne sorunu olsun evde çalışan başka bir bilgisayar var, alayına beyaz eşya var, bir tek bizim sabit diksemi zararı olacak diyorum kendi kendime. bilgisayar açılır, windows kurulur, sorun aynen devam. ahmet öyle bir uyuz etti ki, bir de elektrikçi çağırdık, tesisata baktırdık, tabi ki sorun yok tesisatta.
her neyse ertesi gün tekrar vatan dayız, artık vatan bilgisayar ailesinden biriyim ben. bir de bilgisayar zaten kullanmadan eskiyor, olay artık ahmet ile bir mücadele halini aldı. yani ahmet’e sen bu işten anlamıyorsun arkadaşım demem, ahmet çakar gibi “ikimizden biri bilgisayardan anlamıyor, ben anladığımı bildiğime göre, doğal olarak sen anlamıyorsun” demem gerekli. bu sefer bilgisayarın kasayı da götürdüm, ahmet ile çay içiyoruz sabah, dedim böyle böyle ahmet ne oldu, tesisatta sağlam, sen şu sabit diski bizim makinede dene bir de bakalım uyumsuzluk hangi parçada görelim dedim. tabi ahmet gol attığımı anladı bozuntuya vermiyor. ilk önce başka bir makinede windows kuruldu, sabit disk benim makineye takıldı ve windows açıldı. ahmet aynen, “ne oldu çalışmıyordu hani?” dedi. durum 1-1. sonra dur dur dedi bir de senin makinede kuralım windows’u, format atıldı, windows kuruldu ve çalıştı. uyumsuzluk mu demiştin? diye sordu ahmet, skor 2-1 ahmet önde. resmen sen önce format atıp, windows yüklemeyi öğren diye posta koyuyordu ahmet bana. kuyruğumu bacaklarımın arasına alıp, boynum bükük ayrılırken vatan bilgisayar’dan, artık bilgisayarın çalışıp çalışmaması önemli değildi. önemli olan ahmet’i yenmekti. eve gittim ve yine aynı sorun. yani kısaca vatan bilgisayar’da makinenin çalışması tamamen bir tesadüftü. konu ile ilgili olarak (bkz: allah belanı versin murphy).
bu sefer hazırlıklıydım, olayın tamamını videoya çektim. ertesi gün adres yine taksim idi. ahmet’e gösterdim videoyu, dedim hadi yine şanslısın, açılacağı tuttu sana. skor 2-2 olmuştu, beraberliği yakalamıştım. ahmet allem etti kalem etti yok, çalıştıramıyor. işin garibi artık sabit disk hiçbir makinede çalışmıyor. skor 2-3 öndeyim. dedim, bak ahmet 2 haftadır senle acı tatlı günler geçirdik, bu sabit disk bir tek benim makinede çalışmıyor, sonra ne oluyorsa artık diğer makinelerde de çalışmıyor. ya teker teker sök, tak uyumsuzluğu bul gideyim ya da sistemi komple iade edeyim. ahmet, iadenin mümkün olmadığını (pahalı ya alet kurt ahmet seni), değişim de yapmayıp, sabit diski tedarikçiye göndereceğini söyledi. yenilginin verdiği terbiyesizlik, artık benim sinirimi tepeme çıkarmıştı. dedim ki topla aleti ben bir merkeze gideyim sizin. ses tonumda biraz sert olunca, bir şey demedi, topladı. bu arada fark ettim, benim kasadaki el vidalarının ikisi normal vida olmuş. ahmetçim dedim el vidası olacak onlar, hayır dedi normal vida buraları, kasa zaten öbür taraftan açılıyor, neden normal vida koysunlar oraya. bunun üzerine ahmet’in koluna girerek, hafiften karga tulumba yukarı çıkardım. bırak ya ne yapıyorsun ya diye çığırıyor, tüm müşteri ve çalışanlarda bizi izliyor şaşkınlıkla. daha satılmamış bir kasanın yanına kadar götürdüm bunu ve vidaları gösterdim. yine haklı çıkmanın ve hafifte tartaklamanın etkisi ile biri penaltıdan 2 gol daha atmıştım, 2-5 öndeydim artık. ahmet dedim bir daha aşağıya indirme beni, kasayı getiriver. artık ahmet ne desem yapacak konumda olduğu için getirdi kasayı da… sinirim geçmemişti, saatte 180 km hız ile topkapı yolculuğu başladı.
hafta içi kimsenin olmadığı topkapı’ya gözü dönmüş bir şekilde paldır, küldür girdim. sanki herkes yavaş çekimde beni izliyordu o derece. karşıma ilk çıkana olayı anlatmama fırsat kalmadan hemen genç ama bir üst mevkideki kişi geldi yanıma. dedim ki, bakın 2.5 hafta geçti daha makineyi açamadım, sizin ukala ve bilgisiz teknik servisiniz ile uğraştım, şimdi ben 3 ihtimal söylüyorum bu sorunun burada çözülmesi için, ya aleti yapacaksınız, ya parayı geri alacağım ya da birbirimize gireceğiz. aman 1925 bey sakin olun, vay beyim çok haklısınız diye poh pohlamalar sonucu bayağı bir sakinleştim. bilgisayar hemen teknik servise gitti ve sorun çözüldü. sorun ne miymiş? anakart ile sabit disk uyumsuzmuş, çok ender rastlansa da... anakart değişti sorun halledildi. burada kilit nokta eğer ahmet de olduğu gibi topkapı’da da kibar davransaydım, 2 hafta daha geçecek, ziyan olacaktım. ancak biraz sert çıkınca ki herhalde ters bir şey deseler çakacaktım iki tane, tüm teknik servis seferber oldu sorunu çözmeye. biraz uzun oldu ama buraya kadar okuduysanız, anlamışsınızdır, bu adamlardan alışveriş edilmez, çünkü kime sorsam mutlaka bir sorun yaşamıştır bunlarla. sorun çıkınca da bilgisiz adamlar sizi delirtir. eğer delirmezseniz de sizi kimse iplemez.
son olarak ahmet ben daha sana ilk başta söylemiştim sorunu, 3-0 hükmen yenildin koçum.
düzeltme: hemen belirteyim, o gün bugündür sorunsuz kullanıyorum sistemi. elbette parçalarda sorun çıkabilir. vatan bilgisayar da bu oran çok yüksek de olabilir, ancak önemli olan, bu kadar reklam vs. yaparken doğru düzgün insanlar çalıştırabilmektir. her ne kadar ahmet'e laf etsem de, topkapı daki arkadaş da bir o kadar iyi davranmıştır bana.
sattığı oem ürünlerin (anakart, harddisk, ekran kartı vs.) çoğu arızalı çıkan firmadır. üstelik arızalı bu deyip götürünce önce tamir edelim deyip haftalarca size geri vermezler, sonra da en iyi ihtimalle bir başka bozuk ürünle değiştirirler, ama asla geri almıyorlar. üstelik müşteriye karşı terbiyeden ve ahlaktan yoksun bir stili bulunan firmadır: küçük bir hesapla:
alınan ürünün arızalı çıkma olasılığı: %95
arızalı ürünü iade etmek istemek olasılığı: %98
onların bu ürünü geri almamak için kıvırma olasılığı: %100
bu kıvırmalar karşısında saç baş yolma olasılığı: %90 (%10 s.kerim lan sizinle mi uğraşıcam deme olasılığınız)
yapılan alışverişten g.te kaçma olasılığı (yukarıdaki değerlerin çarpımıdır) : %84
kurululuşunun 25.yılında göbekten bağlı olduğu finansbak'ın * kartına %25 indirim yapan firmadır.
diğer kartlara %10 indirim vardır. peşin ödemelerde ise miktar %15 tir.