vatanı bir kiraz ağacına ve kadın memesine satarım 

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. biri bu adama bir kiraz ağacı versinde çeksin gitsin dedirten söylem.
    (aslan kraldır, 18.03.2007 15:20)


  2. (bkz: memeye çok ihtiyacı olup östrojen bulamayan insan)
    (akarui, 19.03.2007 01:32)
  3. kiraz seven abazan yakarışı.
    (tazmanya canavarı, 19.03.2007 02:02)
  4. pek gerçeküstücü olmuş bu. bir kiraz ağacı ve bir kadın memesi öneriyorlar, yanyana böyle, meme havada süzülüyor tek başına. magritte çizerdi bunu bak.
    (ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi, 19.03.2007 02:49)
  5. tamam kadın memesini anladım bazı zaafların var ama kiraz ağacından ne istiyorsun be adam diyerek cevaplamak isterim bu repliğin sahibini...
    (absolution, 19.04.2007 02:01)
  6. bir haymatlos karşısında anlamı olmayacak söylem. kadın memesinin ve kiraz ağacının değişim değeri tavan yapıyor. bir açıdan bakıldığında -çoğunuza ters bir açı bu biliyorum- anakaraların üzerine çizilmiş olan hayali çizgilerle birbirinden ayrılmış ve birbirine ötekileştirilmiş "vatan"ların hayatın güzellikleri karşısında değersiz olduğunu anlatmaya çalışmak olduğu da söylenebilir. ki o vatanların üzerinde, içinde, kıyısında, köşesinde "vatan sahipleri" tarafından çektirilen eziyetler ve yapılan ahlaksızlıklar düşünüldüğünde bir kiraz ağacının altında yatıyor olmak ya da bir kadının memesine dokunuyor olmak daha sevilesi gibi. vatandan yani. bir insanı sevmekle başlayacak her şey, dünyayı güzellik kurtaracak, ne de olsa.
    (ahmak ı hayal, 18.05.2008 18:57)
  7. ahmet altan'ın ettiği laf tuhaf olmasına tuhaf. ondan daha tuhafı, bizim hemen bu fantastik pazarlığı gözümüzde somutlaştırıp, ölçüp tarttıktan sonra "yok hacı olmaz, vatan satılmaz bir ağaca, içi ağaç dolu zaten." tadında görüş bildirmemiz. sanki adam daha yükte hafif pahada ağır bir şeyler zikretmiş olsa kısmen anlayışla karşılayacakmışız gibi bir hava esiyor. soyut düşüncenin ve simgeleştirmenin bilmemkaçbininci senesinde şempanze seviyesinden izler su yüzüne çıkıyor. evrimi bir ucuz laf sokmaya satıveriyoruz.
    (tembel, 18.05.2008 19:07 ~ 19:10)
  8. herkesin vatana çok kutsal anlamlandırmalar yüklemek zorunda olmamasına rağmen, ahmet altan gibi ucuz ve düşünce yoksunu "edebiyatçıl"ların -ki kendileri edebiyatçı olamaz olanlardan ayıp- kendilerini farklı göstermek uğruna ifade ettikleri bir cümle olduğu aşikar olduğundan bence üzerinde tartışılmaya bile değmez bir ifadedir. andre gide de vatana çok büyük değerler biçmemişti ama abazan gibi memeye bilmem neye satarım diye yazmamıştır. tabi altandan gide'in düşünce dünyasını beklemek, bir şempanzeden integral almasını beklemekten daha ağır bir iş olduğundan boşa bir çaba olacaktır denememenizi öneririm. bakın burada da memeyi kullandım vatanı satabilirsin ahmet abi.
    (florianus, 18.05.2008 19:32 ~ 21.05.2008 17:57)
  9. kiraz ağacı ve kadın memesi arasında kurulmaya çalışılan analojinin kavranamamasından gayrı topa tutulan önerme. yahu hayatında çilek ağacı görmemiş insanlarsınız ama bırakın ahmet altan'ı, anası, babası, kardeşleri, ebesi, şeceresi hakkında dahi atıp tutmayı biliyorsunuz. kiraz ağacı ve kadın memesi arasında kurulan muhteşem alakasızlık halinden daha makul bir şey değil yapılan. laf ahmet altan'ın ağzından/kaleminden çıkmış. hepimiz biliyoruz ki edebiyatçı ahmet seksi sever, över, memeye ise tapar. ve yine klasik edebiyatçı klişesine istinaden doğaya karşı da kayıtsız kalamaz. demem o; ahmet vatanın karşısına bir dal napolyon kirazı ve iki adet sarkmış kadın memesi gibi basit, değersiz bir denk koymuyor. o memenin her cinsini, ağacın her türünü seviyor. belli ki bunu vatan gibi kutsal bellenmiş bir kavramla özdeşleştiriyor, zira onun kutsalı meme, vişne, kiraz, midye kabuğu. sizin anlayacağınız dilden konuşalım; yolda 5x değerinde bir araba görüp, "bu benim olsun 10x borcum olsun" tepkisine benzer bir tepki ahmet altan'ınki. edebi bir mübalağa, kasti muhalif bir tını sadece.

    hadi bunu geçelim. "peki bunun vatanla ne alakası var? vatanı ne karıştırıyon kardeşim?" tepkisi gelebilir ardından. vatanın değerinin onlarca yıldır yüzlerce litre kan ile ölçülmesi olağan da birisinin çıkıp yaklaşık 8 litre vişne suyunu barem olarak bellemesi mi problem oluyor arkadaş? bizim bilmediğimiz bir yerde vatan değerölçeri mi icat edildi, nedir olay?

    bence bu açıklamada problem yaratabilecek tek şey, kullanılmış olan "satmak" fiili. kimin, neyi, neye karşılık sattığı ile topluca alakadar olabilecek seviyede olduğumuzu düşünmüyorum henüz. bu sebeple bu satmak filli rahatsız ediyor, işkillendiriyor insanları. onlar da o çok sevdikleri vatanlarının neler neler karşılığında satıldığından öyle bihaberler ki önlerine çıkan iki dal etli, sulu, lezzetli kirazdan ve iki adet dik, muazzam meme tasavvurundan çıkartıyorlar hınçlarını. kim sapıtmış, siz karar verin artık.
    (vandal mimar, 18.05.2008 19:53 ~ 08.08.2008 14:32)
  10. (bkz: o değil de görseller dikkat çekiçi)
    (akarui, 18.05.2008 19:56)
  11. tuhaftır.
    çünkü "bunlar adam kesmeye alışmış"
    uğruna ölmeye yakınmış.
    kadınmış, ağaç.. mış.
    la la
    sınırlarmış.. yağmur sularına karışmış(mı).
    (hişt hişt, 21.05.2008 03:39)
  12. (bkz: vatansızın satacak vatanı olmaz)
    (atlantis, 21.05.2008 04:22)
  13. neyse ki kadın memesi demiş. ya erkek memesi deseydi?

    (bkz: beterin beteri var)
    (dolphins were monkeys, 21.05.2008 04:35)
  14. uygun bir öneri. kiraz ağacı bulmak kolay da meme zor. erkek memesi olsa ben vereyim diyeceğim ama kadın memesi işi yapan tanıdık da yok. ahmet altan'dan kelepir vatan. inek memesi olursa bir mesaj yolla, moderasyona mail falan at, anlaşırız. sapık mı ne, kiraz ağacıyla meme ne alaka lan?
    (tazmanya canavarı, 21.05.2008 04:58)
  15. bir çok insana göre zaten ahmet altan vatanını satmıştır/satıyordur. adam da bu satma karşılığında alacağı bedeli söylemiştir. sizin anlayacağınız kendisine sinirli şekilde vatanı sattığını söyleyen kişilerle dalgasını geçmiştir.
    (soyut, 21.05.2008 09:47)
  16. kiraz ağacının gölgesinde düşlediğim kadının memesine yatarken kiraz ağacından düşen olgun kirazı emerim , düş mü gerçek mi olduğunun ayırdına varamadığım dolgun bir kadın göğsünün kokusunu duyumsarken , dudaklarım zarifçe ona değer , kirazın dalları sallanmaktadır rüzgarda , bir güneş , bir gölge oyun oynamaktadır dallar , gölgeden ürperen ten tadını karıştırır dilimin üstünde kayan kiraza , vatan mı , kimin umurunda , hedonistler vatansızdır bunu unutma.
    (albertkamuvicdanı, 21.05.2008 11:24)
  17. ağzında her daim vatan "millet,sakarya,üçlüsünü" düşürmeyen çoğu insannın vatanını her gün sattığı ve nevizadede kirazın kilosunun 20 ytl olduğu düşünülürse oldukça mantıklı olan cümledir. zira vatan dediğinin de pek bir numarası yoktur.
    (duny, 21.05.2008 11:36 ~ 17.07.2008 18:44)
  18. iyi tüccar lafı. misal erkek memesine olsa vatan üç kuruşa giderdi. açtım mememe baktım, "bu memeye üç kuruş para verenin aklını zekâsını ta dipten tavana sikeyim" dedim. kadın memesi olunca iyi para edebilir. ya da kadının memesi 49 yıllığına kiralanabilir; gerçi 49 yıl sonra o meme göbeğe iner ama neyse.

    peki ahmet altan niye böyle demiş? şu çok sevdiğimiz ironi mi yoksa sarkazm mı? sarkık meme ile sarkazm arasında bir ilişki olabilir mi? oysa bu kadar düşünmeye gerek yok. kiraz ağacı dediğine göre olay açık. gelin birlikte çözelim:

    kiraz ağacı denince akla ne gelir? kiraz. çatal kiraz. yani koparılıp kulağa küpe yapılan kiraz (her kız çocuğu bunu bir kez denemiş olmalı; ben erkek halimle denediğime göre). peki meme denince akla ne gelir? meme ucu. böyle büyük. kalamata zeytin iriliğinde. yani ahmet altan diyor ki "kiraz takılabilecek irilikte ucu olan bir çift kadın memesinin fetişiyim, yalarım yirim" diyor. aslında bu kadar basit. işin içine "vatanı satmak" fiilini de koyuyor ve böylelikle bu konuda sınır tanımayacağını, kutsal vatanı bile tanımayacağını, hatta dünyanın anasını satacağını söylüyor. "azmak" fiili ile ilgili bir durum olabilir.

    şimdi görseldeki kadının memesinin ucunda bir kiraz asılı olduğunu düşünün (yani düşündürmek isterdim ama elimde fotoşop yok). işte ahmet altan onu kastetmiş. ulan ağzının tadını da biliyormuş. işin içinde vatanı satmak olmasa neyse. takdir üstüne takdir eder, "abi yavaş ye boğazında kalmasın" derdim. ama vatana dokunmayacaktın abicim. cık.
    (eksiksizuyum, 21.05.2008 12:40)
  19. -vatanı bir kiraz ağacına ve kadın memesine satarım.
    -valla bende 6 mürdüm eriği ve bir de 34-b sütyen var, ne diyorsun?
    -sattım gitti.
    (sürrealist, 21.05.2008 13:19)
  20. kitaptan* bir bölüm

    tanrı, kumandanlar ve memeler

    ben bir tanrıya iman edeceksem, kiraz ağaçlarını ve kadın memelerini yarattığı için iman ederim.
    ben bir memleketi seveceksem, generalleriyle dalga geçilebildiği için severim.
    kendi yarattığı kadınları örtülere ve evlere hapseden tanrılarla, savaşları çok ciddiye alan
    memleketlerle pek ilgim yok benim.
    "bak çocuğum, şu benim yarattığım memelere, bacaklara, kalçalara bak, şu salıntılı yürüyüşlere
    bak evladım" diyen bir tanrıyla dostum.
    arada bir başımı okşamalı benim tanrım, "işini elinden geldiğince iyi yap, sonra da hayatın
    alabildiğine tadını çıkar" demeli, dostça uyarmalı beni, "iyi yaşa, öbür tarafta neler olacağı hiç
    belli değil."
    böyle bir tanrı var.
    ben çalışırken başımı okşuyor.
    ben gezerken, önüme sahiller dolusu bronzlaşmış memeler, biçimli bacaklar, sıcak gülümsemeler
    çıkartıyor, "bak" diyor, "bak neler yaratmaya kadirim."
    tapıyorum ben o tanrıya.
    sonra memleketler var.
    generalleriyle dalga geçen memleketler.
    bir karikatür çiziyorlar, üç karelik bir karikatür.
    kahkahalarla güldürüyorlar beni.
    birinci karede, siperde yatmış askerler görülüyor, başlarında generalleriyle bekliyorlar.
    ikinci karede komutanları, elinde kılıcıyla siperden fırlayıp, "hücum!" diye bağırıyor.
    üçüncü karede, ileri fırlamış komutanlarını siperdeki yerlerinden bir milim bile kıpırdamayan
    askerler, "bravo!" diye bağırarak alkışlıyorlar. dördüncü karede ben gülüyorum. kiraz
    ağaçlarının ve kadın memelerinin arasında geziyor ve tanrıya tapıyorum.
    generalleriyle dalga geçen memleketlerde dolaşıyor ve o memleketleri seviyorum.
    bir kiraz ağacıyla bir kadın memesine, onların değerini bilmeyen her memleketi satmaya hazırım.
    sat diyor zaten benim tanrım, "kadın memelerine bakmayan ve generallerini çok ciddiye alan
    memleketleri sat gitsin, ilgilenme onlarla, ben sana yalnızca bir memleket değil, koca bir dünya
    verdim, onu sev, ben sana senin zevklerini, kahkahanı paylaşan yeryüzünün her yanına dağılmış
    kardeşler verdim, onlarla eğlen." iyi bir tanrı benim tanrım. çok geniş bir memleket benim
    memleketim. kiraz ağaçları ve kadın memeleri bizim iman ettiğimiz mucizeler.
    generaller bizim güldüğümüz karikatürler.


    bir kitaptan cımbızla cümleler seçip polemik yaratmaya ne meraklıymışsınız arkadaş, görsel olayına hiç girmiyorum...
    (depresif, 21.05.2008 13:38 ~ 14:00)
  21. bakıyorum memleketime her hafta başka bir polemik dönüyor. her geçen gün yeni bir "düşman" buluyoruz kendimize kendi içimizden. ve bu iş çok profesyönel yapılıyor. uzun bir konuşmanın, uzun bir yazının bir cümlesi alınıyor, eğriliyor büğrülüyor, bambaşka bir manaya getirtiliyor sonra lönk diye önümüze çıkıveriyor.

    birileri avazları çıktığı kadar bağırıyor "şu şerefsiz var ya ahan da böyle böyle demiş" hayır aslında o "şerefsiz" öyle öyle dememiş ama birileri ya ahmaklıklarından ya da ahlaksızlıklarından, o "şerefsizi" milletçe yaptığımız popülizm ve şovenizm soframızın ana yemeği olarak sunuveriyor altın tepside.

    sonra ne oluyor? "duyarlılar" çıkıyor meydane, ilk tepki onlardan geliyor. bu "duyarlılar"ın mevzu bahis konuşmanın tamamını dinledikleri, yazıların tamamını okudukları henüz görülmüş şey değildir. onlar zaten okumaya üşenen insanlardır. koca paragraftaki çarpıtılmış bir şekilde "şerefsizi" kamçılamakta kullanılan tek cümleyi okurlar, o da onlara yeterdir.

    en ağır tepki bunlardan gelir. ya "şerefsiz"i öldürmekle ya da vatandan kovmakla tehdit ederler. bazen "şerefsiz"in aptallıkla, toylukla vesair yetersizliklerle suçlandığı da gözlemlenmiştir.

    ikinci tepki dalgası orta akımdan gelir. o kadar çok kişi "şerefsiz" hakkında konuşmuş, fikir beyan etmiştir ki fikir sahibi olmamak mümkün değildir artık. başkalarının fikirleri zaten fikir sahibi olmak için yeterlidir. ayrıca bilgi sahibi olmaya gerek yoktur. bir kaç şovenistin "şerefsiz ahan da böyle böyle demiş" cümlesi bilgi namına yeter de artar bile.

    bunların tepkisi o kadar ağır olmaz. genelde tanrıya havale ederler "allah belasını versin" "allahından bulsun" gibi. bazen ilk grubun tepkilerine de ortak olunur ama şiddeti onları asla geçmez.

    en sondan da korkaklar gelirler. ana akım ne diyorsa o doğrudur. herkes yanlış biliyor olamaz ya!? herkes o "şerefsiz" için şerefsiz diyorsa doğrudur herhalde.


    evet hikaye aynen böyle yürüyor. onlarca örnek sunabilirim. hemen aklıma gelenler mesela, aysun kayacının meşhur çoban lafının bambaşka yerlere çekilmesi gibi, hrant dink'in türk kanı mefhumunun başına açtığı işler gibi ve işte en son altan'ın vatanı satarım lafı. dikkat edin, hiçbirisinde yazan/söyleyen kişi insanların kastetikleri şeyi söylemez. bir kere okumanız/dinlemeniz yeterlidir. ama kimse yapmaz bunu. damgalarız ve geçeriz.
    (tuygun, 21.05.2008 13:51)
  22. ben de satarım anasını satayım, niye satmayayım? eğer bir memleketin okumuş kısmı, aydın gençliği; milliyet gazetesi tadındaki başlıklardan gaz alıp, sorgulama yetisini kullanmadan, ağzından tükürükler saçarak bir edebiyatçıyı yargılayıp suçlu buluyorsa; "annesinin onu sıçmasından", adamın "godoş"luğundan bahsediyorsa sat gitsin amına koyayım, zaten çivisi çıkmış oranın.

    sürekli güdülmek istenen, kalıplarının dışına çıkamamış, varlığını bile anlamamış köyün sürüsüne; en sevdikleri, taptıkları, insanlığından çıkarıp putlaştırdıkları liderden geliyor :
    "sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" mustafa kemal atatürk...

    devam edin, edebiyatı, edebiyatçıyı karalayın, söz sanatını anlamayın, nü resmi ortun. sanatçıyı hedef gösterin, polemik yapın. sen böyle yaptıkça benim daha ucuza satasım geliyor senin vatanını!
    (kornish, 21.05.2008 14:13 ~ 14:19)
  23. abazanlıkta sınır tanımayan yazarcıklardan yanarlı dönerli tabak içinde karşımıza gelmiş laf salatası.
    (gegenteile, 21.05.2008 15:16)
  24. vatandaki nice kiraz ağaçlarını, nice kadın memelerini hiçe satan bir yaklaşım olmakla birlikte; yapılabilecek en mantıklı şey, vatanı kiraz ağaçları ve kadın memeleriyle bir bütün olarak sevmektir.
    (harbegidensarısaçlıçocuk, 23.05.2008 15:14)
  25. üzerinde durulmaya deymeyecek kadar kişiliksiz bir adet laf sürpüntüsüdür.
    (lost knight, 23.05.2008 15:21)
 sayfa  / 2