ingmar bergman filmidir. ingmar bergman bu filmde bir arkadaşının günlüklerinden yola çıkarak yapmıştır bu filmi.sekansımız
alma borg adında bir kadının kocasının günlüklerinden ve kocası ile birlikte gittiği adadan bahsetmektedir. bay borg sanatçı bir kimliğe sahiptir ve adada dönüp dolaşıp resim yapmaktadır karısı ise sıradan bir ev kadınıdır.
öykü ilerledikçe adamımız adada gezerken o adanın sahibinden davet alır ve bir çok aristokrat kişiyle tanışlır tanıştırılır. aslında tipik bir david lynch filmi demek isterdim ne var ki ötesinde bir film. bilinç ve bilinçdışı arasında ki çizgide ilerlemektedir. tiyatro motiflerini de gördüğümüz güzide bir bergman filmi.
karısının son konuşmasından...
bir erkekle uzun süre yaşayan bir kadın,
ona benzemez mi ? onu seviyor,
onun gibi düşünmeye çalışıyor.
onun gibi görüyor
böyle şeylerin kişiyi
değiştirdiği söylenir,
bu yüzden mi diğerlerini
görmeye başladım ?
ya da gerçekten var mıydılar ?
zannedersem...
onu daha az sevmiş olsaydım
ve onu kuşatanlardan dolayı
bu kadar endişelenmeseydim,
onu daha iyi koruyabilir miydim ?
ya da kıskançlığımdan dolayı
onu yeterince
sevemediğim için mi ?
onun "yamyamlar" dediği
şeyin sebebi mi...
bu yüzden mi her şey bizim için
bu kadar kötü gitti ?
ona çok yakın hissettim.
bazen o da bana
çok yakın hissedecekti.
bir keresinde, çok kararlı söyledi.
eğer onu her seferinde
takip edebilseydim !
düşünülecek çok şey var...