fragmanından etkilenerek, vampir vsr türlü yaratık aşkımızın da gazına gelerek şişirilmiş beklentilerle gittik, hayalkırıklığına uğrayarak çıktık. ama bu giriyi başkasından okusam da giderdim, vampir aşkı işte, en azından fantastik bi kaç yaratık gördük, gözümüz gönlümüz açıldı. gerisi boş.
sırtını görselliğe yaslayan bir film van helsing. yönetmen, kahramanımız van helsing'e adventurous bir kişilik yüklemek dışında, filme en ufak bir yenilik getirmemiş. ayrıca vampir hikayelerinin, çıkış noktası olan "korku trendi", bu film ile izleyici üzerinde 'şurda bitane olsa da haklasak' etkisi yaratan kahramanlık trendine dönüşmüş. işin içinde dünyalar güzeli bir prenses de olunca; ne vampir tanırsınız, ne de kurt adam. sonunda sinemadan van helsing olarak çıkar, bir süre sonra kendinize geldiğinizde ise filme burun kıvırmaya başlarsınız.
[spoiler olabilir] fazla esnediğim için kaçırdım mı acaba, van helsing kimdir, neyin nesidir,kilisenin merdivenlerine gökten mi düşmüştür, yoksa,o da şeytanla anlaşıp mezarından mı kalkmıştır, insan evladı mıdır yoksa metafizik bir yaratık mıdır, anlayamadım.
kendisi hakkında gördüğüm tek ipucu, filmin sonunda ölen anna'yı tutuş şeklinden nekrofili olduğu.
bram stoker'ın yarattığı dracula ve abraham van helsing efsaneleri üzerinde baya bi oynama yapan fakat buna rağmen izlemesi pek keyif veren, hafif bir çizgi roman tadı olan film. devamının çekilmesini şahsen dört gözle beklemekteyim. kate beckinsale'ın da bu filmden sonra insan olmadığı anlaşılmıştır. **
soundtracki muhteşem olan, transylvanian horses adlı müziğinin ne yazık ki bir süredir atv ana haber'de kullanıldığı film. hugh jackman'in varlığına rağmen filmde bayıldığım karakter "count vladislaus dracula"* olmuştur. aktörün gerçek halini gördükten sonra da baygınlığım filmle sınırlı kalmış, öteye geçmemiştir...
kont dracula rolündeki richard roxburgh un performansının zirvede olduğu başrollerinde hugh jackman ve kate beckinsale in oynadığı 2004 yapımı filmdir.özellikle hugh jackman ın karizmasıyla karakterini doldurduğu gözüksede film içerisindeki diyalogların yetersizliği karakterin bu yönünün vurgulanmasında zayıf halka gibi gözüküyor .anna karakterini canlandıran kate beckinsale ise güzelliğiyle filmi ciddi manada izlenebilir hale getirmiş.yan rollere bakıldığında oldukça kısır oyunculuklar göze çarpmakta ancak filmin genel işlenişi bakımından oldukça başarısız olması da bu faktörlerin oluşmasında büyük bir paya sahip.kısaca özletlemek gerekirse filmdeki gereksiz sahneler, havada kalan diyaloglar ve filmin zayıf kompozisyonu yaklaşık 130 dakika boyunca görsel efektlerle ve oyuncuların isimleriyle kapatılmaya çalışılmış.
hayatımda izlediğim en kötü vampir-kurt adam filmi. hele ki o dracula nedir öyle aman yarabbi. selenada ki hades ten farkı yok yemin ederim. filmi izlenebilir kılan tek şey anna karakterinde ki kate beckinsale. cidden filmde bir hoş bir güzel görünüyor ki sorma gitsin.