bir ilde devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi.
bol yardımcısı olan yetkili. yardımcılarına belli görevler dağıtmak sureti ile iş bölümü yapar sonra kimi valiler daa çok çalışır. kimileri de evladımı nasıl olur da amerika da okuturum diye bir yerlerden tırtıklamaya başlar.
(peng, 18.01.2005 01:26 ~ 01:27)
tanım: valilik=f(x),u(x),v(x)
f(x)=protokol koltuğu işgal etmek
u(x)=havaalanında bakan uğurlamak, karşılamak
v(x)=tören, kutlama,resepsiyonlarda hazır bulunmak
sınır koşulları:atama, tayin
fortran çözümü: x=vali
vali; devletin, hükümetin ve ayrı ayrı her bakanlığın ildeki temsilcisi ve ilin en yüksek mülki idare amiridir.
vali, içişleri bakanının önerisi, bakanlar kurulunun kararı ve cumhurbaşkanının onayıyla atanır. valilik bir istisnai memurluktur. yani memur olma koşullarını ( tc vatandaşı olmak, asgari ortaokul mezunu olmak) taşıyan herkes vali olabilir. ancak, kaymakamın göreve gelebilmesi için üniversitenin belirli bölümlerinden mezun olma koşulu aranıyorsa; valilikte evleviyetle aranır. valiliğin istisnai memurluk olması dolayısıyla, valilik güvenceli bir devlet memurluğu değildir. dolayısıyla, devlet valiyi her zaman, istediği bir sebeple görevden alabilir.
valilik meslek değil ünvandır daha çok.
recep yazıcıoğlu'nun hayatını konu alacak olan sinema filmi. yönetmen
çağatay tosun. recep yazıcıoğlu'nu
erdal beşikçioğlu oynayacak.
şebnem dönmezi de işbilir bir bürokrat rolünde izleyeceğiz.
9 ocak'ta sinemalarda olacak filmde kadro oldukça sağlam duruyor.
şebnem dönmez,
ismail hacıoğlu,
uğur polat ve
özgür çevik gibi oyuncuları izlemek mümkün olacak. çekimler; denizli, uşak, ankara ve istanbul'da yapılmış.
köprü adlı dizinin devamı niteliğindeki filmin yönetmeni, aynı zamanda köprü'nün de yönetmeni olan
m. çağatay tosun.
bir film... bir film ki türkiyemin gerçeklerini ne de güzel anlatmış. amerikanın türkiyem üzerindeki yaptırımlarını, insanları nasıl kullandığını, bürokraside üst kademedekilerle nasıl oynandığını, insanların parmakta nasıl oynatıldığını ne de güzel anlatmış. olay bir valinin sorununun yabancı yatırımların türkiye'ye gelmesi değil, yabancı yatırımı yapacak olan kişilerin işlerini gördürmek uğruna neleri, kimleri feda etmesidir.
recep yazıcıoğlu'nun da ailesinin filmi izledikten sonraki yorumları ise gerçekten çok etkileyici. kızıyla yaptıkları bir konuşmada; babasının neler uğruna öldüğünü bu kadar gerçekçi bir şekilde perdeye yansıttığı için çağatay tosun'a teşekkür ediyordu.
gerçekten de ülkemin acı gerçekleri. faydalı olan insanlar bir şekilde bir yerlerde tesadüfen(!) yok edilmekte.
spoiler
kaza yerimde yapılan araştırmalar sonrasında recep yazıcıoğlu'nun ankara'ya götüreceği belgeler bir türlü(!) bulunamamıştır.
spoiler
üstüne daha çok düşünülmesi gereken bir film.
çok uluslu yatırımlar ve özal günümüz solcuları tarafından bile sevgi ve rahmetle anılırken, milliyetçiler çok uluslu sermayelerin altında ezilmiş ve şekillendirilmişken böylesine, daimi müttefik diyecek kadar amerikan sevdalısı olmuşken hazır izlenmesi gereken bir film.
oyunculuklarla ilgili çok şey söylenebilir. ben şemsi inkaya'nın olduğu sahnelerde gözyaşlarımı tutamadım. filmden aklımda kalan en çok kendi toprağında bırakıyorum seni idi.
bizim toprağımız. ne üstünde kırmızı beyaz bir bayrak olduğu ne de türk olduğumuz için burası. bu topraklar sadece bir düzenin içinde var olmak isteyen bu halkın toprakları oldukları için kutsallar.
vatan toprağını karış karış satıyorlarken, tema başkanı 90 küsür yaşında sokaklarda it gibi titreyerek protesto ediyorken bunu yerimde oturmak koyuyor bana. bir yerlerden başlamak gerekiyor sanırım kendimizi tekrar tanımlamaya.
ne olduğunuzun, kimlerden olduğunuzun pek bir önemi yok!
özgürlük isteyeniniz olacaktır. eyvallah;ancak şu da kesindir ki yaşadığın toprak, içtiğin sudur toprak olan.
toprak namustur çoğu zaman.
annene dokunmalarına izin verir miydin? sevgiline, karına dokunmalarına izin verir miydin?
vali'yi izleyin. neden bunları yazdığımı daha iyi anlayacaksınız.
yazıcıoğlu ve anısına yaratılmış karakter yazıcı'yı çok daha iyi anlayacaksınız.
vali'yi canlandıran erdal beşikçioğlu'nun gerçekten kaliteli bir oyuncu olduğunu insanın gözüne sokan filmdir.
vali olmak, ülkemiz açısından
kaymakam olmaktan daha kolaydır. mesela kaymakam olabilecek kişilerin mezun olmaları gereken okullar sayılmış iken, valilik için böyle bir zorunluluk yoktur.
gayet iyi kotarılmış türk sineması adına bence yüz güldüren yapım. ikinci yarıdaki geriye dönüşler fazla yoğun olmasa hakkında çok daha iyi yorumlar yapılabilir belki. velhasıl son zamanlarda çıkan çöp yapımlar gibi değil. gidin izleyin derim ben.
türkiye gerçeklerini cesurca anlatan film.. içinde çok şey gizli bağırmadan çağırmadan insanın gözüne gözüne sokmadan bu kadar güzel anlatılır şemsi inkaya ve erdal beşikçioğlu'ya diyecek laf yok zaten.. emeği geçen herkesin ellerine sağlık,
devrim arabaları'nda ne hissettiysem
vali'de de aynısı hissettim gidilip görülmesi gereken bir film ayrıca..
16 ocak itibari ile 201.828 izleyiciye ve 1.550.453 tl hasılata sahip olan film (bkz:
sinematurk.com). ayakta kal, kadri' nin götürdüğü yere git, şeytanın pabucu gibi filmlerin kol gezdiği günümüzde gerçekten sinema izlemek isteyenlerin gitmesi gereken bir film. ülkemizde namussuzlar kadar namuslularında var olduğunu ve içinde bulunduğumuz acı durumu anlatan güzel bir çalışma olmuş. mukakkak izlenmeli.
"iyiler kazanır kötülükler kazınır dediler" demek istediğim film.
sonunu bir türlü anlamadığım anlayamayacağım da bir film. en azından farklı bir sonla bizi şaşırtabilirlerdi. filmde çok büyük boşluklar var. arazi ne oldu, peterson ne oldu, veysel ne yaptı ... diye gider bu sorular.
bugün izlediğim gayet beğendiğim bir türk filmi.
---
spoiler ---
olayların güzel hazırlanıp bir anda bitmesi beni gerçekten rahatsız etti. mta'ya atılan bir çamur da söz konusu bu arada, dikkat popomuza girebilir kuralını pek uygulamamışlar ki iyi de olmuş hani. vali'nin yau ve da demesi de benim gibi bir karadenizliyi güldürmedi değil. kız kardeşimle gitmiş olmama rağmen (molasız izledik) gayet beğendik, kurtlar vadisindeki muro ve çeto gibi gerzek bölümleri olmadan atlamadan gerçeği anlamış olduk en azından.
---
spoiler ---
sözlükte de bahsedilmiş kurgu ve mantık hataları ama ben pek onları umursamadan izledim ve gerçekten beğendim, bir de sonunu tahmin ede ede filme devam etmenin rahatlığını yaşamış oldum. ailecek izlenebilecek 40 yaş üstü babaları anneleri duygulanadırabilecek bir yapım.
(panthera, 24.01.2009 18:26 ~ 26.01.2009 21:55)
aslında hepimizin bildiği derin ilişkilerin sinema dilinde anlatıldığı ve özellikle oyuncularıyla sivrilen güzel bir yapım. denenmiş, duyulmuş ve görülmüştür ki filmden çıkan herkes mütemadiyen "böyle valiler yok maalesef" serzenişiyle çıkıyor. vakti zamanında erdoğan recep yazıcıoğlu için "benim böyle 5 valim olsun türkiye'yi kimse tutamaz" demişti. gerçek manada böyle demek gerekiyor belkide. bu ülkenin bir yerlere gelmesini istiyorsak dürüst insanların bu devlet kademelerinde yer almalarını beklemeliyiz.evet uzun bir süreç ama elbet bir gün gelirler bedeli "can vermek" bile olsa...
literatürdeki en geniş tanımıyla devletin merkez örgütünün taşradaki ajanıdır. içişleri bakanlığı'na bağlıdırlar.
tipik bir ajan:
muammer güler
son derece güzel ve etkileyici bir film. herkese tavsiye ederim, çıkınca dvd sini de alıp izlemeyi düşünüyorum.
bu ülkede azda olsa kendi ülkesinin menfaatlerini abd nin metfaatleriden üstün tututan yöneticilerin olduğunu ve onlarında nasıl harcandığını bize anlatan güzel film.
amerika'nın istediğini istediği zaman elde ettiğini çok acı bir şekilde ortaya koyan film.
(ceyus, 08.02.2009 01:15)
uyarı: yer yer spoiler içerebilir.
sonunda gidip izledim filmi. öyle ya da böyle gözünü budaktan sakınmayan, elini taşın altına koymaktan çekinmeyen efsane bir adamı anlatmasından ötürü desteklenmesi gereken bir filmdir. fakat bu bile filmin özensiz çekildiği ve tatmin etmediği gerçeğini değiştirmiyor. ana temanın oldu bittiye getirilmesi, filmin bir solukta izlenebilirliği gözüme çarpan temel eksiklikler.
bir de filmi denizli'de yaşayan biri olarak değerlendirecek olayım. filmde meyhanelerin gece kulüplerinin olduğu cadde olarak bahsedilen
istiklal caddesi'ndeki gece kulüplerinin kapatılmasından sonra vali eşini ve ahbaplarını yanına alarak caddede yürüyüşe çıkıyor. o da ne? istiklal caddesi diye anılan cadde aslında
meseret sokak. herhangi bir eğlence mekanının açılmasında sorun teşkil etmeyen bir yer. bu noktada özensiz davranılmış.
meraklısına; mühendis ömer ve vali'nin yaşadığı villalar ise zenginlerin yaşadığı semt olarak bilinen
çamlık ya da
cankurtaran taraflarında olması kuvvetle muhtemel. valilik binası olarak kullanılan bina ise gerçek valilik binası değil, tarihi
denizli lisesi'dir.