• görseller

    • vaftizci yahya
    • vaftizci yahya
    • vaftizci yahya
  1. ayasofya camisinde freskleri vardır.hz.isa efendimiz ortada, meryem annemiz solunda, vaftizci yahya ise sağında kalmaktadır.güzel bir fresktir.ayasofyanın üst katındadır.saç sakal uzundur.ancak bakışları oldukça hüzünlüdür.izlediğim bir filmde acayip acayip laflar etmekteydi.filmin yönetmeni saçmalamış heralde.
  2. bir anlamda ave maria'nın yaratılmasına neden olan kişidir. meryem vaftizci yahya'nın annesi elizabeth'e ziyarete gider. kapıdan içeri girdiği anda vaftizci yahya elizabeth'in rahminde hareket eder ve elizabeth'de ave maria'nın büyük bir kısmını haykırır.
  3. aldanmak öldürür

    yahuda kralı herod…büyük herod..!
    vaftizci yahya’yı getirmelerini emrettiğinde gözlerindeki yorgunluk ve alnındaki gelgit gün kadar aşikardı. kaşları çatılmış, çenesi sarkmış, yüzü kararmıştı. zihni bir mesele ile meşgul olduğunda aynen böyle abuslaşırdı çehresi… gardiyanlar, vaftizci yahya’yı zindandan alıp huzura çıkardığında, vakit gece yarısını çoktan geçmişti.

    'uzun zamandır zihnimi kurcalayan, uykularımı kaçıran bir mesele var'...dedi herot. 'bilginlerle de konuştum, bilgelerle de konuştum ama tatmin edici bir cevap alamadım hiçbirinden. bilirim, sen peygamber soyundan gelen, aziz bir adamsın.'

    herod burda bir an durdu, bir süre süzdü muhatabını. yaltaklanmasının karşılığını beklermiş gibi…vaftizci heykel katılığındaki duruşunu hiç bozmadı. bunun üzerine herod, devam etti.

    'firavun’la musa’nın hikayesini bilirsin. hani firavun israiloğullarına musallat olmuştu da rab musa’ya kavmini alıp da mısır’ı terk etmesini emretmişti. ve musa da kavmini ile birlikte kızıldeniz’in kenarına gitmişti hani. peşlerinde firavun ve ordusu. musa çaresizlik içersinde gözlerini göklere çevirince rab, asasını kızıldeniz’e vurmasını buyurmuştu. musa asasını kızldeniz’e vurmuş ve kızıldeniz de ikiye yarılmıştı. musa da kavmiyle birlikte sağ sağlim karşıya geçmişti. peşlerinden gelen firavun ve ordusu da kızıldeniz’in bulanık sularında boğulmuştu.

    mesele şu; herşeye kadir olan rabb, niçin israiloğullarını su üstünde yürütmedi de kızıldeniz’i ikiye yarıp, deniz yatağını kendilerine yol eyledi?

    bu soru üzerine; 'hikmet öyle bir lokmadır ki senin gibi aldanmışların kursağından asla geçmez.' dedi vaftiz yahya… ve devam etti. 'ama benim vazifem sorulan her soruya doğru cevap vermektir, soran kim olursa olsun. senin sualinin hikmetine gelince… bu rabbin bir hilesidir. firavun aldansın diye kurulmuş bir tuzak'… 'çünkü' dedi yahya, 'israiloğulları su üstünden geçip kızıldeniz’i geçseydi, o zaman firavun ve ordusu peşlerinden gitmezdi. herkes bilir ki suyun üstünde yürünmez. bir mucizedir bu. halbuki deniz yarılıp da deniz yatağı yani toprak ortaya çıkınca firavun ve ordusu 'biz toprağın üzerinde yürürüz.' dediler. herkes toprağın üzerine yürüyebilir çünkü. oysa denizin ikiye yarılması da bir mucizeydi. ama firavun ve ordusu toprağı görünce mucizeyi unuttu.

    'aldandılar. ve herkes bilir ki aldanmak… öldürür!'