siyah bir dvd.
kabını yırtıyor ve kapağı açıyorum.
siyah beyaz resimler karşılıyor beni, konser kaydından seyirci fotoğrafları. öyle fotoğraflar ki, seyircilerin kalplerindeki atışı hissedebiliyorum. ama henüz dvdye ulaşabilmiş değilim. dvdyi hemen açıp izleme isteğim ne kadar büyük olursa olsun, fotoğrafları uzun uzun inceliyor ve anın tadını çıkarıyorum.
ardından fotoğraf basılı kapağı yana açıyorum, açtığım yerde de konser fotoları var ve yine siyah beyaz. coşku seyircilerin gözlerinden okunuyor, bir acelecilik, sabırsızlık. ama bağıran, kendinden geçmiş seyirci fotoğrafları değil bunlar; dalıp gitmiş bir çocuk, sessiz bir kız ya da arkadaşına sarılmış bir başka hayran. konser öncesi bekleyiş bu. "sahneye çıksınlar artık" yakarışı, heyecanlı ve yerinde duramayan seyircilerin
rammstein sahneye çıkmadan önceki son anları. aynı duyguyu ben de yaşıyorum aslında, zira hala dvdye ulaşabilmiş değilim. heyecandan ve meraktan delirmiş olmama rağmen fotoğrafları inceliyorum yavaş yavaş.
sonra kapaklardan birini daha yana açıyorum, fotoğraflarda heyecan had safhada. bekleyişin sona ermesini bekleyen gözler, tek bir noktaya odaklanmış... doğrusunu söylemek gerekirse, ben de aynı heyecanı tadıyorum bu kapaklarla, fotoğraflar beni de anlatıyor aslında. dvdye ulaşmama az kalmış, bekleyiş sona erecek, nasıl bir konserle karşılaşacağımı bilmiyor ama grubun kudretini biliyorum.
ve son kapağı açıyorum. elimdeki dvd dev bir artı işareti oluşturuyor yana, yukarıya ve aşağıya açtığım siyah beyaz fotoğraf baskılı yan kapaklarla...
konser dvdsi parlıyor.
sanırım aşık oldum.
sanki camdan bir heykelcik tutar gibi nazikçe çıkarıyorum dvdyi kutudan. dvd kutusundaki konseri izleyen seyircilerden biri olmuşum, siyah beyaz. dvd player'a takıyorum dvdyi ve sesi açıyorum. konser öncesi heyecanı gösteriyor kameralar, yerimde duramıyorum izlerken.
rammstein logosu basılı tişörtler giymiş gençler deli gibi bağırıyorlar, kapıların açılmasına az kalmış.
kapılar açılıyor ve seyirciler içeri koşmaya başlıyorlar teker teker.
ben de koşuyorum.
nimes amfi tiyatro tıklım tıklım. meydanın orta kısmı ve tiyatro basamakları, tepeden karınca gibi görünen binlerce insanla dolup taşmış. her ağızdan aynı isim haykırılıyor:
rammstein! öyle yüksek ki haykırışlar, gökyüzüne yükseliyor ve bulutlara asılıyor çığlıklar. ve müzik başlıyor.
01.
reise, reise
02.
links 2 3 4
03.
keine lust
04.
feuer frei!
05.
asche zu asche
06.
morgenstern
07.
mein teil
08.
stein um stein
09.
los
10.
du riechst so gut
11.
benzin
12.
du hast
13.
sehnsucht
14.
amerika
15.
rammstein
16.
sonne
17.
ich will
18.
ohne dich
19.
stripped
nefes nefese bir konser bu. diğer tüm konserler, bu görkemli gösterinin yanında ev partisi gibi kalıyor. ışıklandırma, atmosfer, ses düzeni, kostüm, ateşler, fişekler her şey ama her şey kusursuz. gözlerimi kapatıp sadece sesi dinlesem bile hissedebilirim yüzüme değecek konfetileri,
till lindemann'ın alev püskürtüşünün sıcaklığını, ter içinde kalmış seyircilerin ateşini.
reise reise bir yükseliş, hazırlık.
links 2 3 4 ile nabız atışım bile ritme giriyor.
keine lust(arzulamıyorum)'un aksine arzu doruk noktasında.
feuer frei ile iyice coşturuyor
rammstein.
asche zu asche de mikrofonlar alev alıyor.
morgenstern ile koro ilahileri yükseliyor.
mein teil'de
flake bir güzel pişiyor ve kanlı aşçı kıyafeti ile
till seyirciyi deli ediyor zevkten. ardından
los'un temposu sarıyor konser alanını.
du riechst so gut ile tempoyu yükseltiyor ve hemen ardından gelen
benzin ile seyircinin damarlarını "gasoline" ile dolduruyor grup. patlamaya hazır seyirci
du hast ile nirvanaya yükseliyor. onun kadar gaz olan
sehnsucht, tüm konser seyircisinin kendisinden geçiriyor ve kalabalık dalgalanıyor resmen. sonra
amerikayı söylüyor
rammstein, tam o sırada kameralara
amerika bayrağı takılıyor ama bayrakta yıldızların bulunması gereken yerde
rammstein şeklinde bir yıldız topluluğu var. ortalık bu şarkının ardından sapsarı kesiliyor,
sonne ile güneş doğuyor konser alanına. son bir yükseliş ile
ich will diyor till, "istiyorum sizin enerjinizi". sonra gaza gelmiş topluluğu yatıştırıyor
ohne dich ile. son olarak botla kalabalığın arasında gezinen oliver ile,
stripped ile veda ediyor
rammstein.
öyle bir gösteri ki, izlerken soluksuz bırakıyor kişiyi. fransa konseri bittiğinde ben de bitiyorum yorgunluktan. ama dvd'nin bana sundukları bitmiyor. daha 35 dakikalık gösteri daha var.
ingiltere: brixton academy, londra / 2005-02-03 to 2005-02-05
01.
sonne
02.
rein raus
03.
ohne dich
04.
feuer frei!
toplam 18 dk.
japonya: club citta, tokyo / 2005-06-03
01.
mein teil
02.
du hast
toplam 11 dk.
rusya: sport complex olympiski, moscow / 2004-11-28
01.
moscow (special)
5 dk.
dvdyi çıkarıp kutusuna geri koyuyorum.
bu adamlar insan enerjisiyle besleniyor olmalılar.
anlatılmaz yaşanır bir konsermiş, orada olamadığıma üzüldüm.
biliyorum belki son bir cümle ile toparlamam lazım ama
rammstein'ı anlatmayı başarabilecek bir sıfat bulamadım.
başarılı,
mükemmel ve
adrenalin dolu ifadeleri yeterli değil, kesinlikle değil..
kısaca "140 dakika süren bir orgazm" diyebilirim bu konser için...
(kapak:
http://www.rammstein.de/...)