|
|
- manuel bir şekilde seferi express yapan şofördür..
- orospu çocuğudur
- çok enerjiktir. bunu götüne soktuğu duracell'e borçludur. zira otobüslerin belli bir kalkış-varış saatleri vardır. bu saatleri yakalamak için molaların yerleri ve saatleri değiştirilir. şayet hem mola yerinde durup oruç tutmayanın hem de iftar ya da sahurda durup oruç tutanın gönlünü etmeye kalksalar bu sefer de herkes niye geçiktik diye bik bik edecektir. molaysa mola. herkes beraber idare etsin.
- aslında gayet normal bir olgudur. şöyle ki eğer firma yetkilileri belirlenen güzergahta mola verilmesini uygun görmemişse mola verilmez. genellikle gündüz güzergahlarında hemen hemen her otogara girileceği için otogarda mola adı altında kısa ama öz molalar verilir. ama kafasına göe mola vermeyen otobüs şoförleri çok değildir.
(phriksos, 05.10.2005 19:41 ~ 06.10.2005 13:07)
- hiç de sevmem ülkemde görülen her eksikliğin "var ya abi avrupalılar aşmış bunu bak hede hede yapıyorlar" demeyi ve denmesini ama bazen de hakikaten şaşırtıyorlar insanı.
ispanya'da barcelona'dan madrid'e giderken yolda namaz vakti geldi. çok da düzenli namaz kılmasam bile yurt dışında insan ülkesine dair herşeye daha bir özenli oluyor.
şöföre nasıl söylesem ispanyolca bile bilmiyorum derken neden sonra aynada göz göze geldik adamla. sanki bir şeyler söylemek istediğimi anlamış gibi dikkat kesildi. ben de ellerimi namaz tekbiri gibi kulaklarıma götürdüm. adam gözlerini onay manasında kapatıp açarak başını salladı. ben de merak ettim ne anladı şöför ne demek istedi diye. sonra da vazgeçtim aman kazasını kılarım madrid'de diye. beş dakika geçti geçmedi anayoldan çıkıp bir köy yoluna girdik. küçük yemyeşil şirin bir köyün istanbul'daki orta halli bir camisi büyüklüğünde oldukça estetik bir cami önünde durduk. sonradan öğrendim bir emevi köyüymüş. şöför eliyle beş dakika diye işaret yaptı bana. kimse bir şey demeden indi otobüsten ve yeşilliğin tadını çıkarıp ilerideki köy çeşmesinden su içti. ben de şok içerisinde gittim farzını kılıp hemen geldim. ben gelince de herkes otobüse geri bindi ve yola devam ettik. yok şöför kılsaydı adam müslüman diyecektim ama bilemedim. e herkes huzurlu ben de huzurlu. madrid'e de bilette yazdığı saatte ulaştık. ne var barış içinde yaşayıp gitsek ve şu hoşgörüsüzlüğü bıraksak bir kenara?(genolog, 11.06.2008 17:41 ~ 21:37)
|