bilimum kel ya da kelleşmeye yüz tutmuş hocalar.
kıl olmak için fırsat arayan hocalardır. saç-baş bahanedir.
doğrusu uzun saçlı erkeklere kıl olan hocalar olmalıdır. memlekette tüm öğrenciler asker gibi gezmiyor nitekim.
(bliss, 01.10.2005 04:49)
insanları dış görünüşüyle,hiç tanıma gereği bile duymadan yargılayan,çağın hala çok gerisinde yaşayan,selam bile verilmeyesi hoca tipi.
genel olarak kurdukları cümle; evladım kestirsene saçını..takiben kuracakları cümlelerse;
"hala kesmemiş"
"yarın okula böyle gelirsen kendi ellerimle keserim ona göre"
akıl metrajı kıl olduğı o saçlardan muhtemelen daha kısa olan meslektaşlarımdır. ya da kıl oluşları kıl boyutlarıyla basitleşip gitmiş kimselerdir.
kılla tüyle bokla püsürle uğraşan cahil uzmanlar, uzman cahiller.
ders sırasında, sınıfın arka tarafında oturan (kafasını masaya koymuş olan) bireye; "konu hakkında sen ne düşünüyorsun hanım kızım" deyip. sakallı bıyıklı bir erkekle karşılaştığında da durumu bozuntuya vermeden sorusunu yineleyen hocadır (rencide etmek onun işi).
aynen yaşanmıştır.
(elera, 19.06.2008 23:16)
zamanında, sınıfta olmama rağmen, "gelmedi mi bugün
ortega?!" diyerek güya bana lakap takmış bir hoca vardı.
rafet arıkan, namı diğer
kansız...
uzun saçlılara kıl olan hocalardan mıydı bilmem ama bana kıl olduğu kesindi. kendisiyle ilgili anılarımı arayan bulacaktır.
sene geçen sene heralde, hocanın biri nedir bu uzun saç, adama benzeyin gibilerinden bir şey dedi, emre aydın hayranı olmasam da adam nedir dedim içimden, hocaya bir şey demek yemedi tabi, çünkü işin ucunda dersten kalmak da vardı. diyeceğim şu ki; bırakın gençleri rahat etsinler, edeb ya hû. siz kendi işinize bakın, makale yayınlayın, öğrenciler soru soracağı zaman sizleri odanızda bulsunlar ne bileyim işte dedirten hoca güruhudur.
tabi bunun '' kendilerince '' haklı sebepleri olabilir. ama insanı tanımadan fikir edinmek ancak bu tip insanlara mahsustur ve kaale alınmasına gerek olmayan insan tiplerindendir. eyvallah edilmemesi kesindir . herhangi birşekilde saça,başa,kılığa laf atıldıysa eğer ''laf''ı söyleyip yerlerine oturtulmalıdırlar
küçük kareli gömlekler giyip, pantalonlarının içine sokarlar illa ki... yazın asla tişört giymez, kısa kollu gömlek giyerler. kesin beş dakika sevişirler. söylemeye gerek var mı? saçları kısadır, kıpkısa değil orta kısa. zira hiçbir şeyin aşırısı doğru değildir.
benim herkes eğitimini istediği kıyafetle ve traşla yapmalı anlayışıma aykırı davranan hoca prafili.
kendilerini hala 1980 yılının kanlı günlerinde sanan eskinin ülkücüleri yeninin kocamış kurtlarıdır.(en azından benim tanıdıklarım boyle idi)