uzunluk kavramı göreceli bir kavram iken, genel olarak halk arasında kulak memesini geçen saç için uzun saç denir. askeri okullarda ya da buna benzer disipline sahip okullarda ise, parmak kalınlığını geçen saç uzun saç damgası yer ve sorun oluşturur.
modern toplumda kesilmesi şart koşulan saç. halbuki insanın uzun saça ihtiyacı vardır. tarih boyunca romalı piçlere kadar sürekli uzun saç hakimdir toplumlarda. fakat roma zamanında senatörler gibi yüksek gömlektekiler kısa saç bırakmayı mağrifet saydıklarından ve halkın geri kalanı da ilerleyen zamanda buna özendiğinden günümüze kadar böyle gelmiştir.
tarihte barbar kavimlerin erkek üyelerinin orijinal saç şeklidir. erkeklerde kısa saç ise tarihte ilk olarak julius caesar'ın ordularında görülür. çünkü caesar uzun saçı yasaklamıştı. nedeni ise barbarların askerleri saçlarından tutup boğazlarını kesmesiydi.
her kızın ergenlik döneminde isyanlarda olup saçını kısa kestirdiği görülmüştür, zaten o ergenlikten şişmiş suratın ve sivilcelerinle kısa uzun farketmez. ama efendim sora uzatılır balyajlar gölgeler.. e normalide bu zaten. ama erkeklerde olmuyor, yakışmıyor, yakıştıramıyorum belkide sorun bendedir.
erkekte uzun saç hor görülmesi gereken bi durum deildir yakışana yakışır o ayrı ama uzun saçı serserilik olarak nitelendiren insanlara şunu belirtmek isterim ki uzun saç sünnettir serserilik deil.
bakımını yapamayanların bırakmaması gereken saç türü.saçlar uzadığı halde bakımı düzenli olarak yapılamıyorsa saç kendi başına hareket etmeye başlar,sabah kalkıldığında siz ne kadar yatırmaya da çalışsanız o yatmamakta ısrar edecektir.haklıdır da,zira siz ona gereken ilgiyi göstermemişsinizdir..bu gibi bir durumda tembellik sonucu kunteperizm durumu ortaya çıkabilir.ayrıca düzenli yıkanmadığında dökülen saç sayısı/gün oranı bir önceki günün karesi şeklinde artış gösterebilir.bu durum farkedilip saçlar kestirildiğinde ise yanlardan arkaya doğru açılmış iki adet yol farkedilebilir,şaşırılmamalıdır.ayrıca saçlar uzunken eğer mevsimlerden de yazsa, şehir hatları vapuruna binilip üst kata çıkılarak saçlar rüzgarın nazik ellerine bırakılabilir.sonuç olarak uzun saç kişiye yakışıyorsa iyidir-hoştur fakat düzenli bakımı yapılmalıdır aksi takdirde saçlarda kısa bir sürede "benim sırma gibi saçlarım vardı..ahh ah!.." durumu ortaya çıkabilir.
saçın dökülmesinin uzun yada kısalıkla alakası yoktur.dökülecek saç zaten dökülür gider.isterse 1 metre uzun olsun isterse 1 cm kısacık olsun dökülecekse dökülür.uzun saç bakımı zordur,ama sonuç olarak karizmadır buna kim nederse desin.kolayca şekil verilir,istenilen yere taranır.ancak yıkanmalı ve bakım yapılmalıdır.yoksa kötü bir görüntüsü olur.uzun saçları birde çabuk kırılır ve bu yüzden uçlarından arada sırada kesilmelidir.bir ay önce benimde vardı uzun saçlarım ama kestirdim olsun gene uzatıcam gene uzatıcam.saçlar arada kestirip kendine getirilmelidir bu da benden tavsiye olsun.
erkeği çekici kılan dış görünüm özelliklerinden biridir. '70 sonu ve '80lerde patlama yapmıştır.
en keyifli ve vurucu propogandası da hair müzakalidir.
eğer saç bakımlı ve güzelse cinsiyet ayırt etmeksizin herkese çok yakışır. yolda yürürken güzel saçlara bakmaktan yanımdakini dinleyemediğim dahi olmuştur. kişisel favorim, (bkz: kıvırcık saç)
uzatmaya çalışan erkeğin hayatla imtihanıdır adeta. (çılgın tanım)
2 senedir saçlarımı uzatmaktayım. benim hevesim üniversiteyi kazanan her gencinkinden bir hevesti. cidden maddi&manevi zor bir olay. hani, "çılgın zorluklara, baskılara rağmen" uzatmadım elbette saçımı; ama yine de zor. belki bir, iki ay ömrü kalan bu saçlara (yazın çok fena) az önce banyoda bakarken aklıma geldi bir şeyler yazmak. maksat başlayanların, başlayacakların demoralize olmamaları.
insan saçını herhangi bir sebepten dolayı uzatmaya karar verebiliyor. uzun saçlı birine duyulan hayranlık, hava atma, şekil, imaj, "uzun saç benim isyanımdı." düşüncesi... kimsenin düşüncesini sorgulayacak değilim, her biri kendi içinde mantıklı sebepler.
ben, hani bir umut, 90ların ortasındaki jon bon jovi havasını (en azından saç olarak. gülmeyin lan!) yakalarım diye uzatmaya başladım saçları (şimdi berber parasından tasarrufa ve soğuktan korunmaya döndü iş. o ayrı). acayip düşüncelerim vardı tabii. lise de bitmiş, o saçlar üniversite başlayana kadar uzar (oha), jon bon jovi'ye benzer, alemlerin yılanı olursun. 'ey yavrum 'ey. her neyse.
saç uzatma olayında zorluk seviyesi şudur benim bildiğim kadarıyla:
düz saçlı(novice), hafif dalgalı saçlı(easy), dalgalı saçlı(medium), kıvırcık saçlı(hard, godmode, ne derseniz artık). kıvırcık saçlı olup da saç uzatmak hakkındaki detaylı bilgi için ayqch'a yolluyorum sizi.
lise sonrası bir saçın omuzlara kadar uzaması ortalama olarak 1 - 1,5 sene arasını bulur. bu ölçüt bünyeden bünyeye değişir tabii. bu esnada türlü türlü öneriler/dedikodular duyarsınız etraftan. "düzenli olarak kuaföre git.", "bi yerden sonra sürekli şapka/bere ile dolaşmak gerekiyormuş.", "yazın çok sıkıyormuş." vs. uzun uzun tavsiyeler sıralamak istemem; ancak çevrenizde saçı sizinkine benzeyen ve saç uzatan/uzatmış birileri varsa, tavsiyesini alacağınız tek kişi o olsun.
yazı fazlaca "yeni başlayanlar için saç uzatmak" tadını almadan ben olayın artılarını ve eksilerini sıralayayım.
saç uzatmanın kötü yönleri şunlardır:
-saçın genellikle şekilsiz durması.
-atılan laflar, yapılan imalar falan filan.
-eskiden zorla sürükleyen babaya "bayram namazına beni kaldırcan mı?" dediğinizde alınan "kem küm. yok oğlum uyu sen." cevabı.
-anne babanın sonu gelmez "ee ne zaman kestircen" soruları.
-dede, nine gibi aile büyüklerin yanına giderken yaşanan korku.
-kurutmak için uzun süreler harcamanız.
-kısa saçlı bir insanın 2-3 katı şampuan harcamanız.
-unisex kuaförlere, bulamazsanız bayan kuaförlerine gitmek durumunda kalabilmeniz.
-tokanın, evden çıkarken alınacaklar listesinde cep telefonu ve cüzdanın yanına yerleşmesi.
bütün bunlara rağmen eğer birisi gelip de bana saç uzatsam mı diye sorsa cevabım evet olur. çünkü saç uzatmak güzeldir, zevklidir, her şeye değer. yılın 364 günü saçınız bir boka benzemeyebilir; ancak tek bir gün, saçlarınızın çirkin olmadığı o tek bir günde headbang yaptığınız rock konseri, kız arkadaşlarınızdan aldığınız "senin saçların benimkilerden güzel ya." iltifatı, kız arkadaşınızın saçınızı sevmesi veya rüzgara karşı yürüdüğünüz bir an hepsine değer. ne yazıktır ki modern dünyanın bir parçası olmadığı doğrudur. geleceğin efendi ve prezantabl insanları olacağımız için veda etmemiz gerekmektedir.
lise sondayken ikinci dönem rapor almaya yakın - o zamanlar rapor alıyorduk şimdi nasıl bilmiyorum-çevremde nasıl oldu neden oldu bilmiyorum ama bir anda bütün erkekler saç uzatmaya başladı. bir anda kendimi gaza gelmiş bir halde saç uzatırken buldum. hemen çevreden tepkiler gelmeye başladı. sana yakışmaz, delikanlı adam saç uzatmaz gibi. neyse okul bitti mezun olundu. bu saç uzatmanın evreleri vardır. en pis evresi de de uzatmaya başladıktan sonra 4-5 ay sonraki dönemdir. ne yapsan şekle girmez, şapka takarsın oradan buradan saçlar çıkar, denize girersin çıkarsın acaip bir yaratığa dönüşmüssün. falan filan işte benim bu devre şans bu ya, yaza denk geldi bu dönem bende. resmen bir yaratık gibi dolaşıyorum ortalıkta.5-6 aydır saça makas değmemiş, kafamın da kocaman olması yüzünden garip bir insanım hani sevgilim-o zaman sevgilim bile var- benle buluşmuyor bile, buluşsa bile kavga dövüş saçımı kestirmeye çalışıyordur. neyse bir şekilde o dönemler atlatıldı saçlar omuzlara döküldü. ilk berber heyecan bir şekil verilecek. bu arada baktım insana benzemiyorum bari sakalıda kesmiyem demişim2 aydır sakal traşı da olmamış bildiğin bir homo sapiens gibi ortalıkta dolaşıyorum. gözünüzde canlansın diye http://www.primates.com/... şöyle bir şeyim işte. tabi vücut biraz daha kılsız ama saç sakal böle tanınmıyorum. kuaförden çıktım-berber değil- aynaya bakıyorum bambaşka bir ben beckham diyecem değil, johnny depp diyecem değil ama ikisinin arası bir şey. öyleyim yani. sevmiştim uzun saçlı halimi, bir heves olarak başladı sonradan kendimi kısa saçlı düşünemez olmuştum. hatta hatta saçımı askerden önce hayatta kestirmeyi bile düşünmüyordum.(bkz: türk silahlı kuvvetleri/!yako). saç yüzünden dedem bile küsmüştü ben yine kesmedim başka türlü gönlünü aldım. güzel bir şeydi uzun saçlı olmak. 4 sene geldi geçti, askere gitmeme daha var gibi görünüyor ama yazın kestirmeye karar verdim. bazı sebebleri var bunlardan bazıları;
- hala bir iş görüşmesi olsun, staj görüşmesi olsun herhangi bir sebebten dolayı ciddi bir görüşme olsun ne kadar bakımlı saçlara sahip olursanız olun, ne kadar temiz kıyafetlerle gitmiş olursanız olun "-" puanla başlıyorsunuz, bu bir gerçek tabi ki istisnalar vardır elbet.
- geçen gün sırf uzun saçlıyım diye hacı teyzenin biri evini bana vermedi,ne bu satanist gibi adama ev vermem ben dedi. çok da güzel bir evdi çok feci sinirlendim.
- en acısı ve en önemlisi geçen aynaya baktım, saç kalmamış baya baya seyrelmiş kestirmenin vakti gelmiş artık.
kısacası uzun saç; bakması zordur, eğer bu uzun saç erkekte ise tepkilere maruz kalınabilir, tepkiler alabilirsiniz, ama ne olursa olsun alıştı mı birkez insan uzun saçlı olmaya saçını kestirdği gün rüyalarına girer.
haydarpaşa anadolu lisesi'ndeki "nafiye" adlı beden öğretmeninin saçına verilecek sıfat.
bu şahıs saçını üstten iki kere dolamak suretiyle topuz yaptığında bile saçı arkadan kötüne kadar ulaşmakta olduğundan,normal halinin ayağına kadar olduğundan korkmaktaydık okulca!
erkeklerin çekiciliğini bakımlı ise 20x yapan uzuv.
yurdum kadınları genelde "saçım uzun olsun da nasıl olursa olsun" düşüncesinde olduklarından bazılarının saçları görüldüğünde kusmaya sebebiyet verebilir. kusturacak derecede kötü olanların saçları genelde platin sarı ve sürekli fönlüdür.uçları top top yanmış ve kırılmıştır.
demek ki neymiş, hem saçımızı uzatalım hem de bakımını yapalım süpürge olmasın'mış.