görseller
uzun boylu olmak 
  
belki ilginizi çeker
  1. · geçti canım korkma ben varım yanında
  2. · unique
  3. · leylek
  4. · şizofren ev kedisi
  5. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · allahın belası piç şerefsiz altıncı nesil yazarlar
  2. · zongul ducks
  3. · tadı harika olan yiyecek kombinasyonları
  4. · ugg düşmanı ezik kızlar
  5. · kapının önünde bir yığın misafir ayakkabısı görmek
  6. · dinde zorlama yoktur
  7. · hayatın iyi bilinmesi gereken kanunları
  8. · celal erbay
  9. · gümüşsuyu asker hastanesi

uzun boylu olmak  

 sayfa  / 2
  1. tanım:
    ------------küfür var------------
    afedersin çok sikten bir durumdur.
    ---geçti canım korkma ben varım yanında---

    (alakasız not: girinin sonundaki şifreyi mesaj yoluyla gönderen ilk 3 kişi seri artı kazanma şansı yakalayacaktır)

    (doluyum bir miktar)
    neyse efenim. misal, uzun boylu insanın bir günü:
    07:00 sabah kalkıp banyoya gidilir. aynada surata bakmak için dizler kırılır.
    07:30 pantolon (elbette terziden) gömlek, kravat derken "ya bismillah" diyerek oyuna sonradan giren futbolcunun toprağı öpmesi gibi kapı eşiğinde baş eğilir.
    konu : işe gidiş
    araç: minibüs
    yeni model minibüslerdeki mük kemmel tavan yüksekliği sayesinde insanın içinde oluşan bahar tazeliği kokulu mutluluğun bozulması, “allaam nolur eski model minibüs gelmesin” şeklindeki duanın icadına denk gelir. quasimodo misali “şöför bana pağa üstü veğğdi”* şeklinde düşüncelerle varılır işyerine.

    yer: işyeri
    konu: işyerinde bir gün
    ortamdaki kapıların mucidi “seri alçak kapı tasarlayan mimar”ın gün boyu anılması artık rutine bindiği için “olm yürürken boynunu bükme lan” diyenlere içten bir “sktir git” çekmenin verdiği ikiyüzlülük akla gelir işyerindeki aynada dizler bükük vaziyette suratına bakarken.*

    “kim uğraşacak şimdi merdiveni getirmekle?” düşüncesini bir yaşam felsefesi olarak benimseyen çalışma arkadaşları nedeniyle “ya sana zahmet” ile başlayan cümleleri akıldan tamamlama yetisini bir mucize olarak algılamak aptallıktır.
    misal;
    - ya sana zahmet ...
    - (şunu uzatır mısın)
    e tabi devamı için ne umulur bilinmez. “ya sana zahmet sütyenimin kopçasını açar mısın” mı? (insanın kendisine ybsg dediği ender anlardan biridir işte bu)
    her neyse;

    hafta sonu: (bunu 2 başlık altında irdeleyeceğiz)

    yer: dış dünya
    konu: arkadaş arası eğlence

    samimi olunan arkadaşlar bu duruma alıştıklarından dolayı garipseyecekleri bir şeyleri kalmamıştır. üzülürler mi bu konuda peki? haaayyıııııırrr. peki ya ne yaparlar?
    örnek: arkadaş ortamına yeni katılan bir (hımm…bayan olsun) bayan ile selamlaşma sahnesini canlandıralım.

    ---canlandırma---
    düşünceli arkadaş – bu da bizim şizo.
    esprili arkadaş – olm eğilsene lan biraz kızın boynu tutuldu. ahhahahaha
    zeki arkadaş – şizo yavrum hadi bakiim deniz seviyesine doğru. hahahah
    ---canlandırma---

    ---burası kimseyi ilgilendirmez tamam mı?---
    bu arada hala tanışamamışızdır.(mk. böyle arkadaşlar yüzünden hiç bir kızla tanışamıyorum doğru düzgün)
    ---ağlamıyorum ben---

    yer : sokak
    konu : sokakta bir yürüyüş

    genelde sokakta kulağında müzikle yürüyen bir insan olmanın* verdiği ezikliğin yarattığı bir negatif elektrikten dolayı mıdır nedir bilinmez ama, ne zaman kulaklığı çıkarsanız bir yerlerden mutlaka bir bukle :
    - yuuuuhhh hamua goyyim boya bak laaaan.
    - şşşş. uzun! alooo. lan duymuyo lan. ses gitmiyo mu lan oraya ? eheheheee
    - lan sırık. boy kaç lan? lan mustafa dalalım mı ipneye?
    replikleriden birkaçı kulağınıza gelir. kavga etmenin kesin bir sonuç getirmediğinin farkına varalı beri sallamaz olursunuz böylelerini.

    konu: adres tarifi
    biri size adres tarif ederken, karşınızdaki kişiye kullanmaması gereken kelimeleri (her türlü uzunluk birimi) inceden inceye hissettirmeniz lazım. misal:
    - kemal abi hangisi ?
    - şu kısa boylu adam.
    yanlış! kısa boylu diye bir şey yok. herkes kısa lan! o yüzden diyorum ya bazı sıfatlar tanımlamada yetersiz bakiye verir.
    neyse;

    yer : ev
    konu: ev işleri
    perdeleri asmak konusunda baron yüzüğü statüsüne ulaşmanın verdiği bir kendini beğenmişlikten dolayı, artık perdeleri asmak zor gelmez eskisi kadar. uzanılacak her yer için vileda sopası muamelesi görmek elbet biraz canınızı sıkacaktır ama anne için çiğ tavuk bile yenir.(lafın gelişi)

    yer: kumsal
    ortam: hafta sonu denize gidelim mi la? gençliği
    söyleyecek hiçbir şey yok. sakın ola da üzülmeyin. sizden boy isteyen arkadaşınızda kabahat. hem tuzlu su midedeki mikropları öldürür.*

    yer : zirve
    ortam : ilk defa karşılaşılan sözlük ahalisi
    şu girinizi çok beğendim” sözünü bir klişe haline getirmiş (kötü anlamda değil) arkadaşlarla tanışmanın heyecanı içersinde ilk karşılaşacağınız tepki elbetteki farklı (daha doğrusu göze batan) yanınızın alacağı tepkidir. zirve sonrası nick altı girilerinizde “bugün zirvede karşılaştığım hoşsohbet arı” yerine; sözlükteki kankalar tarafından yazılan “uzun ve sempatik insan” ya da ilk defa tanışılanlar tarafından yazılan “uzun ve sempatik insan” girilerini okuyup okuyup, “önümüzdeki nickaltılara bakıcaz” demeniz gayet doğaldır. bu yüzden kendinizi suçlamayın.

    velhasılıkelam;
    uzun boylu olmak hayattaki zorluklara göğüs germektir. çünkü hayattaki zorlukların büyük bir bölümü en fazla göğüsünüze kadar gelmektedir.

    (he tabi bu yazılanları dikkate alıp da uzun boylu arkadaşlarınıza espritüel bir yaklaşım yerine “vah vah ne azap çekiyorlarmış bunlar” haleti ruhiyesine bürünürseniz sevaba girersiniz)

    unutuyordum.
    şifre: eehhehe naber len uzun?
    (şizofren ev kedisi, 12.04.2007 23:11 ~ 04.05.2007 22:26)
  2. genellikle kısa olanların özendiği fiziksel bir durum...
    (original life, 13.04.2007 01:31)
  3. uzun boylu olmak
    insanlarla rahatça göz kontaktı kuramamak
    kendinden kısa erkek arkadaş ihtimalini gün geçtikçe benimsemek
    konserde törende ne olup bittiğini rahatça görebilmek
    yerden bitme ukala sinir bozucu kızlara vücut diliyle 1metre öteden ultimaton vermek
    insanların boylu poslu ne güsel vs diyip önce yüzünüze bakmaması
    başka kızlarda normal dikkat çekmeyen eteklerin üstünüzde mini etek havasına girmesi demektir.
    (cwen, 13.04.2007 02:10)
  4. dalgın bir anda kafayı kapı eşiği, sokak tabelası vb yerlere çarpma nedeni olan fiziksel haldir. ayrıca minibüste ayakta duruluyorsa başı biraz eğmek zorunda kalındığından mecburi bir küçük emrah duruşu moduna girilir bu nedenden.
    (xanax, 13.04.2007 02:49 ~ 02:49)
  5. şehirler arası otobüs yolculuğunu işkenceye dönüştüren bir fiziksel haldir bu efendim (gerçi belediye otobüslerinde veya dolmuşlarda da durum pek farklı değil) boyun uzunluğuna doğru orantılı olarak bacaklar da uzun olduğundan otobüse binilip oturulduğu an çile başlar. işte tam bu sırada önde oturan şahısın koltuğunu yatırmaması için de dua etmeye başlarsın ki büyük ihtimalle bildiğin bütün duaları okusanda öndeki koltuğunu yatırır!! dik durmaya çalışırsın, bacaklarını geri çekersin, çapraz yaparsın ama nafile.. öndeki koltuk sanki dizlerine yapışmış gibidir. diğer bir çare olarak koridor tarafına oturup dizleri o yöne doğru uzatmak gibi gelebilir fakat bu da imkansız! çünkü muavin gelip geçerken doğal olarak ikide bir size çarpıp sizi rahatsız edecektir. son çare ise gerçekleşme ihtimali çok az fakat kesin çözüm olan yanındaki koltuğun boş olmasıdır! yan koltuğa yayıla yayıla rahat bir yolculuk geçirirsin.

    onlarca zorluk arasından sadece bu otobüs yolculuğu olayı bile kişiye gına getirebilir uzun boylu olduğu için. ve evet, türkiye'nin boy ortalamasının biraz üzerinde olabiliriz ama nefret ettirdiniz be bazı aktivitelerden bizi!

    ve son olarak

    (bkz: birtakım şeylere çok sinirlenmiş yazar)
    (bkz: dur hele bi otur sakinleş)
    (xanax, 15.05.2007 15:08)
  6. türkiye sınırları çerçevesinde azınlık grubunda oldukları bariz olan şanslı olmalarına rağmen ülke şartlarında hayli şanssız kişilerin en belirgin özellikleri.
    ayrıca içinde bulunduğum topluluk.
    bayanlarda,türkiye nüfusuna oranlarsak max yüzde 20 lik olan bu kesim hayatlarının her döneminde dış görünüşlerinin gözlerine sokulması kaçınılmaz kesimdir.
    aslında yaş gruplarına göre,irdelemek gerekir.

    __çocukluk dönemi__

    bu dönem,kişinin uzun boylu olduğunu farkettiği dönemdir.
    uzun ve iriyseniz,sınıfta çekinilen kişisinizdir.önümüze gelene yüz tekme,erkek dövmece,yaka çekiştirmece,ittirmece-kaktırmaca gibi şiddet içerikli tüm oyunların başını çeker,ilkokulun en güçlü şahsı olduğunuzdan,5. sınıftaki bir erkeğe bile kafa tutar,hanımağalık statüsü elde edersiniz.ya bu özelliği kötüye kullanır,çocukların korkulu rüyası olursunuz,ya da koruma kollama amaçlı kulllanır,iyilerin dostu,kötülerin düşmanı,süper iri! konumuna gelirsiniz.

    uzun ve zayıfsanız-ki çocukluk dönemindeki en korkunç görünüş biçimidir- önce "sen niye bu kadar uzunsun?bacakların niye bu kadar ince?" gibi masum ve anlamlı! sorularla uzun olduğunuzu kavrar,sonra "sııııııskaaaaa heebeeesuuuu sıııırııııık heebeeesuuu!hebesunun bacakları çööööpteeen hebesunun bacakları çöööpteeeeeen!" gibi çocukça aşağılamalara laf yetiştirmeye çalışır,yorulur ağlar,neden uzun olduğunuza bahaneler ararsınız.
    velasılkelam,üzücü bir çocukluktur uzun ve zayıflarınki.

    __11-14 yaş dönemi__

    bu dönem,kişinin kendini iki statüden birine yerleştirdiği dönemdir.
    uzun ve iriler,genelde bir yandan ilkokuldaki hanımağalığı burada da sürdürebilirken,bir yandan derse ağırlık verip,okulun ineklikte 1.liğine oynar,en iyisini de yaparlar.ve yine genelde,onlarla kimse dalga geçmeye cürret edemez.çünkü erkekler hala ondan kısadır.

    uzun ve zayıflar,bu dönemde yavaştan kilo almaya başlarlar.ama yine yavaş sürmektedir bu kilo alma eylemi.hala onlarla dalga geçilmektedir.bazıları zayıflıklarını "ileride benim gibi olmak için gebereceksiniiiiz nıaahahaha!" gibi söylemlerle lehine çevirebilse de,ezikliğinden kurtulamamış uzun ve zayıflar kendine spor,resim,müzik gibi ilgilenecek,işe yaradıklarını gösterecek dallarla uğraşırlar.

    erkeklerin aslında kızlardan farklı olduğunun da keşfedildiği bu dönemde,uzun ve iri kızlarımız,okulun en yakışıklı ve yüksek ihtimal basket oynayan havalı gencine kalplerini kaptırıp,gencin çıktığı kızları tenhada sıkıştırmakla uğraşırlarken,uzun ve zayıf kızlarımızın çöpten bacaklarıyla bir o tarafa bir bu tarafa süzülüşleriyle ilgilenen kesim,okulun inek erkek ya da ezik erkek tayfasıdır.
    evet böyle iğrenç,ezici ve keskin ayrımcılıklar vardır ortaokulda.

    __15-18 yaş dönemi__

    bu dönem,grup dönemidir.
    liselerde gençler 6 gruba ayrılmıştır.inekler,metalciler,punkçılar,tikky ler,enteller,sporcular.
    ilk başlarda liseye gelen her genç bir grup kurma sevdası içindedir.lise arkadaşlıkları,aşkları meşhurdur malum.nasibini almak gerekir.

    uzun ve iri kızlarımız lisede tikkyy ler hariç bütün gruplarda görülebilirler.hayata dair sinirlerini metal dinleyip "hey dostum geçenlerde adam bir solo attırmış beynim sallamaktan burnumdan akacaktı neredeyse hahaha!" muhabbetleri döndürerek,şiddetle kafa sallayarak atar,belli bir grubun içine dahil olmanın sevincini yaşarlar ya da,punk dinleyip uçuk gençlik moduna girer,ders çalışmaya devam ederek okul 1. liğine oynar,kitap okuyup siyaset,edebiyat vb sözel alanlarda gelişip münazaralara katılır,ya da yeter lan iri olduğum deyip spora yönelerek okulun sayılı basketçi ya da voleybolcularından olabilirler.

    uzun ve zayıf kızlarımız genellikle ortaokuldan bu yana sanat ve sporla uğraşmış olacaklarından ya karizmatik voleybolcu kızlardan,ya kitap kurdu gizemli entel kızlardan olurlar.çocukluk döneminin o ezikliğini üstünden atmış bu genç kızlarımız,kilo almanın da sevinciyle güzellik seviyesinde hızla yükselmektedirler.hala "uzunsun sen" diyenler çoğunluktadır o ayrı.

    -ne kadar yakıştı bu elbise hanımefendi!bunu almalısınız.
    +sahi mi fiya..
    *uzun ya ondan yakışmıştır.
    -yok ben ondan demedim şimdi elbise şö...
    *yok yok uzun ya ondan.hadi hebesu gidelim artık.
    +öeh!

    __üniversite dönemi__

    uzun bayanların toplumun yüzde 45 i tarafından kabul edildiği dönemdir.
    uzun ve iri bayanlar gençliğinde ya kilo vermiş,uzun ve zayıfların arasına katılmışlardır,ya da daha da irileşmiş,genişlemişlerdir.
    ama üzülmezler.içlerinde hep 36-38 beden kıyafetlere karşı kinle karışık bir özlem vardır.her hafta ayrı bir rejim yaparlar.ama genelde sevimli ve sempatik insanlardır.çok fazla sevgilileri olmasa da yine de sevenleri çoktur.

    uzun ve zayıf bayanlar ise artık istedikleri statüye yükselmiş,istedikleri ilgi ve alakayı görmeye başlamış,mutlu ve huzurludurlar.geçmişteki kötü hatıralar artık çok geridedir.artık pantolon almaya gittiğinde "malesef 34 beden altı pantolon satmıyoruz" ifadeleriyle karşılaşmamanın mutluluğu içerisinde,36-38 beden kıyafetlerini neşe içerisinde giymektedirler.istedikleri bölümdelerse bir de,deymeyin keyiflerine!

    ................................................................

    bundan sonraki dönemlerde çocuğunuz olana kadar büyük sorunlar yaşamayacaksınızdır. ta ki...

    -anneeeeee
    +efendim kızım?
    -biz niye bu kadar uzunuz?
    -....
    (onbeşdakikareklammıolurbekardeşim, 18.02.2008 16:37)
  7. (bkz: bel ağrısı)
    (medium, 18.02.2008 17:05)
  8. ilkokul beden derslerinde sıraya koyulurken bunalım yaşamamaktır.
    (misty, 18.02.2008 17:10)
  9. aman da boylu posluymuş lafını devamlı duymak,eğer kız arkadaşı çok kısaysa abes,eğer erkek arkadaşı kısaysa epey bi abes durumdur.
    (skyward, 18.02.2008 17:18)
  10. kendimi çok mu uzunum acaba diye harap ettiğim, her ders kumandası olmadığı için şartelden klimayı açtıran, öğretmenlerin benden bahsederken "şu uzun saçlı sırık yok mu?" dedikleri, "devede de boy var ama eşeğin arkasından gidiyor." diyerek aslında benle dalga geçmeye çalışırken kendisine eşek diyen şahsiyetlerin kıskandığı, bazılarının olum sen ne yiyon da böyle oluyon diye aşağıdan acayip acayip baktığı, sınavlarda arkadaşının kağıdına bakmayı imkansız hale getiren, törene ne zaman geç kalsan arkana saklanılmasını sağlayan, kavgalarda avantaj gibi görünse de seni açık hedef hale getiren, çıktığın kızlara "bücürüm" diye hitap etmeni sağlayan boy durumudur.
    (onyx, 13.05.2008 22:54 ~ 22:55)
  11. (bkz: ben uzun değilim siz kısasınız)
    (eristhabella, 15.09.2008 14:53)
  12. uzun boy kötüdür çünkü;

    sürekli kafanızı bi yerlere çarparsınız
    denizde-havuzda boy ver abi diyenlerin boğularak ölümüne sebep olursunuz
    ve bu yüzden vicdan azabı çekersiniz @2701533
    kısa boylu kızlara itici gelirsiniz (baştan kaybedersiniz yani)
    çift katlı otobüslerde imkansız ayakta duramazsınız (yaşlı teyze gelir başına dikillir yer vermen için ama derdini anlatamazsın)
    şehirler arası otobüslerde işkence çekersiniz (diz mesafesi yüzünden öndekiyle kavga edersiniz)
    sürekli neden basketbolcu olmadın bıdıbıdı gibi sorulara maruz kalırsınız
    kıyafet bulamazsınız, bulsanızda seçme şanısınız yoktur
    her türlü perde, lamba vs. bilumum işler üstünüze kalır
    rahat araba kullanamazsınız
    yatağa sığmazsınız, muhtemelen ayaklarınız dışarıda kalır
    potansiyel bel fıtığı adayısınızdır...
    (orc, 23.10.2008 22:40 ~ 13.11.2008 01:58)
  13. guinness rekorlar kitabına göre vakt-i zamanında dünya üzerinde yaşamış en uzun boylu adam alton, ıllinois, usa'den robert pershing wadlow idi..öldüğü gün (15 temmuz 1940) boyu ölçüldüğünde 2.72 metreydi..

    (görsel: uzun boylu olmak/37507)
    (zeus, 15.11.2008 12:22)
  14. topuklu ayakkabı giyildiğinde gökdelen gibi hissettiren,boyla orantılı olarak ayaklar da büyüdüğü için zaten topuklu ayakkabı bulmakta zorlanılan, topluluk içinde avarel ile ilgili şakalara maruz kalınmasına neden olan fiziksel durum,hatta bir illet.
    (benbidüşüneyim, 12.01.2009 11:42)
  15. giyim konusunda bazen sıkıntıya girselerde caddede yürürken herkesin en az 1 saniye bakması bile onu unique kılar. güzel bişey be uzun boylu olmak.
    (hacktor, 07.03.2009 01:17)
  16. zor iş. hele ki bir anda boyu uzayanlardan değil de sürekli uzun olanlardansanız. ilk okuldan, orta okul,lise ve üniversite hayatı boyunca okulun ya en uzunu yada en uzunlarından biri olarak çok dertli olduğumuzu söyleyebilirim. bayrak törenlerinde, istiklal marşlarında, fener alaylarında, gösterilerde geçti okul hayatımız. peki ya evde? perde asmakla, erişilemeyen yerleri temizlemekle, erişilemeyen yerlerdeki eşyaları almakla hükümlüydük hep.

    yatak bulma konusunda belli bir sınırı geçtikten sonra ( 1.90 ) zorlanırsınız. yok kardeşim üretmiyorlar adam akıllı yataklar uzun boylular için. yıllardan beri dizlerimi kıvırarak uyumaktan gına geldi. üniversite sınavlarında ilk okula denk geldiyseniz işte o zaman yandınız. saatlerce iki büklüm oturmak. yaşamayan bilmez tabi.

    araba sürmek ayrı bir dert, arabada arkada oturmak bambaşka bir dert. hele ayakta geçirilen otobüs ve minibüs yolculukları. insanın boynunu tavanda hissetmesi nedir bilir misin?

    yıllarca deve, sırık, fasulye, leylek gibi aptal lakaplara maruz kalırsınız. olur olmadık yerde devede de boy var ama eşek çekiyor lafı ile karşılaşır ve karşındakini duvara yapıştırmamak için kendinizi zor tutarsınız. tutamadığınızda ise ...

    bütün bunlara rağmen uzun boylu olmak güzeldir. yaşadığım şehirde benden uzun olan birkaç adam var. acayip şekilde kıskanıyorum mesela onları. buda benim açgözlülüğüm.

    hep dediğim gibi ;

    biz normaliz, siz kısasınız.
    (samalith, 07.03.2009 03:48)
  17. her misafir geldiğinde, misafirlik sempatikliği doğrulutusunda;

    - ah bunun boyu da her geldiğimiz de uzuyor. yeter uzama artık evladım, haha...

    gibi esprilere maruz kalmanıza sebebiyet verir.
    (calm of desolation, 07.03.2009 03:50 ~ 03:50)
  18. hoca: oğlum senin boy kaç?
    selvi boylum: 2'ye 2 var hocam.
    hoca: ??!!, len saati sorsak böyle cevap vermezsin.
    (üşengenç, 12.03.2009 02:19)
  19. ana kıza bak çanta gibi tepkisini almaktan daha iyi bir durum. ana kıza bak izbandut gibi derler mesela genelde.
    (anathema se, 11.05.2009 18:20)
  20. hele ki sevgilinizle böyle bir konumda iseniz vay anasını dedirten gıcık durum.gerçi devede de boy var lafı akla gelir direk ve mutluluğa kalındığı yerden devam edilir.
    (exodus, 11.05.2009 18:50)
  21. arkadaş zor iş evet gerçekten zor lan ! . özellikle türkiye gibi bir ülkede yaşıyorsanız. hadi avrupa veya amerikada yaşasanız sizin gibi adamlar var bi eşitlik var. ama türkiyede bu olay yok . zaten çocukluğu boyunca ezilmi tehdit edilmiş ( bak şimdi geliyor terlik ama, babana söylicem kulaklarını kesicek senin ) bireylerin birde boy olarak kısa olması zaten bastırılmış eziklikle birikiyor ve bir tane uzun boylu insan görünce veya tanışınca psikolojik olarak bi kerde daha eziliyor. bu sefer başlıyor size çemkirmeye rezil etmeye (aklı sıra). yani şöyleki ;

    --merhaba .

    ++ ooo hoş geldin hacı. lan git gide uzunyon he sulak yerdemi yetiştin oğlum ( ardından kahkaha patlatır).


    ne lan bu şimdi ? . içine cem yılmaz kaçmış yaratık ! . sanane benim yetiştiğim yerden yetiştiğim yaşam tarzından ?. kendi reklamaını yapıcaksın diye beni neden kullanıyosun oğlum/kızım ?. dönün götünüzle dalga geçin lan ! . ne biliyim illa popüler olmak istiyosan ne biliyiim şiir gibi giri gir çok faal ol piç ol ! . ama bana bulaşma arkadaşım. ben neler çekkiyorum senin gibilerden haberin varmı ?. sen bi kere yapıyorsun aklın sıra espiri oke . ama sen biliyomusun ben bu tarz espirilerle günde kaç kere karşılaşıyorum ? . ulan karşındakide insan değilmi ? . neyse...

    şimdi yukarda değindiğim yerlerin yanı sıra sevgili karı kız olayına gelelim. yok. yok vede yok !... arkadaş nasıl bir memleket burası şöyle 180 - 185 hatun olmazmı ya ? . hadi onuda geçtim 170 bile razıyım. (bu arada 198 boyu olan biriyim). ve birde şöyle bir olay yokmudur hani " abi hayatımın aşkını arıyorum işte bir çok kızla çıktım vs. olmadı " eee biz ne yapıcaz ? . hadi sizin 1 den fazla hatunla çıkma kız bulma potansiyeli vs. var biz ne yapalım oğlum ? . amk zaten sınırlı sayıda olan hatun var onları arayıp bulmak mesele birde beyin olarak uyuşmayı veya aşık olmamız gerekicekse ohoo... ya yoksa kendimize göre hatun napıcaz ? o zaman bütün uzun boylu elemanlar keşişler gibi çıkalım çayırlara manastırlara kapanalım !....

    bir başka konu mahalle baskısı aslında ilk bahsettiğim konuyla bağlantılı. nedir lan bu mahalle ahalisinden çektiğimiz . sırf bunlarla karşılaşmamak için evden çıkmıyorum artık . öyleki sizi her gördüklerinde ;

    -- hee sen x oğlusun dimi ?

    ++ evet ? ..

    -- senin boyun neden bu kadar uzun (ben ne biliyim lan ! sanki ereksiyon olmak gibi bişeyde bilerek yapıyorum..)

    ++ valla ne biliyim allah vergisi heralde...

    -- yok yok sulak yerde yetişmişin küçükken ehehehhe ( al işte amk bi tane daha )

    ++eh eh öyle heralde... ( napıcaksın çatıcanmı yaşlı sonuçta )



    başka bir olay mesela şudur ev iş okul yol kapı yükseklikleri tümsekler çıkıntılar tabelaler ağaçlar vs. arkadaş 190 kapı yapmışlar (malzemeden çalcak ya) bir ağaç budamışlar sanarsın bu memlekette hobitler yaşıyor... heleki bir tabelaler yokmu... gerek belediyenin işaret tabelaları olsun dükkanların tabelaları olsun biraz dikkatiniz dağılsın hemen vurursunuz kafanızı... ne yani bizim hiçmi dikkatimiz dağılmıycak. bide vurduktan sonra şöyle bir tepki gelmezmi ? ...

    ++ küt...( böle şimsek çakmış gibi gözleriniz kararır vs. nerdeyse beyin kanaması geçireceksin)

    -- (eleman dükkanından fırlar ) yuh deve ! körmüsün önüne baksana ..

    ++ !?!? ( şimdi gelde kavga etme kafanın acısınamı yanıcaksın herifle girip hastenelik ediceksin sonra polisle uğraş dur onamı )

    hele birde minübüs otobüsler varki sormayın... eski model magirus minübüslerde geçti hayatım diyebilirim... her bindiğimde kafamı vurdum ve hala vuruyorum.. gerçi minübüsler değişti ama yinede vuruyorum arkadaş max. 190 münübsüler kafayı eğerkten yolculuk yapıyorsun. her kasiste küt... neyse onada artık alıştık kalın kafalı olmak diye bir tabir vardırya bu husus burada geçerli oluyor. hadi diyelim oturdun ne olacak ? koltuğa sığamıyorsun... tıpkı lisede sıralara sığamadığın gibi ... olmuo işte o ayakları kırmadan oturamıyorsun...

    birde şey vardır mesela yold yürürken hep hedefsinizdir...yurdum insanı yazık hayatında uzun boylu insan görmemiş 7 den 70 e herkes size laf atar yolda bu yüzden kulaklıkla yürümeye mecbursunuz. etrafı takmamanız gerekiyor... yoksa kavga etmek zorundasınız...sonra kulaklıkla yürüyüncede götü kalkmış damgası yersiniz..


    neyse efendim daha bi bu kadar yazıcağım varda yaz yaz nereye kadar. şimdi dışarı çıkıcam yine aynı şeylere rutin e devam nihayetinde... he birde hala gelip bana " ulan ne şanslı adamsın he boya amuha goyim. karı kızı götürüyosundur. " vs şeklinde gelmeyin !. bir de demezlermi " ulan senin gibi boyum olacak amuha goyardım ortalığın ! " . ne yapıcan lan ? milleitmi dövücen ee dövdün diyelim adamlar ssana 4 kişi dalsa ne olacak. zaten arkadaşlarınla kavgaya girsen herkes ilk sana saldırıyor... ulan varya normal şöyle 175 boyum olsun diye neler vermezdim ya .. ama yok işte olmuyo. yani uzun boylu olmak için fazla çabalamayın bi mik olduğu yok. + dan binlerce eksisi var...
    (scamp, 15.08.2009 16:01)
  22. (bkz: kime göre neye göre)

    (bkz: 2m isen bilemem tabii)
    (buzdan yıldız, 15.08.2009 16:09)
  23. her seferinde pegueot marka minibüslerin kapı kolonuna kafa vurmaktır.
    (lrockstarl, 15.08.2009 16:11)
  24. her yerde ve her şartta sorun olan bir durumdur.. yada en azından benim öyle.. her durumda en önde kabak gibi parladığınız saklanmak gibi bir şansınız olmadığı kapı gibi yerlerden geçerken kafanızı eğmek zorunda kaldığınız ve daha sayabileceğim milyonlarca nedenle haşır neşir olmaktır.. hele birde kısa boylu sevgiliniz varsa ki en kötüsüde buydu yastıkla öpüşmek zorunda kalmak.. !

    (bkz: kafasını duvarlara vuran insan)
    (archangel, 15.08.2009 17:27)
  25. avantajdır, kullanabilene tabi.
    (hopdedik prodikşin, 20.09.2009 20:40)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil