belki ilginizi çeker
  1. · bölücülük
  2. · kene illetine çözüm önerileri
  3. · uzlaşı
  4. · sinemada 12 eylül
  5. · özlem türköne
  6. · doğan grubu na kesilen vergi cezası
  7. · protestolara kulak vermek zorundayız
gündem
  1. · beşiktaş
  2. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  3. · zongul ducks
  4. · okan bayülgen
  5. · günün tek kelimelik özeti
  6. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  7. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  8. · dündar taşer
  9. · bok yemek

uzlaşma  

  1. türk siyasetinde adı duyulmamış kavramdır
    (depresif, 11.05.2007 14:09)
  2. (bkz: ittifak)
    (ışığım ve gölgem, 11.05.2007 14:11)
  3. (madalyonun güzel yüzü, 11.05.2007 14:24)
  4. (bkz: uzlaşmak)
    (depresif, 11.05.2007 14:29)
  5. gayeye götüren bir fasıldır.
    tanışıp, anlaşıp uzlaşma safhasında, bakalım fırkalar, farklılıkların, imtahan boyutlu kışkırtıcılığına (tanrının, bazısını~bazısına, hikmeti gereği bazı üstünlükler (mal/güzellik/zeka/ilim/ahlak/sınıf/ırk/soy/.. ) vermişliği)) hazmedebilme, herkesi kendi konumunda kabul edebilme olgunluğu, ortak bir paydada (insan olma veya aynı yaratıcının mahlukatı oluyor olmanın şuuru) buluşabilme.
    (bee veil, 03.08.2007 12:49)
  6. uzlaşmaktan olumsuz emir.
    (budur, 20.11.2007 15:17)
  7. abdi ipekçi cinayetini konu alan film.son günlerde ortaya çıkan tartışma ise filmi yayınlayan turkmax'in film esnasında milliyet ismi ya da logosu geçen kısımları buzlayarak göstermemesidir.buna ilişkin tartışmalar üzerine turkmax suçu rtük'ün gizli reklam kurallarına atmış, rtük ise böyle bir buzlama hususunun gizli reklama girmediğini kanalın rakip holding kuruluşu olan milliyet logosunu göstermemek için otosansüre gittiğini ima etmiştir.
    (mücrim, 13.02.2008 03:05 ~ 03:06)
  8. tarafların en çok istedikleri koşullardan vazgeçip ikinci en iyi tercihlerine yönelmesini gerektirir.
    (bkz: second best theory)
    bir anlamda al gülüm ver gülüm olayı.
    (gelirsemkal, 13.02.2008 03:58)
  9. halktan yeterli oy alamayıp hükümet dışında kalan partilerin iktidara ortak olmak için kullandıkları söylemdir. kendi icraatlarını yaparken uzlaşmayanlar, gücünü kullananlar sonra güçten düşünce ve güç karşı tarafa geçince uzlaşma çağrıları yapıyorlar. darbeci geleneğin ürünüdür. kemal gürüz yök başkanı olarak idari bir kararla üniversitelerde türbanı yasaklarken uzlaşma aranmaz ancak tbmm 411 oyla bu hatayı düzeltmek için yasama yetkisiyle anayasa değiştirken "uzlaşma" aramak zorunda oluyor. uzlaşmadan kasıt aslında chp'nin vize vermesidir. hükümet kimseyle uzlaşmak zorunda değildir, desteğini halktan alır, icraatlarını yaparken de anayasaya ve kanunlara uygun davranması yeterlidir.
    (galliani, 02.04.2008 11:57)
  10. bir de bunun, sınıflı toplumlarda, iki sınıf arasında olabileceğini söylüyorlar ya (bkz: ahahahhahahah ben buna gülüyorum ya)
    (kerkerte, 02.04.2008 12:03)
  11. türk ceza kanunu içerisinde tanımlanan yeni bir kavramdır. şikayete bağlı basit suçların, müştekinin zararı ödemesi ve karşılıklı anlaşılması durumunda davanın düşmesine karar verildiği sisteme dayanır.
    (enigma, 07.05.2008 18:18 ~ 18:18)
  12. bir bakıma bütün tarafların "fikrin ne kadar aptalca, ne kadar saçma olursa olsun ona saygı duymayı kabul ediyorum" demesi.
    (orchidaceae, 03.02.2009 20:33)
  13. "herkes bir uzlaşma halinde yaşamla. düşünsenize razı gelmesek de başta, kabulleniyoruz sonra. işimizi, sevdiklerimizi hatta sevmediklerimizi, bunaltan trafiği, bir gün bırakıp gitmeyi hayal ettiğimiz şehri. uzlaşıyoruz yaşamla. bir nevi yetiniyoruz elde olan olanaklarla." *

    elia kazan 'ın uzlaşma adlı romanında eddie arness, kayseri'den amerika'ya göç etmiş bir amerikan yurttaşıdır. yazarmış aynı zamanda. büyük paralar kazanıyor, ev, araba kısacası orta halli bir amerikan yurttaşının ulaşmak istediği her olanağa sahip. bir uzlaşmaya varmış çevresiyle, eşiyle, dostlarıyla, işiyle.

    derken birdenbire bozuluyor bu uzlaşma. bir tutku oluyor her şeyi yıkan. genç bir kadına duyduğu korkunç bir yakınlık duygusu. gwen bu kadının adı. eski uzlaşmayı ise karısı florence temsil ediyor. eddie ise, içinde yaşadığı uzlaşmanın aslında ne kadar yanlış olduğunu düşünüyor.

    arabasıyla yolda giderken oluyor bu. yaşamak istemiyor, kırıyor direksiyonu bir kamyona doğru. sonra hastane, uzun bir dinlenme. sıkıldığı şey, yaşadığı düzen. gereksizdir yerleşmiş düzene uyma çabaları.

    karısından gitgide uzaklaşıyor sonra. karısı için " ama iyi bir kadındı" diyenlere " iyi bir kadındı, ama beni öldürüyordu, ben de onu" diyor. karısı ise eski yaşamlarına dönmelerini öneriyor her fırsatta.

    şöyle bir konuşma geçiyor aralarında:

    - her şey eskisi gibi olsun istiyorum
    + ne eskisi gibi olsun?
    - seni eskiden olduğun gibi istiyorum
    + ama florence, yıllardan beri seninle değildim aslında, öyle değil mi?

    sonrasında bırakıyor her şeyini eddie.
    gwen'in yanında buluyor yeni uzlaşmayı.

    şöyle bitiyor roman:

    "tutkumu doyurdum mu? neydi tutkum? hatırlamakta güçlük çekiyorum. bunun, tutkumun tatmin edildiği anlamına geldiğini umuyorum... ama burada kendimi bir yabancı gibi hissetmiyorum."

    uzlaşma'nın kahramanı, kurtuluşu kendini bir yabancı gibi duymamakta bulmuş.

    kendinle çelişki halinde yaşamadan, kendi varlığınla uzlaşmaya varmak...
    kendi kişiliğinize yabancılık duymadığınız sürece, başkalarının dayattıklarına aldanmadığınız sürece uzlaşabilmek mümkün galiba hayatla.
    (mütefekkir, 24.10.2009 04:56 ~ 05:06)
  14. önce kabataslak ölçüm şarttır.

    orta nokta 3 adım sonraysa, 5 adım atmayın ardarda...
    yavaş yavaş, sakin sakin...

    yoksa... yandı gülüm keten helva...
    (annakarenin, 07.11.2009 03:50)
  15. (anafilaktik şoka 1 cc epinefrin, 07.11.2009 04:25)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil