|
|
- memlekti uzay olan evren canlısı
- bir nil k şarkısı. hatta itüye ithaf etti. *
- (bkz: ufo)
- (bkz: mustafa topaloğlu)
- bir uzaylı analisti olarak man on the moon.
- (bkz: alien)
- uzay denilen sonsuzlukta yaşayan her canlı, kısaca her canlı.
hemşerim memleket nire?
- taşlayarak kovalayabiline yaratıklardır.
sen kalk uzayın derinliklerinden binlerce ışık yılı yol kat et ,teknolojin almış gitmiş olsun ama yurdum insanı taşın ,senin teknolijinden daha etkili olduğunu düşünsün.
(bkz: ybsg)
- bunlardan korkmamıza hiç gerek yok aslında, nasılsa sadece amerika'ya saldırıyorlar.
- (bkz: hepimiz uzaylıyız)
- bir nil karaibrahimgil şarkısı:
şu gördüğüm şey ufo mu?
yok ya...
e ben sana hiç inanmam, yalancısın
oturup bir şey anlatmam, alaycısın
seninle yola çıkılmaz, kolaycısın
küçük şeylere takarsın, olaycısın
bence sen uzaylısın
yok bu gezegenden değil,
ışık yılı uzaktasın
senin sırtın yere gelmez sabancı'sın
benim yaram sana değmez yabancısın
seninle oyun oynanmaz mızıkçısın
yeni bir şey de yapmazsın hazırcısın
bence sen uzaylısın
yok bu gezegenden değil,
ışık yılı uzaktasın.
- bize görüldüğü zaman taşlanması öğretilen canlı. bir refleks gibi, şartlanılmış bir hareket gibi.
- aa uzaylı (çatt)
- nasıl ki bizim için yalnızca alman olan çilli bir insan, kendi memleketi dahilinde "hans nerelisin?" diye sorulduğu zaman "almanyalıyım" demiyorsa, nürnberg'dir, bochum'dur sayıyorsa, uzaylı da asla yalnızca "uzaylı" değildir. vardır onun da bir gezegeni, yerleşim yeri, memleketi, hobileri, sevdiği şarkıcı.
uzaylı uzaylı diye kafasını sikersen "asıl uzaylı sensin homo!*" der, kalırsın, hoş olmaz. dünyalıyı bozar böyle şeyler.(mavio, 29.05.2008 02:29 ~ 02:30)
- kendilerine karşı garip hisler beslediğim süper yaratıklar. bu konuda bana göre en başarılı gezegenlerarası kişilikleri sıralamak istiyorum müsadenizle.
e.t yi film boyunca "sahiplerine"* karşı sergilediği "hacı iyisiniz hoşsunuz on numara insanlarsınız, ev fevkaladenin fevkinde, ben de süper bir sevgi kelebeğiyim lakin ana ocağı gibisi yok. edemem ben buralarda. yardım edin bizim mahmut'u çağırayım alsın götürsün beni tadında duruşu için.
alf'i kendisini evlerinde saklayan ve besleyen ailenin kedisini yemeye çabalayan, iflah olmaz bir piç olduğu için.
alien'ı delikanlılığından ötürü.
ama en çok ford prefect'i galaksinin en süperdüzayak herifi olduğu, havlusunu her zaman yanında taşıdığı, hep çok sakin olduğu ve kendini cintonik sanan bir gölde kendimi limon zannederek sırt üstü yüzmek isteyen bir arthur dent olduğum için.
seviyor, sayıyor ve baş ucuma koyuyorum.
*. kedi, köpek gibi bir ev hayvanı olarak, yardımımıza, ilgimize şefkatimize muhtaç gariban varlıklar olarak görmek uzaylıları ya da biz daha ses hızını az biraz zorlarken dünyayı yok etmeye/ele geçirmeye karar verip egzos borusuna patates tıkılması niteliğinde gerizekalı nedenlerle defedilebilen aptallık sınırlarının amına koymuş hanım evlatları olarak göstermek ne büyük bir toplumsal travmaya işarettir. ya da işaret midir? bilemedim şimdi.
- (bkz: uzaylı zekiye)
- teorik olarak her canlıyı niteleyen sıfat... hakeza uzaydan olmayan canlı bilemiyoruz...
- eğer zekiyse oturup karşılıklı rakı içmek isteyeceğim varlıktır.
(hamam böceğine benzemediklerini varsayıyorum.)
|