acı, keder ve üzüntü içinde yüzerken, kıyıya varıp kurtulduğunu sandığın anda boğulma eyleminin gerçekleştiği, insan ruhunun richer ölçeğinin bile yetmiyeceği şekilde sarsıldığı olaylar silsilesinden bir kısım.
"...
uzaktan sevdim,uzaktan seni
söyleyemedim sevdiğimi..
ama seni görünce titrerdi yüreğim,
tutulurdu dilim,konuşamazdım..
..."
şeklinde yavuz bingöl'ün bir şarkısında da anlatıldığı gibi kafa karıştırıcı, yürek hoplatıcı, hatta zaman zaman aptallaştırıcı, kendini unutturucu, kendikendine kıskanmaktan kendinden nefret eder hale getirici,bir süre sonra artık hayattan bezdirici, çıkmazlara hapsedici, çözümsüzlükten cinnet geçirttirici, hasılı bütün kötü duyguları zaman içerisinde yaşattırıcı, mazoşistler için son derece elverişli, normal bir insana hayatı büyük bir yük haline getirebilecek durum...
(bkz. düşman başına)
boksör: abi kız çok güzel dimi abi? burda kalsın, yemek yapar, ortalığı süpürür, kamil abiye yardım eder. sen de... keyfine bakarsın abi.
çat!! (tokat sesi)
kaptan: hani aşıktın lan kıza?
boksör: olsun abi, biz uzaktan da severiz.
sevginin ve sevilen kişinin, içte büyümesine ve daha derinlere yerleşmelerine sebep olan durum.acı çeker insan ama sevgi öyle derindir,derinlerdedir ki acı çekmeyi bile sevmeye başlar.
(bkz: varsın acısın içim ben seni çok seviyorum)