osman atasoy bey ve zevcesinin dünyayı dolaştıkları teknelerinin adı. yolculuk sırasında kendilerine bebekleri de katılmıştı yanlış anımsamıyorsam.
uktecinin notu "osman atasoy" bu arada.
madem ki biliyorsun neden ukte veriyorsun atasözünü aklıma getirdi nedense.
ayrıca bu ikilinin yolculuğunu anlatan belgeselin adı.
bir istanbul masalı soundtrack te kıraçın bestelediği 1:58 lik muhteşem enstrümental eser.
can dündar ın bir kitabının ismi.
ah! yollara çıkmak lazım şimdi...
gride tükenmez krizler, nafile rutinler, virane ilişkiler bırakarak yelkenleri şişirmek lazım...
doldurup bavula ertelenmiş coşkuları, rüzgarları sırtlamak, martıların peşine düşüp asfalt bilmez topraklara koşmak lazım...
serseri bir şişede imzasız bir mektup olup meçhul kıyılara vurmak lazım...
kış bastırdıkça baharın izini sürmek lazım...
unutulmuş paslı bir hançer gibi çekilmek kınından ve yollara sürtündükçe yeniden bilenip ışımak lazım...
ah! gökten yıldız yağıyordur oralarda; dallar hazdan kırılıyordur.
şimdi uzaklarda olmak lazım...
ülker köksal'ın yazdığı bir tiyatro oyunu.
aynı zamanda timur selçukun 6/8 lik ölçüde yazmış olduğu müthiş eser..
paşalar gibi copy paste..
caddeden sokaklara dogru sesler elendi
pencereler kapandı kapılar sürmelendi
bir kömür dumanıyla tütsülendi akşamlar
gurbete düşmüşlerin başına düştü damlar
yuvamı çiçekledim sen bir meleksin diye
yollarını bekledim görüneceksin diye
senin için kandiller tutuştu kendisinden
resmine sürme çektim kandillerin isinden
saksıda incilendi yapraklar senin için
söylendi gelmez diye uzaklar senin için
saatler saatleri vurdu çelik sesiyle
saatler son gecenin geçti cenazesiyle
nihayet ben ağlarken toprağın yüzü güldü
sokaklardan caddeye doğru sesler döküldü
saksıda incilendi yapraklar senin için
söylendi gelmez diye uzaklar senin için
söylendi gelmez diye uzaklar senin için
belki de en yakınımızda olandır.
canınız sıkkınken, yaşam boğarken, her şey ters giderken olmayı dilediğiniz 'yer'.
hayatın karmaşasından bunaldığınız anlarda gitmeyi istediğiniz sanki herşeyi unutacağınızı ve huzur bulacağınızı düşünüp orda olmayı hayal ettiğiniz yer.
antalyada eski lara yolunda bulunan birbirlerine deli gibi aşık olan bi çiftin açtığı jazz bar ama mekanlarını jazz bar diye lanse etmiyorlar bunun amacıda mekan piyasa bir yer olduğu için jazz dinlemeyen müşterilerin kulağını bu müziğine alıştırmak ve sevdirmek..
insana sanki denizlerde dolaşıyormuş hissi veren, adını bile duymadığım bir sürü adalardaki değişik yaşamları anlatan, küçük deniz'in doğumu ve en güzel hallerini içten bir şekilde anlatan bol resimli, sürükleyici kitap. denizcilik hakkında bir çok şey öğretiyor, dönem tarihine (1992-1997) tanıklık ediyor, kişisel hırslarımızı sorguluyor. önyargıyla başladım okumaya ama çok sevdim ben.
antalya sahil yolunda çok güzel bir bar. envai çeşit içkiyi bulabilceğiniz, canlı müzikle kulağınızın pasını silebilecek, dekoruyla sizi kendine çeken harika bir mekan. saat 9 dan sonra bir anda dolan, erken gelmezseniz yer bulmakta zorlanacağınız mekan aynı zamanda. umarım antalya'ya alternatifleri daha çok açılır. her tür müziği canlı olarak bulabileceğiniz bir şehir olur umarım antalya.