bir
uzak doğu inanışına göre;
bir
keşiş araştırma yapmak için bir köye gitmiş. önce o köyün mezarlığına girmiş. çünkü kültürlerin, yaşam felsefesinin böyle yerlerde gizli olduğuna inanırmış. gözleri birden mezartaşlarının üzerindeki rakamlara takılmış.mezartaşlarında 5, 698, 902, 26587, 1254, 897 gibi rakamlar görmüş birbiri ile hiç de alakası olmayan. uzun uzun düşünmüş, fakat bu rakamların sırrını çözememiş. daha sonra köyün en bilge kişisine gitmiş ve sormuş:
" - nedir bu rakamların anlamı tanrı aşkına? bu rakamların gösterdikleri ay mıdır, yıl mıdır, saat midir?
bilge kişi gülümseyerek yanıt vermiş:
- bizler bebeklerimiz doğduğu zaman, bellerine bir ip bağlarız. yaşamı boyunca her güldüğü an, o ipe bir düğüm atarız. öldükten sonra ise, bellerindeki düğümleri sayar, düğümün sayısını mezar taşına yazarız.
bilge kişi karşısındaki keşişin bir şey anlamadığını görünce açıklamasını sürdürmüş.
- böylece onun, ne kadar ' yaşamış ' olduğunu anlarız. "