doğduğunda çağrılmayan bir peri tarafından 16 yaşına gelince bir iğneyle sonsuza dek uyumakla lanetlenen bir prensesi anlatan masal, sonrasında dileğini henüz yapmamış başka bir peri büyüyü bozamasa da değiştirir ve bir erkek tarafından öpülerek uyandırılabilmeyi ekler, prenses 16 yaşına gelmeye yakın babası yani kral ülkedeki tüm iğneleri yok ettirir, ancak bu kötü peri bir iğne bulundurur ve bunu prensese verip onun parmağına batmasını sağlar, prenses tüm sarayla birlikte uyuya kalır, bir de bir canavar buraya kimseyi sokmamak üzere bekler, ancak cesur bir prens gelir canavarı döver ve prensesi öpüp uyandırır
uyuyan ve beyaz atlı prens rüyaları görürken binanın etrafını saran sarmaşıklardan habersiz olan güzel. asırlar boyunca uyu, uyandığında hala aynı yaşta ol, daha modern bir dünyaya gözlerini aç gibi fantastik bir düşüncenin ürünü. meraklı ve sapık bir prensin nesinin hayalini kuruyon be güzelim...
uyuduğu için güzeldir. şimdi bu bi uyanır, başlar vıdı vıdıya. yok neden aramadın beni, yok mesaj attım niye 2 dakka geç cevap verdin, ona neden baktın, ne ima ettin, kilo mu aldın demek istiyorsun, neden alışverişe gidelim diyince yüzünü ekşitiyorsun, saçımın uçlarından kırıklarını aldırdım neden farketmedin, bugün birlikte ilk kola içişimizin yıl dönümüydü; nasıl unutursun..
heh! şimdi de bakayım yiyosa, güzel diye..
(moya the song, 14.11.2005 18:00 ~ 27.05.2006 21:15)
delusional i believed i could cure it all for you dear
coax or trick or drive or drag the demons from you
make it right for you sleeping beauty
truly thought i could heal you
far beyond a visible sign of your awakening
failing miserably to rescue sleeping beauty
drunk on ego truly thought i could make it right
if i kissed you one more time to help you face the nightmare
but you're far too poisoned for me
such a fool to think that i could wake you from your slumber
that i could actually heal you
sleeping beauty poisoned and hopeless
far beyond a visible sign of your awakening
failing miserably to find a way to comfort you
far beyond a visible sign of you awakening
and hiding from some poisoned memory
poisoned and hopeless sleeping beauty
türk kızlarında sıkça görülen bir masalsı idoldür. türk kızlarının masallarda yaşaması olayının başka bir öreniğidir. türk kızı kendini uyuyan güzel ilan eder ve beyaz atlı prensini bekler. bundan sonra çeşitli senaryolar gerçekleşmektedir:
sn.1: beyaz atlı prens gelir. hanım kızımızla sonsuza kadar mutlu yaşarlar.
sn.2: beyaz atlı prens gelir. ancak hanım kızımız uyurkene yaşamayı unutmuştur ve bekareti dışında prense verecek hiç bir şeyi yoktur. prens delikanlı adam çıkar. mutsuz bir hayat için nikah memuruna "evet" der.
sn.3: beyaz atlı prens gelir. ancak hanım kızımız uyurkene yaşamayı unutmuştur ve prense verbileceği bekareti dışında hiç bir şey kazanamamıştır. prens kızın bekaretini alır, tepe tepe kullanır ve çeker gider.
sn.4: gel zaman olur git zaman olur, prens ortalarda görükmez. hanım kızımız evde kalır. kötü kalpli cadı olarak başka bir masaldaki yerini alır.
sn.5: gel zaman olur git zaman olur, prens ortalarda görükmez. hanım kızımız yolda gördüğü ilk erkeğe sen benim beyaz atlı prensimsin der. erkek de he wallah tepksini verir. evlenirler; mutlu olurlar. bu senaryonun direk gerçekleştiği pek görülmemiştir. bunun yerine bkz: senaryo 7.
sn.6: gel zaman olur git zaman olur, prens ortalarda görükmez. hanım kızımız anne-babasının bulduğu münasip bir koca adayıyla mutsuz bir hayata "evet" der.
sn.7: gel zaman olur git zaman olur, prens ortalarda görükmez. hanım kızımız sokakta gördüğü ilk erkeğe sen benim beyaz atlı prensimsin der. erkek buna hadi ordan huley tepkisini verir. hanım kızımız önce ağlar, sonra başka bir erkeğe gidip aynılarını der. ta ki sn.5 tatbik edilinceye kadar.
grim masalları'nda 'dornröschen' adı ile bulunan bir masaldır. ama ilk olarak charles perrault tarafından 'la belle au bois dormant' adı ile yazılmıştır. eski alman kahramanı siegfried ile bağlantılı olduğu söylenir. bazı versiyonlarında kızın eline batan bir çalı dikenidir ve kulenin girişini kapatan da bu çalıdır.
haziran bir gece yarısı
tenimde serin, gizemli ayışığı
altın kıyıları
nemli, baygın tütsüler yayan
dingin zirvelere
ezgiler eşliğinde akışan damlacıkları
usulca evrensel vadiye kanatlanan
ulaşılmaz, gizemli ayışığı...
eğiliyor biberiyeler mezarına,
zambaklar dalgalara
çürüyor suskun yıkıntılar
göğsüne sarıp gecenin sisini
çekiliyor sonsuz uykuya
lethe gibi, bak! nehir, bile bile
uyukluyor yatağında
hiç uyanmayacakmış gibi
irene'in yazgılarıyla yattığı yerde
uyuyor tüm güzellikler!
ah, görkemli prenses! gerçek olabilir mi-
bu pencere, kara geceye açılan?
ürkünç kımıltılar perdelerde
eğleniyor alaycı ruhlar ağaç tepesinde
sesleniyor her aralıktan
arsızca odanda dolaşan
bedensiz ruhlar, büyücüler
süslü kapağı altında gömütünün
gizlenmiş uyuyan ruhun,
uzayıp kısalıyor duvarlarda gölgeler
beyaz hayaletler gibi uçuşan...
ah, sevgili prensesim! hiç mi korkmuyorsun?
ne rüyalar görüyorsun?
belli ki uzak denizlerden gelmişsin
küçük bahçemizin sadık ağaçlarına
ne tuhaf rengin... giysilerin...
saçlarının uzunluğu
ve bu dayanılmaz sessizlik!
prenses uyuyor! ah, bırakın uyusun
kutsal sığınağında tanrı'nın, derin derin
bir kez daha kutsal kılınsın bu oda
bu yatak, melankolik, bir kez daha!
yalvarırım tanrım, gözleri açılmadan
gömütüne hayaletler uğramadan
uyusun prensesim!
aşkım uyuyor! ah, bırakın uyusun
incitmesin solucanlar bedenini
uyusun sonsuza dek
yaşlı ormanın loş kuytularında
açılsın yüksek kemerleri gömütünün
dağıtarak karanlığı ansızın
üzerinde işlemeli tabut örtüleri
anımsatır atalarının cenazesini
utkulu, sevinçli, huzur verici...
küçük bir kızken
taş atardı prenses
ayrıksı bir gömüt kapısına
bir yankı daha, her taşla
ürkerdi düşüncesinden bile,
günahkar çocuk, biçare!
ölünün iniltisiydi, yükselen gömütten...
ülkesinde sivrisinek bulunmayan güzeldir. olum mümkün mü lan? 2 gecede elimle öldürdüğüm sivrisinek sayısı tam olarak 17. evet. gece 5 gibi kalkıp(4'te falan yatıyorum zaten), yarım saat sinek avlayıp geri yattım 2 gece. sivrisinek denilen iblis yüzünden uyuyamayınca aklıma geldi. o "vızzzzzyyzzz" efekti ile uyumak mümkün mü. direk kaşınmaya başlıyorsun zaten. bildiğin eğleniyor hayvan. yavşak.
uyanmanın şartına bak bak, prens öpecek. ben uyanmazsam çok geçe kadar, kardeşim gelip suratıma suyu döker. ha kalkıp iki tane geçirir geri yatarım orası ayrı. ayrıca şimdi farkettim de, bu masal yazarlarında bir öpüşme fetişi var. prenses kurbağayı öper kurbağa prens olur, prens gelir pamuk prensesi öper uyanır, uyuyan güzel keza öyle. bizim karbon kopyası lise dizilerimizden pek de farkı yokmuş bunların. biraz yaratıcılık gözünüzü seveyim. dünya edebiyatı eserleri yazıyorsunuz.
(bkz: kurrubi)
isterse ömrünün sonuna kadar hergün sabah 6da uyansın, yine de verilecek bir günde alışkanlıktan dolayı erken saatlerde kalkmayıp akşama kadar uyuyacak olan şahıs.