belki ilginizi çeker
  1. · finale gitmemek
  2. · final sınavında uyuyakalmak
  3. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  2. · aşk
  3. · sözlük yazarlarının itirafları
  4. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  5. · dünyanın en güçlü 500 müslümanı
  6. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  7. · annenin gençlik fotoğrafları
  8. · tokat gibi cevaplar
  9. · f3

uyuyakalıp sınavı kaçırmak  

  1. 2 gün önce başıma gelmiş olaydır...
    2 haftadır çalıştığınız sınavı kaçırmak kadar aptalcası yoktur.
    (hypnotica girl, 17.11.2007 02:41)
  2. yakın çevrede oturup da birlikte sınava gideceğiniz bir arkadaşınız varsa gerçekleşmeyecek durumdur.

    (bkz: her eve lazım)
    (unclesam, 17.11.2007 03:08)
  3. inanılmaz boktan bir durumdur. başıma da nedense periyodik aralıklarla gelmektedir.

    şöyle ki, daha önceden (geçen dönem) zaten bir sınavı fosur fosur uyuyarak kaçırmıştım, geçen hafta da divan edebiyatı vizesi için sabahlamış ve saat 4 gibi yatmıştım. sınav da 9'daydı.

    saatimi de 8e 10 kalaya kurmuştum. çaldığı ve benim kapattığım yönünde dedikodular var. ben hatırlamıyorum. bir uyandım ki, saat 10.30 (nasıl da uyumuşsam artık) bir de saati 1 buçuk olarak görmüşüm, "saatin bir buçuk olmadığını söyleyin bana noooluuurrr" diye çığlıklar atarak odadan çıktım. koştur koştur sınıfa gittim boş. hocanın odasına gittim boş. beklemeye başladım, saat oldu 11... gelen giden yok; ağladım ağlayacağım. sonra başka bir hoca geldi "sen özge hanımı mı bekliyorsun?" dedi. "evet" dedim. "onun bugünbilkent'te konferansı var, gelmez" dedi. "ama benim vizem vardı geç kaldım ben girmedim napıcam şimdi" diye yakınmaya başladım. "o zaman vizeyi yapıp gitmiştir, bekleme boşuna" deyince aldı beni bi hüzün ve g.t korkusu. lan napıcam ben şimdi diye kara kara düşünmeye başladım.

    çıktım edebiyatın önündeki meydana*, oturdum bir banka ağlamak üzereyim. düşünüyorum naapsam diye. arkadaşa mesaj çektim, benimle aynı sınıfta olan bir çocuk vardı onun telefonunu verir misin diye, verdi, aradım.
    konuşma şöyle:
    -alo emreee*
    +hıı?
    -ya bizim vize vardı ya... ben geç kaldım girmedim özge de yok yerinde bilkente gitmiş ben napıcam şimdi ya ağlamak üzereyim napıcam?!!! ne dedi vizede... beni sordu mu? nerde dedi mi neden girmedi dedi mi? napıcam ben ?!!!

    +(sabırlı olmaya çalışan ve sakinliğini koruyan bir ses tonuyla) salak mısın kızım sen? vize haftaya. bugün ders de yok vize de. sakin ol bi! şimdi git yat zıbar... hadi bakiyim.


    fatal error


    o an...
    panik duygusunun azalması, bir karış açık ağzımı kapatmam ve adrenalin seviyesinin düşmesiyle aklıma gelen düşünceler:
    "oha bu kadar da dangalak olamam değil mi?
    inanmıyorum kendime, hayır olamam.
    of çok dangalakmışım ağlamak istiyorum
    oha tipe bak ya nasıl çıktım dışarı! öhüü! doğru odaya koş kooooşşş!.."

    zira, odadan çıkışım şu şekilde olmuştu:
    uyanmam ve odadan çıkmam arasında büyük ihtimalle 15 saniye falan vardı. şöyle ki;
    çoraplarımı giydim, bağcık bağlamamak için ayağıma botları geçirdim, üstüme de yağmurluk aldım (içimde pijama) ve gözümde çapaklarımla fırladım.
    gayet "ööğğ kıza baaaak iğğvaannnççç" bakışları hissede hissede dalağım şişip kafam kadar olmuş halde bölüme kadar koştum.

    adrenalin seviyesinin düşmesini takip eden dakikalarda farkettim ki karnım da gurulduyor.
    "eeeh tipime başlarım şimdi karnım aç benim!" diyerek inanılması güç bir medeni cesaret gösterdim ve city'e gittim. "valla olan oldu kızım git bari karnını doyur görmeyen kalmadı zaten" dedim içimden. gittim, her zaman yediğim yerden aldım iki tane sandviç, ama ne yalan söyleyeyim, orda oturup yemeye bir taraflarım yemedi açıkçası. gittim bakkaldan da portakal suyu aldım başım önümde pısmış bir şekilde odama döndüm.

    ama önlemimi almadım mı? aldım tabii ki.

    aynen şöyle:


    usa-ko:
    beni yarın uyandırır mısın
    usa-ko:
    yine sınava giremem diye korkuyorum
    usa-ko:
    çağrı atıcak kadar kontörün var mı
    paradox:
    hiç yok
    paradox:
    ama bu akşam alırım
    usa-ko:
    uyandırır mısın beni*
    paradox:
    merak etme
    usa-ko:
    valla mı
    usa-ko:
    tamam o zaman sen türkselden çaldır, gökçe aveaya ödemeli atçak ben de saati kuriyim. oda arkadaşıma da söyliycem zaten. o da çıkmadan önce dürtsün...

    (bkz: kış uykusu)
    (bkz: ne olur ne olmaz)
    (usako, 09.04.2008 19:33 ~ 19.08.2008 03:12)
  4. çok emek verilmişse ve birden fazla ise insanı usandıran durumdur.
    (kesmeseker, 09.04.2008 19:45 ~ 19:47)
  5. sınav çok erken saattedir ,gece sohbete dalıp geç yatmışsındır ve saati kurmamışsındır.bir de o kişinin uykusu ağırsa karşılanabilecek bir durumdur.
    (namref, 09.04.2008 19:53)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil