uyumsuz 

adana çık aradan

  1. albert camus'nün kitaplarında geçen "absurd" kelimesine, ilk akla gelen "saçma" kelimesi yerine tahsin yücel'in önerdiği karşılıktır.

    (bkz: uyumsuzluk)
    (bkz: uyumsuz kahraman)
    (ali kamber, 18.04.2007 09:39)


  2. (bkz: dik kafalı)
    (bkz: ukela)
    (bkz: ukala)
    (bkz: kendini beğenmiş)
    (bakarsinbirigelirelimdekielmayiyer, 18.04.2007 09:43)
  3. insan seçerek uyumsuz olmaz.

    hayatınızın en güzel gününde annenizi kaybederseniz, bunun artık kaderle, ilâhi adaletle, ahlâkla ve size öğretilen diğer hiçbir şeyle bağdaşmadığını görürsünüz. öğretmenlerin size anlattığı din ve adalet kavramlarının uyduruk olduğunu fark edersiniz.

    işin kötüsü dünyanın uyumsuzluğunu anlamak için bu kadar büyük bir travmaya gerek yoktur. her gün işe gidip gelmeyi sorgulamak, arkadaşlarla içerken ne kadar yapay olduklarını fark etmek, genç olduğunuzu sandığınız sırada geçen zamanı düşünmek, hatta elinizin uyuşup da bir tahta parçasına dönüşmesine tanık olmak bile yeterlidir bir terslik olduğunu anlamak için. camus'nün dediği gibi; bu dünyada gurbette olduğunuzu fark edersiniz, ama dönecek bir memleketiniz yoktur.

    herkes hayatının belli zamanlarında uyumsuz duvara çarpar. ama çok az insan sınırları keşfetmek için uğraşır. geri kalanı sanki "bir şeyler" varmış gibi yapmaya devam etmek üzere uyumluluğa geri döner.
    (ali kamber, 18.04.2007 10:04 ~ 10:12)
  4. uyumsuz olmak için insanın çaba sarfetmesi boşunadır sanki, olsa olsa snobluk olur bu. uyumsuz daha değerli birşeydir, en normal giden zamanda bile yanlış olan birşeyler hep vardır onun için. bu yanlışlık ezelden beri vardır ve düzeltilmesi de mümkün olmayacaktır asla (epistemolojik yalnızlık?). aslında sürekli ekşi bir surat ifadesi, sürekli bir mutsuzluk ya da aşırı ciddiyet falan da değildir bence uyumsuzluğun semptomları, bence yoktur böylesi düzenli semptomlar. aynı günün akşamında acayip mutluyken sabaha karşı tutan histeri krizidir belki de uyumsuzluk semptomu.

    okula gitmekten nefret edip de oraya gittiğinde herşeyi unutmak, bazen de tam tersinin yaşanmasıdır. bir tür kırılganlık ve sürekli kırıcılık halidir, toplum içinde insanları üzmekten, onlara neyi yapamayacaklarını söylemekten ya da güçlerinin neye yetmeyeceğini sürekli anımsatmaktan hedonist bir zevk alıp da topluluğun dışına çıktığında hala üzüntü diye bir duygunun olduğunu hissetmektir, ama daima kendi kendine. çoğu zaman bir korkaklık ve çekingenlik halidir aslında ; insanlardan ya da şeylerden korkmaktan ziyade geriye attıklarının verdiği rahatsızlıktan, yani kendinden korkma halidir.

    uyumsuzluk sürekli bir çelişki halidir bence, totaliterlikle suçlanan bir ideolojinin müridi olma çabası ya da kavramsal olarak nefret edilen anne babaya duyulan aşırı sevgi , engelleri yıkmaya çalışırken sürekli yeni duvarlar yaratma hali belki de. netleşememiş bir zihnin her türlü parıltısı vardır uyumsuzun bilinçaltında. ama uyumsuzluğun neleri içerdiğini ya da bir tanımının olup olmadığından bile bihaberdir aslında uyumsuz, çünkü kavramsal karşılıklar o varoluşsal boşluğu asla dolduramazlar. yeni birşeylerle giderilmeye çalışılan açlık her seferinde daha da yıkıcı olarak geri döner, boşluk büyür ve doğruyla yanlış, kuramla praksis, olması gerekenle olan birbirine karışır her seferinde.

    bir tür çocukluk halidir uyumsuzluk, zihnin hiçbir zaman düz bir zemine oturamaması ve asla olgunlaşamama halidir, çocukların ağlamasının yerini histeri krizleri almıştır artık , istekler çocuk pervasızlığıyla dillendirilmekten ziyade bilinçaltına atılır bundan böyle;ama isteğin özü aynı kalmıştır. tek farkı belki de çocukların sahip oldukları sürekli rahatlık halinden eser olmamasıdır uyumsuzun içinde.
    (joussaince, 19.03.2008 23:33 ~ 23:36)
  5. (bkz: asenkron)
    (istemem yan cebime koy, 19.03.2008 23:37)
  6. denilebilir ki, uyumsuz devrimcileri içermeyen, idealist bir devrim hareketinin başarıya ulaşma şansı yoktur.
    (recai pengül, 28.05.2008 21:11)