belki ilginizi çeker
  1. · somniphobia
  2. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  2. · kapının önünde bir yığın misafir ayakkabısı görmek
  3. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  4. · izmirli altıncı nesiller buluşuyor sevişiyor
  5. · metrobüse para vermeyen tkp li öğrenciler
  6. · tunceli alevileri dinsizdir
  7. · sözlük yazarlarının itirafları
  8. · bi biskrem versem
  9. · allah cezanızı verecek

uyumaktan korkmak  

  1. rüya görmemek için uyumaktan kaçma durumu...

    (bkz: balatayı sıyırmak)
    (bkz: motoru yakmak)
    (bkz: kayışları koparmak)
    (hypnotica girl, 02.02.2006 05:53 ~ 05:55)
  2. somniphobia diye geçer nezih tıp alemlerinde.
    (easy company, 02.02.2006 06:04)
  3. (bkz: karabasan)
    (juliette, 26.09.2008 21:44)
  4. "one two freddy'*s coming for you..."
    (azwepsa, 26.09.2008 21:46 ~ 27.09.2008 08:29)
  5. alarm çaldığında saati sürekli 5 dakika ileriye kuruyorsanız uyumaktan korkmanız normaldir; zira uyanmayı beceremedikten sonra uyumanın bir anlamı yoktur.
    (fl oz, 26.09.2008 23:01)
  6. en çok da bir toplu taşıma aracında * * * hissedilebilinecek duygu seli. çünkü uyursanız durağı kaçırırsınız. fabrikaların arasındaki tren durağında ukraynalı denizci bir çocukla inmek zorunda kaldığım günü unutamıyorum...

    yarım yamalak türkçesiyle arkadan kafasını uzatıp pardon dedi, sonra da elindeki kağıdı verdi, izmitte marina diye bir yere gidicekmiş. ben de merak etme goccum havalarında cevabımı verdim. akşam olmuş ve benim göz kapaklarım ayakta duramıyordu. sadece kendimin değil o gencecik denizcinin de sorumluluğu omuzlarımdaydı artık. gözlerimi açtığımda şehri terk eyliyorduk. hızla arkama döndüm ve amcık kafalı eleman götüm bir şekilde izmiti geçtiğimizi söyledi. ulan piç niye uyandırmadın o zaman diyesim geldi, hatta hadi beni uyandırmadı bari kendi inseydi madem anladı. neyse içimden küfür esti ama denizciliğinden ve pazularından tırstığım için tabii ki içimde kaldı. sonra gayet telaşsız bir şekilde heyecan yapmamasını gerektiğini, misafirperver bir türk genci olarak sırtını yere getirmeyeceğimi anlasın, endişe duymayıp bana deliler gibi güvensin diye "siktir et hacı, bi dahaki garda inip geri gelen trene bineriz, birsürü tren çalışıyo zaten aq" dedim. oysa sadece kafasını salladı. gıcık da olmaya başlamadım değildi, ben onca tırsarken o sikinde değilmiş tavrıyla bütün beğeniyi üzerine çekmeyi başarmıştı. yakışıklıydı da piç. üstelik ukraynalıydı da, hatun dolu bir memleketten bahsediyorduk. herneyse efendim kısa bir süre sonra, fabrikaların arasında, dumandan gökyüzünün görünmediği o yerde indik trenden. raylara atlayıp koşmaya başladık, duran bir vagonun arkasına deliler gibi işedik. birbirimizin çişinin geldiğini trende öğrenmiştik ama ben gereksiz bir ayrıntı diye düşünerek size söylememiştim, özür dilerim. neyse işedikten sonra gülen yüzlerle tekrar ray seviyesinin 1 metre kadar üstüne çıktık. bizden başka kimse yoktu, şehir merkezine otobüs olup olmadığı tartışmasını yaparken asıl merak etmemiz gerekenin burada yol olup olmadığı olduğunu anladım ve anında paylaştım. fizibilite çalışmamızın ardındansa yol falan olmadığını anladık. bu tren durağını buraya niye yapmışlar pezevengin evlatları diye düşünürken adını hatırlayamadığım çocuk bluuthut var mı diye sordu, yok dedim kızılötesi var, olsun o da var dedi. sonraysa bir sigara uzatıp beni şok eden sorusunu sordu porno var mı? şaşırmamış gibi yapıp yok dedim. sefere gideceği için lazım olacağını, pornosuz geçmediğini, yoksa birbirlerini sikeceklerini boku püsürü açıkladı. sonra da telefonumun bünyesinde mp3 barındırıp barındırmadığını sordu, "porno olmayan telefonda mp3 ne arasın" diyerek aynı dünyaların insanı olduğumuza inandırmaya çalıştım kendisini ama o götoş "ne alakası var" diyerek beni göt etti. içinde bulunduğum durum daha şimdiden canımı sıkmaya başlamıştı, kimsenin olmadığı bir yerde abaza bir denizciyle başbaşaydım, garip sorular sorup duruyordu bozuk türkçesiyle. sonra telefonundan bir kaç discosal parça * açıp sanki discodaymışçasına oynamaya başladı. mevzu içinden çıkılmaz bir hâl alıyor derken "bak ne izletçem" dedi. ben de ilgili bir şekilde yanaştım telefonun ekranına, derken son derece amatör bir çekimle karşı karşıya buldum kendimi. küvetteki uzun boylu çıplak hatunu izlememi istemişti benden, biraz baktım sonra hatun beyaz perdeyi bir erkekle paylaşmaya başladı, "bak benim bu" deyince çocuk anladım filmi neden izlettiğini, "ooo hoo, bravo, iyi çalışma" gibi pohpohlayıcı sözlerle verdim gazı. sonra sahneye çocuğun pipisi girecek gibi oldu, hatta girdi ama ben göremedim, neden? çünkü eleman başparmağıyla kapatıyordu pipisini. adam kız arkadaşının her şeyini gösterip iş kendi pipisine gelince adeta küçük utangaç bir kız çocuğuna dönüşmüştü. güldüm ben de, o da güldü, gülüştük aslına bakarsanız, dedim içimden "ne sik yemeye uyuyakaldın be yaşlı çocuk?".

    neyse ki oradaki bi saate yakın zamandan sonra ters istikametli bir trenle şehre döndük, bir polise marinanın yerini sordum, elemanı yolladım sonra da. giderken her şey için teşekkür etti, biraz duygulandım misafirperverliğimin karşılığı olarak aldığım teşekküre. sonra da arkama bakmadan uzaklaştım oradan.

    ondan sonra da kimseye ineceği yeri hatırlatmak hususunda tek bir söz vermedim ve o günden beri çok korktum uyuyup durağımı kaçırmaktan. bir yabancıyla ya da yalnız olması farketmedi.
    (yaşlı çocuk, 26.09.2008 23:02)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil