herkes uyurken günün en sessiz saatinin tadını çıkarmak
(lethe, 21.05.2004 04:12)
günün tüm saatlerini yaşama, hiçbir şey kaçırmama arzusunun eseri.
*
(tekne, 21.05.2004 09:41)
uyuyunca rüyanda onu görebilme ihtimaline karşı geliştirdiğin savunma, ama korkunun ecele faydası yok, sonunda uyuya kalır ve rüyanda onu görürsün.
(ba of, 21.05.2004 10:00 ~ 10:03)
insanı çok zor durumlara ve kötü bir psikolojiye sokan durumdur. yorgunsunuz, uykusuzsunuz, odada sizden başka kimse yok, uyumaya yeltenseniz mükemmel bir karanlık ve sessizlik sizi bekliyor, gözleriniz kızarmış, yanıyor, ertesi sabah 8de kalkacaksınız, herzamanki gibi derse geç kalacağınızı biliyorsunuz ama bir türlü yatağa giresiniz gelmiyor. bilgisayar başında oturmak, müzik açmak, pazar yerine dönmüş dolabı düzenlemek, birikmiş bulaşıkları yıkamak, sözlüğü 3 saniyede bir refesh yapmak gibi meşgaleler uydurmak bu durumda en çok yapılabilecek şeylerdendir. bunlarla uğraşırken bir taraftan ertesi sabah kalkarken çekeceğiniz acıyı düşünürsünüz. ama gene de yatağa gitmez, uyumak istemezsiniz. çok pis bir olaydır.
eğer yattıktan sonra saatlerce uyuyamama sorununuz varsa; nasıl olsa uyuyamıyacağım, ne diye kascam yaa!! bir iki şarkı daha dinliyim, bişeyler okuyim şu sözlükten falan dediğiniz durum.
eğer bitirmeniz gereken bir projeniz veya kasmanız gereken bir final varsa kovalamaya calısabilirsiniz uykunuzu. zaten böyle durumlarda hep uyku gelir, herhangi bir gün rahatmıs gibi davranarak uykunun kacması istenir..
(bkz:
nescafe)
uyuyunca boşa geçen zamana üzülmektir. uyumayınca yararlı bir iş yaptığınızdan mı? hayır. yine de oturursunuz. garip.
kişinin evde geçirdiği vakitler azalıyorsa,evini özlemeye başlamışsa;uyku o insan için sadece vakit kaybı olarak adlandırılır.
sürekli kafanızda birşeylerin dolaşması sonucunda istemsiz bir şekilde oluşan eylemdir. uyumak istememekten ziyade uyuyamazsınız.
genelde bebeklerde görülen, deli gibi uyumak istediği halde hiçbir şeyi kaçırmamak için direnme durumu. bunun sonucunda uykusu dağılan bebek, uyumak istediğinde de uyuyamaz. ilk başta uyumak istemediği için ağlar, sonraki saatlerde uyumak istediği için. tabii olan size olur...
aslında istekle alakası yoktur bunun tamamen vakitsizlikten kaynaklanmaktadır. kıt zamanla maksimum şekilde proceyi bitirmek sonucunda uykusuz kalınabilir. (bkz:
18 saat uyumak istemek)
yakın zamanda işe başlayacak olununca son boş sabahlamaları yaşama isteği
hayatın
repeat moduna geçmesini takiben, sonraki güne dair hiçbir beklenti yada heyecana sahip olmama ile ortaya çıkan ruhsal bunalım halidir.genelde uyuyarak sonuçlanır.
(bkz:
yat kalk sıç)
(bkz:
hayatın hep boktan gitmesi)
bunun sonucu ne yazık ki:
(bkz:
uyanmak bilmemek)
kendileri en büyük sorunumdur ayrıca.
uykuyla
son bulabilecek bir günün bitmesinin istenilmemesi üzerine kasıtlı olarak yapılan bir eylemdir. uyumamakta ısrar edilerek işin boyutu abartıldığında ise : (bkz:
uykusuz her gece)
hayattan bir günün daha sona ermesine karşı beynin verdiği nafile direniştir.
"-çıkmadık candan ümit kesilmez ,gecenin bir yarısıda olsa, hala benim için güzel birşey olabilir" düşüncesinin sonucu.
fakat,üç,dört saatlik uyku sonrasında,balon gibi olmuş gözlerle,ciyak ciyak öten ve 6:30 u gösteren saatin alarmı susturmak için uğraş verilirken , insanın" hay kafama zıçayım,bugün saat 11 dedimi yataktayım olum " diyerek sonlandırdığı macera dizisidir.hegün tekrarı yayınlanır.
lanet bir güne uyanılacağını bilmekten kaynaklanır. uyku anının bilinçsiz geçtiği düşüldüğünde ertesi günü mümkün olduğunca ertelemek çabası olarak görülebilir. iyi geçme umudu olmayan sınav günleri öncesi yaşanması muhtemeldir. bu ümitsizlik dolayısıyla ders çalışmaktan bıkılmış, bunda sonraki çabaların gereksiz olacağının farkına varılmıştır. bilgisayar karşısında kafa dağıtılmaktadır. saat ilerledikçe ertesi günün olası senaryoları akla gelir, sıkıntı tavan yapar. her ne kadar ertelense de acı gerçek eninde sonunda kendini gösterecektir, kaçış yoktur.
uyku geldiği halde yapılıyorsa ilginçlikler kategorisine giriyor. evet ilginç bir şey bu. sanki bünyesinde günleri hiç bitirmek istemiyor insan, zaman hiç bitmesin istiyor sanki. zamanı durdurmak gibi bir çaba içinde kendiyle boğuşuyor belki. oysaki hangi zaman geçmiş birbirinin önüne, zamanın neresindeyim ya da diye düşünürken kendi ruhsal yapısıyla çelişen bir insan modeli çıkıyor karşımıza. işte bu noktada bir şeyler tanımlanamıyor. ve böyle gel- git tufanlarına kapılıp uykunun olmadığı yöne sürüklüyor kendini insan bazen istemsizce belki de. çoğu zaman da bile bile..
(artı1, 03.08.2009 02:24 ~ 02:24)
ertesi gün sınavı olan kişinin isteğidir.
şimdi yatayım yarın erkenden kalkıp ders çalışırım düşüncesinin her zaman yalan olmasının doğurduğu bi sonuçtur aynı zamanda.
(bkz:
inat)
(bkz:
inatçı)
ben değil, artık göz kapağı mı beyin mi kalp mi bilemeyeceğim.. ama bildiğin inat ötesi yok.. oyh..