belki ilginizi çeker
  1. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · itü sözlük e bir daha gelinse alınacak nickler
  2. · prison brake
  3. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  4. · öğretmenler günü
  5. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  6. · erkekte ses tonu
  7. · colin kazım richards
  8. · kat kat giyinip cam açtırmayan insan
  9. · antrenman

uygarlaştırma misyonu  

  1. çıkarlar doğrultusunda batılılaştırma da denilebilecek misyon.
    geçmişe baktığımızda evrensel değerlerin yaratıcısı ve denetleyicisi ünvanını kendine mal eden fransa'nın özellikle mağriplilere ve çinhindi'nde yaşayanlara yaptığı asimilasyonu buna örnek verebiliriz. yine abd'nin ırak'ta yaptıkları da aynı kefede değerlendirilebilir. bunu yaparken de uygarlaştırılacak ülkenin sözde aydınlarından da yardım alınır. amerikan üniversite'lerinde eğitim görevlisi olarak çalışan bu insanlar ortadoğu hakkında demeçler verirken dezenformasyon örnekleri sunarlar. bu şekilde karşı taraftan birinin ağzından çıkanlarla yapılanlar meşrulaştırılmaya çalışılır. karşılarındakilere bağnaz ve milliyetçi tavırlarla yaklaşıp kitle iletişim araçlarının da sayesinde onlara "terörist", "çağdışı" gibi yaftalar yapıştırıp meçhul bir canavar yaratırlar. sonra da canavarın diyarına gidip şövalyecilik oynarlar. ejderhayı öldüren asilzade pozu tüm dünyaya gösterilir. "şimdi sen tarih oldun!" gibi klişe bir hollywood sineması repliği kullanılırsa,tom hanks falan da el sallarsa "her şey çok güzel olacak" diyebiliriz.
    (setheleh, 01.03.2008 21:05)
  2. sümerlerden gelen, büyük bir devleti ayakta tutma yollarından birinden çıkmış ülküdür.

    sümerler şehirlerden oluşuyordu. dinin her bir şehri ululaştıran ritüelleri, aradaki su dağıtımındaki sorunlar, coğrafi koşullar vs... güçlü bir erkin oluşumunu zorlaştırdığından ötürü, uzun zaman bu şehirlerin birleşip güçlü bir devlet kurmalarını engelliyordu. halbuki medeniyet denilen birçok kök buluşun ihracatçısı olan sümerden bürokrasiyi, yazıyı ve çok tanrılı dinin ilk kaba oluşumunu almış olan mısırlılar, bu güçlü erki, az önce saydığımız araçları ithal ettkten yaklaşık beşyüz sene gibi kısa bir zaman sonra kurmuştu. iki yanının çöllerle kaplı oluşu, üretimin nilin çevresinde olması ve nil nehrinin ulaşımda kullanılabilir olması gibi sebepler nedeniyle mısır bunu başarabilmişti, zira firavunun nil üzerindeki belli başlı yerlere kendine sadık bir kaç karakol kurması erkin ondan toplanmasına yetiyordu.

    dicle ve fıratın ulaşımda kullanılamaz oluşu, mezopotamyanın o dönemdeki çoğu çoban(aynı zamanda savaşçı) komşularla çevrili olması nedeniyle, sümer şehirleri çoğu zaman birbirlerinden ayrı yönetimlerce yönetildiler.

    birleşmeleri ancak dış bir tehdit olduğunda mümkün oluyordu. bunu gören bir kaç gözüpek, şimdi de çok sık rastlanan propaganda yöntemleriyle bu dış tehdidi kimi zaman abartıyor, kimi zaman olmayan bir dış tehdit uyduruyor ve bu şekilde sümer şehirlerini kendi yönetimi altına almayı başarabiliyordu.

    bu dış tehdit paradigmasının en önemli özelliği kendinden olmayanı barbar olarak nitelemek ve kendi medeniyetini en üste yerleştirmekti. bu durum o günlerin en güçlü tutkalı oldu. sümerlerden sonra babilliler, bu tutkalı daha da güçlendirmek için sümerlerden aldıkları tanrıları dahi devlet eliyle yontmaktan, süslemekten ve değiştirmekten kaçınmıyorlardı. mesela sümerlerin baş tanrısını panteondaki yerinden atıp kendi başkentlerinin tanrısı olan marduku en büyük tanrı ilan etmişlerdi.

    zamanla dış tehditlerin çok güçlü oldukları ortaya çıktı. geliştirdikleri yeni teknolojilerle, savaşçı ruhlarıyla arabistan çöllerinden ya da azerbeycan ve kafkasyanın ötesindeki bozkırlardan kopup gelerek mezopotamya çiftçilerini erkleri altına alıyorlardı. ancak mısırı işgal eden hiksoslar gibi çoğu özlerini kaybedip, buyruklarındaki yüksek medeniyetlerin alışkanlıklarını kazanıyorlardı. hani türklerin göktürk yazıtlarındaki "oğul özünü yitirme" nidaları var ya işte bu nedenle yazılmışlardı.

    bu soruna(yani dış tehditlerin gelip ülkeyi istila etmesi sorununa) bulunan çözüm basitti. barbarları da kendi medeniyetine katmak! en ünlüsü helenleştirme ülküsüdür(yunanlılar kendilerine yunan değil, helen derdi, helenizimyunanlaştırma ülküsüydü yani). büyük iskenderle başarıya da ulaşmıştır. ancak onlardan önce babilliler, asurlular, hatta mısırlılar dahi bu yöntemi kullanmışlardır.

    en ünlüsü helenizmdir dedik, zira şu anki avrupa toplumu eski yunan üzerinde inşa edildiğini savunur. kısacık tarihlerinden görülüyor ki bu ülküyü gah haçlı gah sömürge seferlerinde canlı tutmuşlardır.

    weber bürokrasisi(bkz: ideal bürokrasi), tocqueville(bkz: democracy in america) demokrasisi nedeniyle amerika birleşik devletlerinin geleceğin süper gücü olacağını söylemişlerdi. halbuki biz biliyoruz ki, büyük iskenderden, romaya, ordan kilise ve ingilizlere geçen helenleştirme politikasının bayrağını aldıkları ve bunu çok iyi uyguladıkları için şu anda oldukları yerdeler.

    not: sürenin kısıtlılığı ve çok uzatmama istei nedeniyle çok tanrılı dinden tek tanrılı dine geçişin bu oluşumdaki önemini açıklmadım.

    not 2: aynı zamanda yazının, sabanın, çobanlığın keşifleri ile metal gelişimi de önemli rol oynamakta(üretim araçları yani)
    (tariktuna, 02.03.2008 15:08)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil