|
|
- kabus görüp irkilerek uyandığını sandığın anda gördüğün kabusun daha gerçekçi bir hal alması durumu. o noktadan sonra kişi "uyanıkmıyım" noktasında özgüvenini yitirdiği için kafa devamlı gidip gelir. uyku halinde beyin hiç yorulmadığı kadar yorulur. en çok yoranda durumun uyku hali olup olmadığı konusundaki ikilemdir.
(leak, 08.03.2008 00:50 ~ 03.06.2008 15:09)
- (bkz: karabasan/@2245995)
(tatalu, 08.03.2008 00:57 ~ 00:58)
- sabah kalkarsınız, uykulu bir şekilde her sabahki rutini tamamlar okulunuza gidersiniz. yoklamayı imzalayıp rahat bir nefes alır ve ilk dersin tamamını amfide uyuyarak geçirirsiniz. telefonunuz çalar, melodisinden anlarsınız ki kankiniz arıyodur. "allah allah, yanımda oturan adam beni neden arıyo?" derken telefonu açarsınız. "abi ilk ders ben imzaladım, gelmiyo musun bugün?" diye sorar. doğrulursunuz, uykulu bir şekilde her sabahki rutini tamamlar okulunuza gidersiniz.
- boşalmış bi yazlık site, eylül ayı sonları... sitedeki 200 civarı evin en fazla 15i insan barındırmakta. onlar da 70 yaş üzeri. yani gündüz boş gece bomboş bi mekan. evler müstakil ve birbirine bağlı değil. in cin top oynamakta aralıksız. evde yalnız başımayım, yaş 18. ne akla olduğunu hala çözemediğim bir tatil, heralde heyecan arama girişimindeyim. etrafta hırsızlık haberleri dönen bir yazın sonunda karanlığın, sessizliğin, kimsesizliğin içindeyim. bu kadar sessizliği beklemediğim için bi gerginlik var üzerimde. her tık sesi içime soğuk bi şeyler akıtıyor ama adı tatil, eğlence.
gece yatıyorum, garip garip rüyalar... sonradan düşününce rüya gördüğümü hatırlıyorum ama ne olduğunu hatırlamıyorum. sabaha doğru can alıcı olay gerçekleşiyor. nerden geldiğini bilmediğim, çok canlı, hemen arkamdaymış gibi bir ses ama ne ses! don lafontaine'in ilahiyat bitirmişi. bana sesleniyor:
-- billie jeaaannnnn!!!
uyanıp doğruluyorum yatakta korkuyla. aynı ses devam ediyor:
-- yanacaksın!!!
aklım falan yerinden uçmuş vaziyette arkama dönüyorum garip bi yaratık görmeyi bekleyerek. ama bomboş. kimse yok! hava karanlıktan aydınlığa geçmekte. elim ayağım buz kesmiş, titremekten birbirine dolanacak. ışığa ulaşıp açıyorum güç bela. kimse yok! düşünüyorum. ilkini uyurken duyduğuma eminim, duyunca uyanıp doğruldum çünkü. peki ikincisini ne zaman duydum? uyuyo olsam tekrar uyanmam lazım ki arkama döndüğümü ve uyanık olduğumu biliyorum. "yanacaksın" sesinden sonra tekrar uyanma olayı olmadı, bilincim açıktı.
1 aylığına diye gidilmiş bir tatilin 3 veya 4üncü gününde başa gelen bu olay ile erkekliğe bok sürmemek için aile arasına da dönemeyip 3 hafta daha aynı evde kalma başarısını gösteriyorum. elbette geceleri uyanık gündüzleri uyuyarak. ve hala bu olayın neresinin uyurken neresinin uyanıkken olduğunu bilmiyorum.
bu arada "yanacaksın!" nedir yaa! bu kadar ağır uyarı olur mu bi insana! hala ödümle bokum bir.
- bazen de 3. tekil kişi tarafından içine düşülen sanrıdır. 5-6 yaşlarında bir sübyan olan billie jean'i gece tuvalete kaldıran anne, ayaklanan oğlunun uyandığını, tuvalete gittiğini sanıp peşini bırakır. billie jean de gidip mutfakta, açıkta bulunan leblebi kutusunun içine işer. neden leblebi kutusu diye düşünülünce arap yağı bol bulunca kıçına sürer atasözü akla gelir.*
|