belki ilginizi çeker
  1. · ursula buffay
  2. · enflasyon
  3. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · hayatın iyi bilinmesi gereken kanunları
  2. · ugg
  3. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  4. · yaran diyaloglar
  5. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  6. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  7. · dersim katliamı
  8. · antonio lucio vivaldi
  9. · hırvatistan

ursula  

  1. gabriel garcia marquez'in yüzyıllık yalnızlık'ındaki anne.
    (bilgez, 25.04.2007 21:56)
  2. yüzyıllık yalnızlık romanından fırlamış ve aramıza katılmıştır. anne değildir ve olmakta istememektedir.

    kamu ve siyaseti aynı anda okumuştur. kaymakam mı olacaksın diye sorulmuş o ise ekonominin merkezine yelken açmıştır. broşürler ve kitapçıklar yazmış ekonominin makrosu ile uğraşmıştır.

    bazen tasarım delisi olmuş bazen ise bülten çıktı diye koşarak gelmiştir. bazen yurtdışı gezilerinden aramış bazen ise anadolunun yoksul kentlerinde konferanslar düzenlemiştir.

    farklıdır. sosyalizmde farklıdır onun için...o depresyon hırkası giymez. belki marx'ı almanca orjinalinin ingilizce çevirisinden okumasından belki hayat dolu olmasından farklı anlatır sosyalizmi... farklı kelimeler kullanır... bu farklı kelimelerden çıkar belki de kavga...

    gülüşü ve gözleri özlenesidir. iyi okur. sıkıldı mı atar elinden kitabı... yeni yazarlar ile tanıştırır. hep farklı yönünden bakar kitaplara...


    uzağa gidecektir ama... belki de kaf dağının ötesine... hem de uzun yıllar boyunca yaşayacaktır oralarda. ayrılık sevdaya dahilmiş ve belki de bir sınavmış. kaçınılmaz bir sınav. dönmesi beklenecek ve özlenecektir. kalp her attığında merak edilecek ve kızılacaktır belki kaf dağının ötesi tercihine..

    ayrılık sevdaya dahil

    açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın
    en görkemli saatinde yıldız alacasının
    gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader
    uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın
    rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
    mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan
    onu çok arıyorum onu çok arıyorum
    heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları
    bir yerlere yıldırım düşüyorum
    ayrılığımızı hisettiğim an demirler eriyor hırsımdan
    ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu
    gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş
    tedirgin gülümser
    çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili
    hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
    her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili
    telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
    gittikçe genişliyen yakılmış ot kokusu
    yıldızlar inanılmıyacak bir irilikte
    yansımalar tutmuş bütün sahili
    çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
    öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
    çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil
    çünkü ayrılanlar hala sevgili
    yanlızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık
    hava ağır toprak ağır yaprak ağır
    su tozları yağıyor üstümüze
    özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
    eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı
    karanlık çöktü denize
    yanlızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin
    ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
    kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan
    bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince
    sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice
    yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak
    bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına
    benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle
    sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız
    ikimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız
    hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi
    tuz parça kırılsak da hala içimizde o yanardağ ağzı
    hala kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm zehir zemberek aşkımız. (a. ilhan)
    (gustaveflourens, 02.06.2008 22:45 ~ 22:45)
  3. (bkz: @2489962) yazısı ile araba kullanmaya dair engin fikirleri olan yazar.

    düzenli aralıklarla aşti'de direklere tampon vurmak ve bom boş otoparkta arabayı boydan boya sürtme şeklinde sürüş deneyimi olan 5. nesil yazar.

    bu bilgileri açıklarsam yazılarımda benim yalan söylediğimi ve aslında bir ilaç şirketi ceo'su olduğumu açıklayacağını iddia eden tehdit abidesi...

    "kaf dağının ötesinde" araba kullanmayacağı için mutlu olunmaktadır.
    (gustaveflourens, 23.06.2008 21:27)
  4. (bkz: ursula buffay)
    (yaşlı çocuk, 20.01.2009 00:14 ~ 00:15)
  5. yazarımızın "kaf dağının ötesi" günleri şu sıralar kabus şeklinde geçmektedir. ders çalışmaya çalışırken penceresinin göle bakan kısmından gelen "vak vak" seslerinden rahatsız olmaktadır. ördekler arasında çiftleşme ritüeli olarak algılanabilecek kaçma ve kovalamacalar yazarımızı rahatsız etmektedir. 3 ördek arasında geçtiğini iddia ettiği arkada ikisinin kavga ederken üçüncünün kaçmaya çalışması ve bu ilk ikisinin diğer ördeğin üstüne çıkma denemeleri yapması görsel manzarasını oluşturmaktadır. umarım ders çalışmaktan hayal görmemektedir. bir de artık yurtta kalan çinlileri; lake house daki ördekleri pekin ördeği yapmaları şeklindeki kışkırtmalarına bir son vermelidir. bu arada "vak vak" konusundaki diksiyonu da gerçeğe yaklaşmıştır.

    bu arada sinirlenmemeli ve bu konu da cevap yazarsa "galata köprüsü üzerindeki balıkçılara dair değerlendirmeleri" hatırlanılmaya değerdir.

    özlenmiştir.

    artık "kaf dağının ötesinden" dönmelidir.
    (gustaveflourens, 08.03.2009 19:15)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil