bazen unutman gerekse de vazgeçmeyi istememe, durumundan memnun kalma hali..
öyle aşıksındır ki, onunla her durumda beraber olmayı göze almışsındır..unutmak kelimesini aklından bile geçirmek istemezsin.. karşılıksızsa aşkın, belki gerekir unutman ama sevgine değer olduğunu bilirsin..
gene yalnızlığın çökme saatidir omuzlarıma..soramadığım soruların su yüzüne çıkma vaktidir..dakikalar onun yokluğunu gösterir,akreple yelkovan her buluşmasında kapışır ve indirir ağırlığını üzerime 'anla' diye vura vura..anlamam ben anlayamam..anlamak işime gelmez..ben acıyı severim..ben yalnızlığı severim..ben hayatı severim..hayat acısız olur mu..geldiyse yaşayacaksın hem de kaçmadan unutmaya çalışmadan alabildiğine yaşayacaksın..insan olacaksın hissedeceksin bu yüzden..elini tutarken nasıl da senindi anacaksın sonra da bırakıp giderken ne kadar uzaktı düşüneceksin..ve ağlayacaksın..insan olacaksın..büyüyeceksin..unutmayacaksın..hatırlamayacaksın çünkü unutmayacaksın..atlatmak ayrıdır unutmak ayrı..anılara saygı duyacaksın..zaman geçince gene unutmamış ama atlatmış,hayatına devam eden,esir kalmamış ama teslim olmuş biri olacaksın..çıkarımların olacak,olması için de unutmayacaksın..sevgiden olmasa da saygıdan unutmayacaksın..
nedendir bilinmez aşk öndedir hep,aşk acısı ölüm acısını geçer bazen..belki de orada olduğunu bildiğin halde dokunamamak en fenasıdır..ölümse ayrı..alışılır..alışmak lazımdır..ama gene unutmamak..halbuki devam ederken onla hayata,aşkta onsuz olmak zordur..bu yüzden her gün ölürsün,her gün yitirilirsin,her gün cenazeni taşır önde bir kafile..ve ben her gece dua ederim tekrar dirilsin yarın diye..o duanın umudu ayrıdır..gidenin cenneti bulmasını dilemekten ötedir..umut vardır çünkü işte..dönecek umudu..yarının umudu..ölümde yoktur umut..ancak sen de bu günlük hayatın gailesine bir son vereceğin zaman kavuşma umudu vardır belki..ama muammadır en beterinden beter..ve paradokstur kendi içinde..ölmeyi istememek ama kavuşmak istemek..halbuki aşkta insan her gün ölmeyi ya da her gün o acıyı yaşamayı kabullenir..alışmaz..alışamaz..çünkü saygı vardır unutulmaz..ama o da vardır..ordadır..bu nedenle de unutmamak daha ağırdır..en iyi ihtimalse düşünmemeyi seçmektir ama yaşanmışlık silinemez..silinse de istemezdin zaten..kıyamazdın..kıymamalısın da..seni sen yapan anılarındır…anılar değil,anıların..çünkü sen insansın..unutmayacaksın..insan olacaksın…
(dasein, 24.01.2007 00:29 ~ 28.02.2007 02:57)
tıpkı umut gibi sadece eziyetin süresini arttıran durumlardan birine verilen addır
(bkz:
nietzche)
acıları hafızada hep taze tutmak istemek. bazen o kadar çok acı çekersin ki bu acıyı sana yaşatanlara öfken hiç bitmesin istersin, o zaman da unutmak istemezsin.
unutulanın
yok olacağından korkmaktır..
halbuki ne yok olmuştur ki o yok olsundur..
gerçekten sevmektir belkide...
karşılıksız sevmek...
unutmanın bi parcanın eksilmesi anlamına geldiği durum
(masal, 29.05.2007 22:59)
yaşanılanları gözardı etmek istememek, manasız bırakmamak,
hiçe saymamak .
yaşanılan hiç bir anın yok oluşunu izlemek istememektir. acı kötü bütün anıların hatırda kalması isteniyordur. hele de o anların tekrar yaşanamayacağı biliniyorsa, o zaman iyice sarılınır bu anılara. ömür boyu seninle yaşar, seni yaşatır.
sevgilinizle, sevgilinizin bıraktığı yerden devam etmektir, o aşkınızı alıp gitmemiştir ki ya da yaşadıklarınız peri tozunuzun tükenmesiyle yok olmamıştır, aslında hiçbir zaman olmayan gitmiştir -belki de iyi yapmıştır-, sevdiklerini giyersiniz, dinlediklerini dinlersiniz, doğum gününü yalnız kutlarsınız,kendi yağmurunuzla yıkarsınız anılarınızı.o gitmiştir ama onlasınızdır. onun size yaptığını siz niye kendinize yapasınız ki?
kişileri, zamanları, yaşananları, duyguları, acıları, mutlulukları, deneyimleri ve bunların toplamını oluşturan sizi ayakta tutmak, "yaşatmak" istemektir.
yaşanan onca şeyin artık geride kaldığını kabullenmek istememek,
ben seni unutmak için sevmedim
gülmen ayrılık demekmiş bilmedim
bekledim gece gündüz yollarını
ölmek istedim bir türlü ölmedim
demektir
*
o artık olmasa da onu düşünmeye bile delicesine alışmaktır..onu hayal etmek,onun şu an ne yaptığını düşünmek,yapılan her şeyi onunla yaşıyormuş gibi hissetmek..tüm bunlara bile kopamamacasına bağlanmaktır..madden o olmasa bile ufacık da olsa onun içinde geçtiği her düşünceye nefes almaya ihtiyaç duyarcasına bağlanmak,onsuz hayatın bir anlamı olmadığını düşünmek,yokluğu binlerce yara açsa da onu bir saniye daha düşünebilmek için tüm bu acıya rağmen bir saniye daha yaşamayı istemektir..
insan kendine kıyabilir mi?..onu unutmak kendini öldürmektir..
her bir ayrıntıyı tekrar tekrar hayal etmektir. on bin parçalık yap bozun hiç bir parçacığını kaybetmek istememektir. anımsıya anımsıya içinde büyütmek istemektir. geçmişi, olup bitmişi, ölüp gömülmüşü kaybetmeme çabasıdır.. dışarda her şey bitti, içerde her şey aynı olsun hiç olmazsa. kim karışabilir hayal edip anmanın dayanılmaz arzusuna..
(bkz:
masumiyet müzesi)
özgür iraden ile yaptığın bir seçim. bazen kötü şeyler yaşıyoruz kabul, ama hayat en kötü zamanlarında bile sadece olumsuzluklardan ibaret değil.. yin yang gibi; kötü anıların içinde iyi anılar da var ve yeri gelir, tüm o karmaşayı düşünürken hatrına düşen bir
gülümseme hayatını devam ettirmek için çok iyi bir
neden olur. hayatındaki o kutsal anı da diğerleriyle unutmaya çalışmak evrendeki bütün tesadüfleri elinin tersiyle itmek,
kaderine karşı gelmek demek ve ben bu kadar güçlü değilim.
unutmak istemez insan bazen, çünkü çok güzel güler insanlar bazen, yalandan da olsa
*..