unutmak istediğim pek çok yaşantım var içimde gizli gizli kanayan. pek çok an, derin yaralar açan. beklenmedik bir anda havadaki bir kokuyla, telefonun bir çalışıyla uyanan, sonra günler ve geceler boyu peşimi bırakmayan anılar.
unutmak istediğim yüzler, geceler, yürüyüşler, bekleyişler, uyanışlar var. unutmak istediğim gülümsemeler, iç çekişler, kucaklaşmalar, vedalar ve kavuşmalar var. unutmak istediğim bir başka ben var içimde.
unutulamayan bir gece. unutulmuş anılar. hatırlamak istediğim her şey dağılıp parçalanıyor beynimde. hatırlamak istediğim her şey unufak oluyor ve hepsi unutmak istediklerime bırakıyorlar yerlerini. o yüzden her şeyi silmek istiyorum bu gece.
her şeyi unutmak istiyorum. adımı, nereden gelip nereye gittiğimi, en sevdiğim şarkının sözlerini, kahveyi nasıl sevdiğimi. unutmak istiyorum. her şey uçsun gitsin geride sadece boş teneke bir kutu kalsın istiyorum. her gördüğüm insana ilk defa görüyormuş gibi bakmak, duyduğum hiç bir sesi ve şarkıyı anımsamamak istiyorum.
yüzüme bir yabancıya aitmiş gibi bakmak, derinliklerimi ve sığlıklarımı bilmemek istiyorum. zaaflarım ve güçlü yanlarım kalın bir sis perdesinin arkasında kaybolsun ve geçmişi ya da geleceği olmayan, sabit, belirsiz, şekilsiz bir insan olayım istiyorum.
acılar ve mutluluklar birbirine girsin ve artık bana ait olmayan bir hayatta, bir yabancı gibi suskun ve sade varolayım istiyorum.
yaşanılmışı yok etmek isteyen umarsız kişinin umarsız kara delik arayışıdır. yazıktır. boşunadır. yine de çabadır.. yaşanacaklara yol açmak uğruna harcanan.. kimi zaman.. kimi zaman da saygısızca bir inkardır. yaşanılmışa karşı ayıptır. yaşamış olan da aynıdır yaşayacak olan da nitekim. hayat aynı hayattır. kaçış yok. çıkmaz sokak. park yasak.
aklında sürekli "unutmalıyım!" kelimesi çınlarken, neyi, neden unutman gerektiğini düşünmeye başlarsın.
yaşadığın acı tatlı her şey bir anda etrafını sarar. birden yerinden fırlayıp unutmalıyım artık dersin. yeniden her şeyi daha detaylı hatırlamak ve asla unutamamak için.