pentagram'ın 2001 çıkışlı,yurtdışı amaçlı kaydettiği,ve yurtdışında pentagram adlı başka bir grubun daha bulunması sebebiyle (daha önceki albümlerde yurtdışında the pentagram ismini kullanıyorlardı) mezarkabul adını kullandıkları albüm.
90lı yıllarda çıkan trailblazer anatolia gibi albümlere nazaran daha soft diyebileceğimiz bir sounda sahip bu albüm.sözlerde göze çarpan,eskiden daha nesnel ( savaş unsurları ) sözler yazan pentagramın bu albümde insanların duygularına yönelik olması,kısacası daha insan duygularını içeren bir albüm.
albümde en çok göze çarpan şarkılar lions in a cage ve in esir like an eagle.
lions in a cage,melodi olarak olmasa da sözler açısından bana metallica-unforgiven ı hatırlatır.
in esir like an eagle ise gene türk melodisinin örneklerinin bol olduğu bir parça.
aslında en çok beğendiğim,tadının damağımda kaldığı parça,intro olarak tasarlanan we come from nowhere.ney ne türk vurmalılarıyla başlayan ve 57 saniye süren bu intro,bize albümün güzel olduğunun sinyalini en baştan veriyor.
gene trail blazer albümünde olduğu gibi bu albümde de enstrümental parça olarak mezarkabul adlı şarkıyı görüyoruz.
kanımca pentagram'ın en iyi albümüdür..gerek in esir like an eagle olsun,gerekse de lions in a cage olsun mükemmeldir..harmonik gitar melodileri aşmıştır ama bu yüzden konserlerde kendilerinde mükemmel bir performans beklememek gerek..
there's nothing to do
there's only to be
there's nothing to show
there's only to see
now here, nowhere
the truth is unspoken
you are alone
you've got something to prove
you are alone
you've got something to lose
now here, nowhere
the truth is unspoken
there's nothing to do
there's only to be
there's nothing to lose
there's only to feel
all one, alone
the truth is unspoken
en güzeli olmasa da dinlemek için yeterince kaliteli olan bir lacuna coil şarkısı.
dinlemek açısından oldukça rahat ve hafif bir parçadır,sözleri de oldukça anlamlıdır.müziği her kesime hitap edebilecek şekildedir,tavsiye edilir!
bu kadar kaliteli bi albümün kıymetinin bilinmemesi şaşılacak bi durumdur .böyle bi albümü efendime söyleyeyim bi iskandinav grubu falan çıkarsa ; 'abi ya adamlara bak ya bizim melodileri nası ifade etmişler helal olsun, bizim malaklar hala yatıyo forever metal abi hürmetler ' diyen lavuklara çok rastlayacaktık.ama beğenilmemesi bi yana çok haksız eleştiriler de almıştır bu albüm. ama ben yine de ümidimi yitirmiyorum pentagram'ın aynen isveçin at the gates'i gibi kendi müziğinin öncüsü olcağına inanıyorum. tabi iş çıraklara düşüyo. . . nası in flamesve dark tranquillityat the gatesin arkasından gittilerse bizden de pentagram'ın yolunda gidecek grupların çıkması lazım . . . kendimizi ifade edelim saçmalıkları için istemiyorum bunu maksat dünya müziği kazansın.
pentagramın türkiye için nasıl ve neden bu kadar önemli olduğunu anlamayamayan gençliğin kesinlikle dinlemesi ve sonradan konu üzerinde tekrar düşünmesini sağlayacak sağlam bir albüm.aynı zamanda albümede adını vermiş olan parça.
crematory'nin believe albümündeki bir şarkı. yazmazsam olmazdı. gün içinde bir şekilde tekrar kavuştuk birbirimize. birkaç yıl önce dinlemiştim ilk kez. hayatımda sevdiğim ilk brutal vocal buydu. benim için geçiş aşamasında ara form gibiydi.
unspoken names never reach my heart
again
unspoken feelings no one miss your life
- you see - you hear - you run -
and you awaken and don't know if you're
sleeping
overrun and compromised by the dreams
of the
instant future
unspoken names never reach my heart
again
unspoken feelings no one miss your life
- you feel - you think - you cry -
disillusioned and deceived by the goals
once
pondered
betrayed and banned by the ones once
trusted
unspoken names never reach my heart
again
unspoken feelings no one miss your life
unspoken names never reach my heart
again
unspoken feelings no one miss your life
pursued and struck down by the lies that
feast
upon you
lost your virginity at the hands of space
and time
unspoken names never reach my heart
again
unspoken feelings no one miss your life
unspoken names never reach my heart
again
unspoken feelings no one miss your life
ı see it in your eyes
the way you feel inside
your idea of me
ıs all that ı can be
you can talk your fears away
there's still something that you just won't say
and the silence is broken
but the words are unspoken
why are you afraid?
ıs that how you were made?
all that ı can be
ıs more than you can see
and you can't hide the truth
ı can see it in you
and the silence is broken
but the words are unspoken
you don't have to say a thing
your face says everything
there's no way to hide
all the hatred inside
bu da çevirisi, buyrunuz.
gözlerinin içinde görüyorum
içten nasıl hissetiğini
benim hakkımda fikrin
olabildiğim herşey
korkularını durmadan konuşabilirsin
hala birşey var söylemeyeceğin
ve sessizlik bozuldu
ama kelimeler söylenmedi.
neden korkuyorsun?
bu mu senin neyden yapıldığın?
bütün olabildiğim
görebildiğinden daha fazla
ve gerçekleri saklayamazsın
onu içinde görebiliyorum
ve sessizlik bozuldu
ama kelimeler söylenmedi
birşey söylemek zorunda değilsin
yüzün herşeyi söylüyor.
saklamanın yolu yok
içindeki bütün nefreti
pentagramın yeterince olgunlaştığını, dünya çapında bir grup haline geldiğini kanıtlayan albüm. yazacak söyleyecek çok şey var aslında ama şuan kendilerini dinlemeyi tercih ediyorum.
not: unspoken şarkısı bir başka güzeldir. hastasıyız.