belki ilginizi çeker
  1. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  2. · ibrahim üzülmez
  3. · aylin aslım
  4. · the twilight saga new moon
  5. · aşk ı memnu
  6. · 22 kasım 2009 galatasaray manisaspor maçı
  7. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  8. · peugeot 504
  9. · suitcase

ungeduld des herzens  

  1. stefan zweig in muhteşem romanlarından biri kötürüm bir kızla genç bir askerin hayatlarını anlatmaktadır. içerisinde genç kızın askere yazdığı mektup defalarca okunmalı anlanmalı anlatılmalıdır.
    (megae, 03.01.2007 20:14)
  2. bir stefan zweig kitabı. kürk mantolu madonna ile birlikte okunmaması (!) tavsiye olunur. her iki kitabın da genç bünye üzerindeki etkisi yapıcı yıkıcılık'tır.
    (yesilcuppelipenguen, 24.06.2007 13:57)
  3. orijinal adı, ungeduld des herzens. acımak, merhamet, sabırsız yürek isimleriyle türkçeleşmiş. ben merhamet'i okuma fırsatı buldum. türkçenin daha lâtif, tıbbın daha primitif olduğu dönemlerden. yer yer çok can alıcı bölümler gelse de bir yerden sonra türkçenin fazla lâtifliğinden mi yoksa zweig'in temasına aşırı bağlılığından mı bilinmez sakilleştiğini düşündüm. neredeyse ortalarında bu bıkkınlık size de sirayet ediyor. yine de eksik kalması hâlinde arap kızı olunabilir. bırakmamak lâzım.
    (scissorshands, 02.06.2008 16:29)
  4. stefan zweig'in orjinal adı "ungeduld des herzens(kalplerin aceleceliği)" olan ünlü romanı merhamet'ten bir alıntı yapalım:

    "iki çeşit merhamet vardır: zayıf, duygusal olanı, bir yabancının ıstırabı karşısında kalbin duyduğu üzücü sarsıntıdan bir an önce kurtulmak için gösterdiği sabırsızlıktır. böyle bir merhamet acıyı paylaşmaz, ruhun yabancı bir acıya karşı kendini savunma içgüdüsüdür sadece. asıl değerli olanı, duygusallıktan uzak ama yaratıcı merhamettir; ne istediğini bilir, sabırla, acıyı paylaşarak, gücünün son damlasına kadar, hatta gücünün de ötesinde herşeye katlanmaya kararlıdır."
    (üçüncü adam, 25.07.2008 15:29 ~ 15:30)
  5. stefan zweig in en kendini bulduğu kitabı. dünün dünyasında kendini anlattığı haline inandığımız takdirde psikolojiye olan amansız ilgisini yönlendirebildiğini, karakterlere olması gerekeni değil var olan rolleri biçtiğini, duygusallığı gereken yerde ve en saf şekliyle verdiğini görebiliriz bu kitapta. hofmiller ı iyi ve kötü yönleriyle anlatır. onun psikolojisi, davranışlarının nedenleri; klasik, türk edebiyatında gördüğümüz tamamen kötü ya da tamamen iyi insanların ötesine geçtiğinden okuyucu hofmiller a kızamaz/ya da sevemez. amacı her şeyi olduğu gibi anlatmak ve tabloyu sunmak olduğundan anlatım gücüne güvenen bir şekilde karşımıza çıkar zweig. ucuz zaman kaymaları görmeyiz. bir bakıma; sonrayı önce vererek merak yaratma ihtiyacı taşımaz.

    "herkesin hayatında bir kez alacağı" mektup inanılmaz ilgi uyandırıcıdır. defalarca okuduğum bu kitabı bazen abartıyor muyum diyerek eleştirel bir gözle okumak istedim; ama yine kaptırdım kendimi. ilk kez okuduğumda ağladığım o mektubun doğallığı benim taş kalpli/sulugöz olmamla bir alaka taşımıyor yani. vardığım son kanı bu.

    bir de hayatımda okuduğum en güzel başlangıca sahiptir bu roman. "her şey bir beceriksizlikle, fransızların deyimiyle bir şaşkınlıkla başladı. sonra da bunu aptallığımı düzeltme çabaları izledi. fakat bir saatin çarkı hemen tamir edilmek istendiğinde, tüm mekanizma kullanılmaz hale gelir." "tek okuduğun kitap bu o zaman. bu ne biçim başlangıç" diyenlere yapabileceğim tek iyilik bu kitabı okumayı tavsiye etmek olur herhalde.

    belki de bu kitabın bu kadar iz bırakıcı olmasının nedeni, usta ötesi yazar stefan zweig in hayal gücüyle roman kurulabileceğine inançsızlığı, teğmen hofmiller la tanışma fırsatı bulmuş ve bu romanı özünde onun ağzından dinlemiş olmasından kaynaklanmakta, kimbilir.
    (imperius, 06.04.2009 14:46 ~ 14:49)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil