the man with no name'in western arenasına son kez çıkışıdır aslında bu film geçmişte türe olan bir saygı duruşu,melankolik, daha realist altyapısıyla türün yapısını bozmaya çalışan ancak bozamayan bir film. bilindik westernlerde gördüğümüz sıcak bunaltıcı hava,toz,etrafta uçuşan çalılar yerini yağmurlu havaya ve çamurlu yollara bırakmış ve diğer western filmlerine adanan bir ağıt gibi yükselmektedir.
nerdeyse western türünün bütün özelliklerini bütün tabularını film boyunca tersyüz eden film fahişelerin kiralık kovboy tutma hevesleriyle başlar ve türün nerdeyse ezilen varlıkları bir çırpıda değer kazanır bellenmiş olunan ahlak kuralları bu şekilde ezilir geçilir.değişmeyen tek şey iyi ile kötü arasındaki rekabetin kimin tarafından kazanılacağıdır.
-ben bunu haketmedim (gene hackman ölürken)
*bunun haketmekle ilgisi yok.