işkencelerin en çok acı vereni:
gecenin 4'ünde bir mesaj uyandırır sizi...
bu sana söyleyeceğim son şey:
umut gerçekten de en büyük işkence!
gerçekten isteseydin gelirdin, biliyorum,
bir daha hiç gelmeyeceksin, bunu da biliyorum...
seni unutmamı istiyorsun,
senin beni unutmana bile gerek yok...
şuan bunları yazarken bile, gözyaşlarımın arasından,
"belki" diye hıçkırıyorum...
beni paramparça bıraktın,
buna rağmen hala aşığım sana!
dile getirebileceğim tek bir söz kalmadı,
"hoşçakal herşeyim" dışında...
yataktan kalkar, kafanızı soğuk suyun altına sokarsınız. kesilmek üzere olan nefesiniz tamamen kesilmiştir artık. bir kere daha okursunuz mesajı, bir kabustan öte olmadığını
umut ederek... hiç almadığınız kadar derin bir nefes alırsınız. ardından
anathema, şarap, sigara, güneşin doğuşu ve en sonunda da
the beloved...