türkiye'de imla kurallarını tam anlamıyla uygulayamayan insanlar kişiler hakkında yorum yapamayacaksa, kusura bakmayın ama bunu söyleyen zihniyetin çanına ot tıkamak gerek.
mantığa bak... ulan hepiniz düz mantıkta çığır açıyorsunuz.
kendisini tanımam etmem, ancak sözlükte bişeyler yazıyorsan, sana yazarlık gibi (kimisinin hiç umrunda değil, kimisi en mühim sıfatlarından biri olarak görüyor) ünvan veriliyorsa adam gibi bir türkçe ile, okunmaya değer birşeyler yazman gerekir. yoksa ortaokullu çocukların superonline'da tavla oynarken ettiği muhabbetlere benzer sözlük; ki sanıyorum bunu kimse istemez.
şimdi bu yazar* " ulan her ölen efsane devrimci oluyor bu devrimci aleminde. ne komik ya..." filan gibi kelimeler kullanmış. sadece imlâ değil anlatım bozukluğu da var girilerinde. yok sen gene "kafama göre takılcam, ister sallar atarım, ister sıçar sıvarım" dersen, seni kimse tutmaz, bas gaza.
harvard lisans, stanford master, mit doktora üçlüsünü birincilikle tamamlamış bilgi küpleri tarafından eleştirilen yazar. aralarında hukukçu mu ararsın, dil bilimci mi ararsın her bir bok var maşallah.
solcu kızların çirkin olması diye başlık açarak harikulade tespitlerini, sağcı-dinci-yobaz; abilerinin-hocalarının peçete kullanmadığı için etrafa sıçrattığı birisidir.
"zira solcu kızlarımız daha geniş olduğundan, orasını burasını açmakta sakınca görmediğinden, şov dünyası için paha biçilmezdir." yazmış;
günümüz şov dünyasının ünlüleri, şov dünyasının nerede şekillendiği, kadınlara, kızlara mal olgusu gözüyle bakarak onları insan yerine koymadan önce mal gibi görerek sahip olmayı hedefleyenin, kendi ideolojisi olduğunu görmekten uzaktır. yazıktır.
noktasına virgülüne dokunmadan yayınladığım mesajının uçurulmama sebep olacağının sevgili * yazar arkadaşların uyarmasıyla silindiği, dediğine göre kendisini en zeki zannetmeyip; sadece sözlükte ortalamanın oldukça üzerinde olduğunu varsayan, çok bildiğini sanan ve yazmak istemediğim yaşının da altında bir anlayışa sahip yazar...ımsı gibi bişey işte.
yarebbim,
biz itü sözlük' ün standart zekaya sahip yazarları olarak feyz almamız için böyle üstün, böyle görkemli bir yaratığı bizlere bahşettiğin için minnettarız...
bir çeşit yazarımız.
hocu lan ben seni sürekli eksiliyorum harbi bak.
başına bir şey geldiği zaman benden bil istedim.
"çok komik abii yaéé..." dediğini duyar gibiyim. o kadar hoşuma gidiyor ki bu lafın. etkileniyorum.
o kadar yazar ki...o kadar.
kanka muallakta bırakmayı hiç sevmem insanları, isterim ki herşey ortada olsun, giydiğimiz donun rengi bile belli olsun böyle dışardan.dfhsdkfhsd.
ama ibne dedin o zoruma gitti, gay desen hadi neyse. o konuda hassasım.
bir açıklama: kanka tespitlerine uyuz oluyordum, girilerini okuyorum, istiyorum ki tartışayım falan, osmanlılar aslında...falan gibi birşeyler yazmak istiyorum, sonra düşünüyorum da ulan ben kime-ne-nasıl anlat..- neyse diyorum. bazen bir takım şeyler öyledir diyorum.
ilkokuldaki tarih kitabımı arıyorum saatlerdir. bulamıyorum, istedim ki ordan bakıp birşeyler yazayım, kanıtlı şöyle...hali hazırda üzerinden 50 yıl geçmeden tarih konuları objektif de yazılamıyor ya... bir de o kitaplar hep hep doğru yolu gösterir bize.(!) kitaplar hep ama hep doğruyu yazarlar çünkü!.sabi sübyana direk olduğu gibi aktarır her yerde her yazılan.
işte bulamadım kitabımı, kendisiyle ilkokul sıralarına dönüp orda da sığ sularda kulaç atmak istediğim için böyle oluyor heb. üzülüyorum yeminederim!
sanırım kendisinin bazı girilerinde geçen dayandığım belgeler sözcük öbeği beni tahrik ettiği için soracağım ben, sanırım resimli tarih kitaplarından bahsediyordu o belgeler derken. bunu öğrendiğim için bir nebze daha rahatladım. hep görsel bekledim bu güne kadar vay aq serhat!
atatürk ü sevmeme nedenleri başlığı altına, kendi heykelini yaptırması gibi bir söz yazmıştır kendisi. mustafa kemal atatürk ü putlaştırmak, heykellerini dikmek başka, sevmemek bambaşka kavramlardır. kendisine burdan iletiyorum. kaldı ki mustafa kemal atatürk heykelleri vefatından sonra yapılmıştır.
bu dehşet girisini gördükten sonra diğer eserlerine de baktım, buram buram nurculuk, cehalet, akabinde hakaret dolu sözler akmakta kendisinden.bir de bu umberto da silva junior kişisi, medeni hayatın bütün nimetlerinden faydalanıp, ülkesine bunu getiren kişiyi yerden yere vurma tavırlarında. askeriyeye, devlet kurumlarına, türkiye (cumhuriyeti) 'ne bağlı tüm kurumlara derin nefret beslemekte kendisi. e ozaman git çok sevdiğin, desteklediğin ülkelere iltica et arkadaşım. ne işin var burda? bu ülkenin okullarında okuma, vergini verme, yollarında yürüme. o ayaklarınla türkiye cumhuriyetinin yaptırdığı asfaltlar üzerine basma. fikrinde zikrinde bir olsun. ekmeğini yediğin vatanına ve milli değerlerine bok atma. biraz akıllı ol bence. cehaletini törpüle.
öiv den başka vergi olmadığını düşünüyormuş kendisi, mesaj kutumda ''merak ediyorum acaba bu ülkeye hiç vergi verdin mi? çoğunuz telefona verdiğiniz öiv'den başka vergi vermeden ahkam kesiyorsunuz.'' gibi bir zırvalık yazmış. vatanseverliğimi sorgulamıştır. milli duygularımı kabartmıştır. ben de ayrıntılı olarak evimize gelen elektrik, su faturasında, aldığımız her sigara paketinde, marketlerden yaptığımız alışverişlerde, aldığımız maaşlarda vergi ödediğimizi izah ettim kendisine. cahillik zor şey...
kendisinde bedensel bir engel bulunduğu için dik duramadığını ve bu duruma yüksek oranda içerlediği günün şans eseri 10 kasım'a denk geldiğini düşündüğüm yazar. saygı göstermeyip saygı beklese de olsun, çok vurmayın.