basit olarak
al gülüm ver gülüme dayanan hukuktur. devletlerarası umumi hukukta karşılıklılık ilkesi temele oturtulmuştur. yani bir ülkenin size verdiği hakları siz de ona verirsiniz,fazlasını yada eksiğini vermezsiniz. ancak tabi bunun istisnaları vardır. örneğin
turgut özal'ın bi vakitler boğazdaki villaları,hadi mütavazı olup konutları diyelim,konutları yabancılara satması gibi. bahsi geçen mevzu idare hukukunun da konusu olmuştur zamanında. uluslararası hukuka döndüğümüzde, uygulanmasında ele alınan ilkeler sırasıyla
jus cogens olarak benimsenmiş kurallar, teamüller ve uluslararası andlaşmalardır. jus cogensten kastedilen kurallar, genel olarak uluslararası toplum tarafından kabul edilmiş hukuk kurallarıdır. örneğin işkence yasağı, soykırım yasağı, vücut ve akıl bütünlüğünün korunması,vs. teamüller ise yine uluslararası toplumun geneli tarafından kabul edilen ancak ona baştan itibaren karşı çıkmış devletlere uygulanamayan kurallardır.
uluslararası hukukun handikapı diğer hukuk dallarının tersine,onu uygulayan sabit bir mercinin olmaması ve yaptırımlarının uygulanabilirliğidir. avrupa insan hakları mahkemesi yada benzeri uluslararası mahkemeler onlara tabi olmayı kabul etmeyen ülkeleri yargılayamaz. ya da yargılanıp cezasını ödemeyen ülkeye yapılacak en büyük yaptırım o devleti uluslararası toplum düzeyinde dışlamak olacaktır. bu da tabi ilk olarak ekonomik ilişkiler ve siyasi ilişkiler nezdinde olacaktır.. körfez savaşı sonrasında ırak'a yapıldığı gibi.
genel olarak uluslararası hukuk hukuk dallarının için de yaptırımı en hafif,yaptırımı en ağır olan hukuk dalıdır bana göre. bir devlet üzerindeki ekonomik ambargo o devleti açlığa,sefalete sürükleyebilir. sürükler. bu yüzden uluslararası toplumda yapılan hareketlerin,örneğin ırak savaşı, meşrulaştırılması büyük önem taşır. hukuka uygun olmasa da uygun olduguna inandırılır en azından. amerika'nın, ırak'ta kimyasal silah olmadığı ortaya çıkınca bu savaşı meşrulaştırma çabası da bundandır. bu mudur, galiba budur uluslarası hukuk. ama zaten adalet bi ütoyadır, bu da uluslararası bi ütopyadır. yine de uğraşmaya değer.