en fazla kazananlar
barcelona,
valencia,
leeds united,
liverpool,
juventusve
inter milan'dır. 3er kere kazanmışlardır.
(twinkle, 07.04.2006 01:55 ~ 02:03)
evet hakikaten çok küçük bir kupadır bu uefa kupası hiçbir avrupa takımı sallamaz bunu. o yüzdendir ki 2000'in 17 mayısında finalde dandik bir ingiliz takımı olan arsenal'le karşılaşmıştır galatasaray. maçtan sonra kupayı önemsemediği için ağlamıştır arsenal'li oyuncular.
basın da sallamaz bu kupayı. galatasaray kazanınca kimse ne oldu demediydi... (bkz:
@754513)
evet gerçekten avrupa'nın 2. sınıf kupasıdır. büyük takımlar gerçekten de hiç sallamaz bu kupayı. o yüzden 3er kere juve, inter ve liverpool, 2 kere real almamıştır bu kupayı. bayern, psv, porto, valencia, leverkusen, feyenoord, parma da bu kupayı almayan takımlardan...
evet gördüğünüz gibi önemsizdir bu kupa, kazananı o yüzden şampiyonlar ligi şampiyonuyla oynatmazlar... kaale almazlar...
avrupanın önde gelen takımlarının şampiyonlar liginde ilk 2 sırada bir üst tura çıkmalarından dolayı son dönemlerde genelde çok büyük kuluplerin oynamadığı kupadır bu yüzden bazıları hadi lan buda kupamı moduna girmiştir asil ilginç olan bu moda giren arkadaşlar bu kupada çeyrek final oynamayı bile başaramamışlardır.
türkiye'de ilk yarı finali göztepenin oynadığı ,2000 yılında da galatasarayın kazandığı kupadır
bi küçük anektot;galatasaraylıların, sevilla yı tuttuğu maç.zira tarihde nağmalup bu kupayı kazanan tek takım galatasaray, kupanın espanyola gitmesi halinde, bu rekoru espanyolla beraber paylaşacaklardır.aksi durumda sevilla'ya giderse kupa rekor hala galatasarayda kalacaktır.
p.s.:galatasary ölmüş olsa bile avrupada bıraktığı izler pek hala görülmekte efendim.
şampiyonlar ligi gibi üst düzey bir organizasyona giremeyen takımları avutmak için yapılan üçüncülük dördüncülük maçı gibi bir şey.
futbolda
türkiye'ye gelmiş olan en büyük iki kupadan biri... öyle ki bazı kulüpler sadece stadında oynanacak final maçı yüzünden getirirken, bazıları direk kazanarak getirmeyi tercih etmiştir...
(ageblood, 30.06.2007 03:30 ~ 19.09.2009 18:32)
herhangi bir ülke takımı katıldığı zaman önemli olan,katılmadığı zaman ise izlemeye bile gerek görülmeyen kupadır.
ülkemiz takımlarınca kazanılan avrupa çapında üne sahip ilk kupa. galatasaray uefa kupasını aldıktan sonra, şampiyonlar liginde hedefleri büyük takımlarımız, ilk turda gruplardan çıkamadıklarında, katıldıkları ve "şampiyonlar ligi olmadı, uefa kupasını kaldırarak teselli bulacağız" dedikleri kupa.
kopenhagdaki maç unutulmaz yıl 2000!
tarihte sadece galatasaray'ın kırdığı kupa.
not: yanlış yazmadım, şüpheye düşmeyin. yani "galatasaray'ın kırdığı rekor" ya da "aldığı kupa" türünden bir şey değil, yazmak istediğim. olay aynen budur. kırdık. o kupayı, tabanı mermer geri kısmı taş gibi gümüş olan 15 kg ağırlığındaki o kupayı ilk ve tek kıran takım galatasaray'dır. "ilk namağlup galatasaray aldı" dendi o tez çürüdü. meğer daha önce 5 ken 4 takım
***** müzesine namağlup taşımışmış. ancak bunu başka başarabilen yok. o kupayı sadece biz kırdık.
sene 2000. fenerbahçe'den sonra sevdiğim tek takımdır arsenal. galatasaray-arsenal uefa finali. evde heyecan dorukta. hepimiz fenerliyiz. taa ki o güne kadar. tüm kalbimizle galatasaray'ı tutuyoruz o gün. sebebi bu kupa işte. uefa kupası. neyse. kupa alındı, coşku büyük. ağlamak üzereyim yani. o derece sevindim lan. ertesi gün okula gittim. milleti kutluyorum, tebrik ediyorum. mutluyum lan işte. fenerbahçe almasa da almış kadar sevindim. bizden biriydi çünkü kupayı alan. tebriklerin karşılığı ne mi oldu? "kıskanmayın!"
tiksindim evet. acıdım da. ama belli etmedim. sevinmeye devam ettim. fenerbahçe'nin avrupa maçlarında galatasaray atkısı salladılar; gol yediğimizde galatasaray marşları söylediler; ses çıkarmadım. biliyordum çünkü bütün galatasaraylılar böyle değil. ne diyeyim; bu sene de kazanırsın inşallah galatasaray. kıskanmak yok bu sene. söz.
adı
uefa europa league olarak değiştirilen futbol organizasyonu.
http://www.uefa.com/...
sanılanın aksine fenerbahçe'nin kazanma ihtimalinin yok olmadığı kupa, zira zamanında yayıncı kuruluşun kablosunu kesmesi için adam tutanlar iyi bir plan çizerlerse kadıköy'e stada gelecek olan kupayı da çalabilir bence.
(seroo, 11.12.2008 02:16)
son defa kadıköy'de sahibini bulacak olan kupa. bu nedenle iyi ki de türkiye'de oyananacak final diye düşünüyorum. zira ilk'ler ve son'lar unutulmazlar.
1971 yılında
fuar şehirleri kupası'ndan aldığı bayrağı 2009 yılında
uefa avrupa ligi'ne devredecek kupa.
2008-2009 sezonunda yarı finalde ilginç bir biçimde iki ukrayna ekibi
** ile iki alman ekibi
** karşı karşıya getiren kupa. yani kadıköy'e bir alman bir de ukrayna ekibi gelecek.
(bkz:
http://www.uefa.com/...)
kimsenin önemsemediği; önemli liglerin 5. ve 6. sını yolladığı, küçük liglerin 4. 3. ve bazen 2. takımlarını yolladığı ve şampiyonlar liginde başarılı olamayan takımların mücadele ettiği gereksiz bir organizasyondur. bunu son 10 yıla bakarsanız anlarsınız. 10 yıldır kupayı kaldıran adam gibi tek takım var 'liverpool'. her yıl 1 yada 2 iyi takım olur geçen sene bayern münih vardı, bu yıl milan. bu takımlar çeyrek finalden öteye gidemezler. kazanamayacaklarından değil, gereksiz gördükleri için. ama türkiyede 10 yıl geçmesine rağmen hala uefa kupası t-shirtlerilye gezen gereksiz galatasaraylı arkadaşlarımız var. bu konuşmayı onlara yaptığımızda da verilen tepki ''siz aldınızmı da, alın öyle konuşalım vs.''
ulan gerizekalı diyeceksin şampiyonlar liginde ilk turu geçtikten sonra uefa ya inme gibi bi şansın yok. ya gruplarda 3. olacaksın ineceksin ya şampiyonlar liginde yoluna devam edeceksin. şampiyonlar ligi uefa'ya diyo ki: grubun 3.lerini verelim sizinle aynı güçteler. onun haricinde gruplardan çıktıktan sonra kimseyi vermiyolar. bu da ne demek oluyo: şampiyonlar liginde gruplardan çıkmış bir takım hatta biraz daha iyimser olalım şampiyonlar liginin çeyrek finalisti uefa kupasını kaldıran takımdan daha iyi bir takımdır. zaten paraya dökerseniz ş.l. de çeyrek finalist olursanız uefa kupasını kaldıran takımdan daha fazla para alırsınız.
bana da bi daha uefa aldık diye gelmeyin. 10 yıl oldu lan insaf. kupanın her tarafı paslanmış, küflenmiş, örümcekler ağ bağlamış, kupayı kaldıran galatasaraylı futbolcuların hepsi futbolu bırakmış hala uefa aldık diyonuz. gülünç olmayın.
(bkz:
adam olun lan)
kupa hakkında ilginç bir istatistik şu; 38 kez düzenlenen kupada
yerli teknik direktörlerle çalışan takımların başarıları oldukça yüksek oranda. zira 38 kupanın sadece 5 tanesini farklı bir ülkede takım çalıştıran teknik direktörler almış. bunların isimleri,
bill shankly(
liverpool-1973),
huub stevens(
schalke 04-1997),
gérard houllier(
liverpool-2001),
dick advocaat(
fc zenit saint petersburg-2008) ve
mircea lucescu(
shakhtar donetsk-2009).
yani düz bir mantıkla bu kupaya katılan takımlar yerli teknik direktör kullanarak kazanma şanslarını yükseltebilirler.
ek bilgi: kupayı en çok kazanan teknik direktör ise 2 kez
juventus ve 1 kez de
inter'le kupayı kazanan
giovanni trapattoni. yaşlı kurt seni.
ülkemizde sadece galatasarayın almayı başardığı avrupa kupası.şahsım tarafından bir forumda 17 mayıs 2000 günü söyle kaleme alınmıştır.
sesler duyuluyordu suyun bu yakasında.cumleler kuruluyordu şampiyon kelimeleri içeren.biraz korku vardı...
yıllardır süregelen "acaba biz alabilirmiyiz?" soruşu kurcalamıştı yine kafaları.
korku doğaldı,inanmak başarının yarısıydı,bu güne kadar olmayışı ürkütüyordu onları.
bazıları keşke bu kadar yol gelmeseydik,eli boş dönersek yazık olur bize diye düşündüler.
ilk defa bu kadar yakındılar.ilk defa sise camı gözlükten dünyaya bakarken bu kadar net görmüşlerdi olan biteni.
bu güne kadar başlangıçlardaki elemeler sevindirmişti bu siyah saçlı insanları.
hep kapıdan içeri girerken nede olsa birkaç adım sonra döneriz,ne kadar gitsek kardır düşüncesiyle hareket etmişlerdi.
her adımda sokakta sabahlamış,ellerindeki ay yıldızlı bayrağı gururla sallamışlardı bıkmadan,usanmadan.
meydanlar hazırdı,evler hazır,kahvehaneler şahit olacaktı şenlikli geceye.
yürekler hazırdı,sevdası mecidiyeköy manzaralı olanlar daha hazırdı diğerlerine karşı.
inanmayı ondan öğrenmişlerdi.kutsal renkler kazanacaktı bu akşam.hazırdı herkes.
onlarda 11 kişi oynamıyormu bu oyunu?onlarında 2 ayağı yokmuydu?neyimiz eksik bizim diye geçiriverdiler içlerinden.sabırsızlık dizboyu...
günboyu hayat koşturmacası vardı ama akılları kurcalayan tek şey, o akşam ne olacağıydı.
yarın aynı hayat koşturmacasını yaşarken başı dik olmak vardı veya ayıplanmak içten içe "boşuna heveslenmişiz,ne bekliyordukki" demek vardı.
bir yandanda "iste biz bunu yaptık,daha iyisini neden yapamayalım" demek vardıki tadına doyulmaz bişeydi bu.
bütün bu olup biten devam ederken saatler azalıyor beklenen zaman geliveriyordu.
kafileler gitmiş,haberciler kamp yapmış,haber bültenleri ve güzel yurdum bu olaya kilitlenivermişti.
kalpler artık düzgün atmıyor,herkes nasıl dayanırım bu heyecana diye bir yandan endişe ediyordu.
daha önce ilkleri getirenler bunlar değilmiydi?neden tekrar bir ilki yapamasınlarki?
tarihleri belliydi,yolları kuruldukları gün çizilmişti.ay yıldız taşıdıkları formanın kıymetini bilmekteydiler.
yapabilirlerdi...
hiçbir 90 dakika bu kadar uzun olamazdı.olmamıştı,olmayacaktı...
yaptılar....! avrupanın şampiyonu artık galatasaray'dı.göğsünde bir ay yıldızlı formayla.
yoksa birisi endişeye kapılan herkese 100 yıl öncesinden endişeye gerek olmadığını söylemişmiydi?
evet...
onlar yapabiliyorsa biz neden yapamayalım? kurucumuz alı samı yen 100 yıl önce bunları söyledi.
amacımız belliydi ; bir renge ve isme sahip olmak, türk olmayan takımları yenmekti.
100 yıldan beri amacımızdan hiç sapmadık.
ruhun saad olsun alı samı yen
(be cool, 13.07.2009 21:57 ~ 21:58)