bazı şeyler yüz yılda bir olur derler bu çocuk da biz galatasaraylı'lar için öyeydi. yüz yılda bir en iyi gözlemin türkiye'den yapıldığı bir güneş tutulması idi uğur uçar. s. perez'den sonra bir sağ beki olmuştu galatasaray'ımın. hem de, adam eksiltip sıfıra inen oradan da hem orta yapabilen hem de boş adama asist yapabilen bir sağ bekti bu. kaç yıl oldu hatırlamıyorum cihanlar'a, sabriler'e emanet ettik o bölgeyi. nerden baksan 6 sene marduk'u bekler gibi bir sağ bek transferi bekledik. yine imdadımıza muhteşem altyapımız yetişti. pırıl pırıl genç bir sağ bek çıktı: uğur uçar. tam mevkisi belki sağ bek değildi ama en azından futbol zekası ve en önemlisi isabetli ortaları vardı.
ama boşuna dememişler her güzel şeyin bir sonu vardır ve her güzel şey kısa sürer. hala anlamadım nasıl bir sakatlığı var. kimi yerlerde futbol hayatı bitti deniyor; çok üzülüyorum. bazen de ikinci yarı oynayabilecek haberleri çıkıyor; umutlanıyorum. 1 seneyi geçti onu parçalı formasıyla görmeyeli neredeyse. en büyük umudumdu uğur uçar benim. arda turan bambaşka ama yıllardır eksikliğini hissettiğimiz bölgeye bizim çocuğumuz geçecekti. ve buraya transfer yapmayı hiç düşünmemek beni çileden çıkarıyordu. şu an için kadroda 3 tane taş gibi sol bek oynayacak adam varken bir tane adam gibi sağ bek oynayacak topçumuz yok. düşünün sakatlanmadan önce linderoth oynuyordu en son.
bu sene olmasın ona da razıyım ama en azından
aslantepe'de oynanacak ilk maçta ben sevdiceğime sarılmışken sağ kanatta onun ortalarını görmek istiyorum. uğur ortalasın milan baros sallasın rakip fileleri. kewell ve lincoln de uğurun saçlarını okşasın "oldun sen oldun" diyerekten.