görseller
uğur kaymazuğur kaymaz
uğur kaymazuğur kaymaz
belki ilginizi çeker
  1. · sevcan
  2. · polisin dostu olmaz
  3. · uğur kaymazlar hakkında
  4. · kızıltepe davası
  5. · bütün devletler katildir
  6. · konuşsam faydası yok sussam gönül razı değil
  7. · ölüm çocuklara hiç yakışmaz
  8. · murat uyurkulak
  9. · erbil tuşalp
  10. · tsk nın 27 nisan 2007 tarihli basın açıklaması
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · disko kralı
  2. · itü sözlük e bir daha gelinse alınacak nickler
  3. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  4. · the twilight saga new moon
  5. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  6. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  7. · her yerinden öpüyorum rüştü
  8. · northernlight
  9. · diskonnektus erektus

uğur kaymaz  

 sayfa  / 2
  1. nüfus kağıdına göre 12 gerçek yaşı 16 olan ve mardin ili kızıltepe ilçesinde meydana gelen olay sonrası ölen kişidir. olay halen yetkili kişi ve kurumlarca araştırılmaktadır. hiç bir kasıtlı öldürme fiiline haklı gerekçe uydurulamaz; ancak, yurdum insanının post-modern medya kanalından edindiği bilgileri sorgulaması gerekliliktir.
    bu konuda yerel yetkililerden edinilen bilgilere göre; şahsın babası gerçekten terör örgütüne silah temin etmektedir. ve bütün olaylar yerel savcılığın bilgi ve yakin takibi altında gelişmiştir ki; her zaman olduğu gibi arkası sağlam olmayan sopayı yemektedir. (bkz: polisin dostu olmaz)
    (fempusay, 06.12.2004 22:44)
  2. erbil tuşalp'in 2 aralık'ta birgün'de çıkan yazısı..


    utanmak gerekiyor
    -01/12/04-
    aynı coğrafyanın benzer acılarına aldırmadınız. aynı iklimin benzer haykırışlarına kulak tıkadınız. korktunuz, sustunuz, konuşmadınız, unuttunuz. unutturdunuz. kendi çocuklarınızın bir zamanlar yaşadıklarını unutursanız, çocuklarınızın başına gelenlere şimdi elbette şaşırırsınız. panikleyip saçma sapan sorular sorarsınız.

    gazetenin manşetinden, televizyonun ekranından, radyonun mikrofonundan "12 yaşında terörist olur mu?" diye sorarken, bilseniz nasıl yalancısınız, nasıl ikiyüzlüsünüz.

    12 yaşında terörist olmaz olur mu? nasıl soru bu?

    g.o.r.a' dan mı indiniz, uzaydan mı geldiniz? insan mısınız, yaratık mısınız? siz bu ülkede yaşamıyor musunuz?

    dört yaşındaki tüba'ın (yanar) sakıncalı sayıldığı, 65 yaşındaki abidin (başal) dedenin dev-genç'li yapıldığı bir ülkede, elbette 12 yaşında terörist olunur.

    terörist olunca da dövülür, sövülür, işkence yapılır ve hatta öldürülür.

    örnek mi? öylesine çok ki. hatta yaşı yaşına, kurşunu kurşununa tıpa tıp uyan örnekler bile var.

    ramazan dağ'ı anımsayan var mı?

    hakkari çukurca'nın uzundere'sinden ramazan dağ da, uğur gibi 13 yaşındaydı.onun da küçük bedeninden onlarca kurşun çıkmıştı. ramazan 30 haziran 1988'de kurşunlanarak öldürüldü. içişleri bakanı mustafa kalemli "yanlışlıkla" ateş açıldığını söyledi. ramazan toprakla kucaklaştı, üstü sessizce örtülüp gömüldü.

    dahası türkiye'nin adının karşısına "çocuklarına işkence yapan bir ülke" yazıldığı ne çabuk unutuldu? siz istediğiniz kadar unutun, ben unutmuyorum. üstelik unutanları da/ unutturanları da ayıplıyorum.

    notlarımı açıp bakınca, bu ülkenin yurttaşı olmanın acısıyla can evimden vuruluyorum.

    sayfaları rastgele açıyorum. ilk notlar sayfalar dolusu. işkencenin tek başına iktidar olduğu utanç yıllarından. kadın erkek, yaşlı genç insanlara ülkenin her köşesinde işkence yapılıyor. dövülüyor, sövülüyor, gömülüyor.

    başka bir notun yanında "1984" yazılı. hani o tüm kötülüklerin, acıların geride kaldığı sözde demokrasi günleri.

    inanılması güç, ama kurban iki aylık bir bebek. evet, evet i-k-i a-y-l-ı-k onur yılmaz. hemen yanında yakın akrabası altı aylık hakkı yılmaz. evet, evet a-l-t-ı a-y-l-ı-k. muğla'nın bayır kasabasının anap'lı belediye başkan yardımcısı osman yılmaz ve ailesinin öyküsü, işkenceye tarihi bir "resmiyet", siyasal bir "ciddiyet" kazandırıyor. işkenceci yüzbaşı ali şahin, doğu anadolu'da, bingöl'de, önce öğretmen sıddık bilgin'i öldürüyor; sonra batı anadolu'ya gelip muğla'da yılmaz'ları falakaya yatırıyor.

    çocuklara işkence notlarında utku çetin (6), meltem yılmaz (10), melih çalayoğlu (13), gülhan yılmaz, özcan beldek (14), hasan keskin, ercan özkan (15), ibrahim koyuncu, bilal ateş, gökhan umut (16) ve yaşar serdar'ın (17) adları vardı.

    üçüncü not, aslında bir dipnottu. 1990'lardan kalma.

    koskoca birleşmiş milletler'in bir sözleşmeyle haklarını güvenceye aldığı dünya çocuklarından biriydi abdullah korkmaz. 4 ekim'de incecik bileklerine kelepçe takılıp arkadaşlarıyla birbirlerine zincirle bağlanarak mahkemeye getirildi. duruşma salonunda yan yana dizildiklerinde, evde oturmaktan sıkılıp oyun için sokağa fırlayan çocuklar gibiydiler. özel tip cezaevinde tamı tamına 105 arkadaşı daha var abdullah'ın. ama o, tck'nın 125. maddesinden idamı istenen 27 arkadaşına daha yakın hissediyor kendini. gardiyan amcaları, yaşlarının "doktor raporuyla büyütülüp" hepsinin tek tek sallandırılacaklarını söyledikçe önceleri çok korkuyordu. sonradan alıştılar, gülmeye başladılar asılacakları söylendiğinde. gülüyor olsalar da, bazı geceleri darağacı gördüler düşlerinde. herkesin düşlerinde dallarından meyveler topladığı, gölgesine uzanıp yattığı ağaçları vardı, onlarınkinde darağaçları.

    1984'ten 1990'a dek türkiye'nin dgm'lerinde 158 çocuk yargılandı. 112'si aklandı, 27'si hüküm giydi. askeri mahkemenin yaşını büyüterek ölüm cezasına çarptırdığı necati kınalı büyüyüp delikanlı bir idam hükümlüsü olacaktı.

    dördüncü notta abdullah'ın idamlık arkadaşlarının adları vardı.

    ali yiğit, ali özdemir, sefer özdemir 12 yaşındaydı... süleyman görgen, m. şirin bilir 14'ündeydi. mehmet fidancı 15 yaşındaydı. tufan ölmez, hurşit aslan, salih çakar, yusuf ertürk, berces ergin, erdal aydın, ahmet çeliker, zeki çakar 16'sındaydı. 17'likler daha çoktular; resul ve halil aslan, hüsnü ülker, ebubekir yıldız, ahmet behçet, adil özen, esat uysal, yahya öncü, cenas çoban, fazıl ayalp, hakim sarak, mehmet paksoy, selahattin saygıdar.

    beşinci not af örgütü'nün ekim 1996 tarihli türkiye özel raporu'ndan bir alıntıydı. h.i.o'nun (12) ve a.s'nin (13) izmir ve istanbul'da uğradıkları işkence anlatılıyordu.

    bu iklimin havasını onlarla birlikte soluyup "12 yaşında terörist olur mu?" diye sormak için, biraz olsun utanmak gerekiyor.

    utanmak gerekiyor. utanmak gerekiyor. utanmak gerekiyor.

    kaynak: www.birgun.net
    (bira ve kahve, 07.12.2004 17:43)
  3. türkiye'deki kontrgerilla gerçeğini gördüğümüz bir olay.doğudaki olaylardan sadece biri.uğur 12 yaşında olduğu için basına yansımıştır,sadece babası olsaydı kimsenin kılı kıpırdamazdı
    nazım'ın dediği gibi,şeker yiyebilmeliydi
    (toumai, 30.04.2005 00:04)
  4. beklenen olmuş, yargılanan "polis memurları" beraat etmiştir.

    http://www.bbc.co.uk/turkish/europe/story/2007/04/070418_kiziltepe_court.shtml

    yargı kararları hakkında konuşmak doğru değildir derler "büyüklerimiz" ama şöyle bir şeyler var, belki alakalıdır.

    (bkz: guguk devleti)
    (bkz: ölüm çocuklara hiç yakışmaz)
    (bkz: çocuklar ölmesinler şeker de yiyebilsinler)
    (mosquito hunter, 18.04.2007 17:56 ~ 17:59)
  5. "bu toplum, bu koca nüfus, vatan sevmekten çocuk sevmeye vakit bulamamış savaşçılar ve kasaba tüccarlarından mı oluşuyor? " diye soruyor yıldırım türker 23 nisan için tekrar yayınladığı uğur kaymaz yazısında. hakikaten bayrak, atatürk, vatan, kan, toprak aşkıyla o kadar doluyuz ki bazen başka bir duyarlılık içeri giremiyor.

    yıldırım türker in yazısının tamamı için;

    http://www.radikal.com.tr/...
    (malina, 25.04.2007 18:21 ~ 18:21)
  6. (rahatsız, 15.12.2007 19:59)
  7. http://www.mavidefter.org/...

    "uğur kaymazlar hakkında" isimli deneysel kısa film yapılmış bu konuyle ilgili ve birincilik ödülü almış.

    "buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında
    bir teneffüs daha yaşasaydı,
    tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür
    devlet dersinde öldürülmüştür.

    devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu:
    - maveraünnehir nereye dökülür?
    en arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı:
    - solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine!dir." ece ayhan
    (aglaures, 03.01.2008 22:33)
  8. "sokaklarda mızıka çalma çocuk
    vurulursun!"

    askıda yaşayan hikayeleri olan çocuklardandı o. ki askıda durur bedeni hala, askıda durur hikayeleri gibi. 5. sınıfa gider, 12 yaşındadır. 12 yaşındaki diğer yaşıtları misali, o da güler, koşar, oynar. o yaşta iken ben sürekli mahalle maçları yapardım. bizim mahalle ve öte mahallelerin bitmek tükenmek bilmeyen maçları...mardin'de kızıltepe'de...

    kuvvetle muhtemeldir uğur da futbol oynuyordu. 9 katlı, plastik toplarla...olacaklardan habersizdi ve 21 kasım 2004 günü babası ile beraber yitip gidecekti karanlığa, sonsuzluğun seyir defterine dipnot olacaktı o da.

    13 kurşun sığdırdılar uğur'un ufacık bedenine. tam 13 kurşunla çaldılar geleceğe dair umutlarını. uğur öldü o gün, o saatte, o dakikada... babası gibi...

    şimdi bu klavyenin tuşlarına onun adını her yazdığımda yanlış yazıyorum. dönüp dönüp tekrar ve tekrar düzeltiyorum her şeyi. inanmak istemiyorum, inanamıyorum. sonra bir dava başlıyor, sonra onun terörist olduğu iddiası yayılıyor ortalığa. öldürdükten sonra yanına bir de kaleşnikof koymuşkar uğur'un. "bu teröristti" diyebilmek için. sonra hakimler değişti, savcılar değişti bir de baktık ki onu ve babasını öldürenler "nefsi müdafa" dolayısıyla serbest kalmışlardı. nefislerini müdafa etmişler meğer. meğer 12 yaşında 13 kurşunla öldürülen o çocuk onları öldürecekmiş, onlar da kendilerini bu büyük tehlikeden korumak için öldürmüşler uğur'u ve babasını.

    "türkiye cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir."

    şimdi ben bu cümleye daha ne diyeyim? daha ne diyeyim?

    aslında ece ayhan söylemiş zaten en güzelini;

    "buraya bakın, burada,
    bu kara mermerin altında
    bir teneffüs daha yaşasaydı,
    tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür
    devlet dersinde öldürülmüştür"

    ama ben yine de unutulmasın diye, hatırlatıyorum uğur'a ne olduğunu, şeker bile yiyemediğini, yiyemeyeceğini. hep hatırlamak için;

    uğur kaymaz 12 yaşında 13 kurşunla katledildi.
    uğur kaymaz 12 yaşında 13 kurşunla katledildi.
    uğur kaymaz 12 yaşında 13 kurşunla katledildi.
    uğur kaymaz 12 yaşında 13 kurşunla katledildi.
    uğur kaymaz 12 yaşında 13 kurşunla katledildi.
    uğur kaymaz 12 yaşında 13 kurşunla katledildi.
    uğur kaymaz 12 yaşında 13 kurşunla katledildi.
    uğur kaymaz 12 yaşında 13 kurşunla katledildi.
    uğur kaymaz 12 yaşında 13 kurşunla katledildi.
    uğur kaymaz 12 yaşında 13 kurşunla katledildi.
    uğur kaymaz 12 yaşında 13 kurşunla katledildi.
    uğur kaymaz 12 yaşında 13 kurşunla katledildi.
    uğur kaymaz 12 yaşında 13 kurşunla katledildi.
    uğur kaymaz 12 yaşında 13 kurşunla katledildi.
    (itirazım var sayın yönetici, 23.07.2008 21:56)
  9. insan olanın yüreğinden geçmeyecek sızının ismidir. 12 yaşında, kurşunlarla toprağa düşen yavrucaktır. çocuklarımızı gönderecek okul bulamazken, hiçbir şeyi ona layık bulmaz, peşine bir servet ve ömür harcarken biz, yaz okulları, ingilizceler diye kıçımızı yırtarken, sokak ortasında kurşunlanan, yaşama hakkı bile verilmeyen kürt çocuğudur, potansiyel suçludur, çocuk bile olsa. beni anneliğimden, insanlığımdan utandıran bir dramdır uğur kaymaz.
    (polikina, 23.07.2008 22:18)
  10. bu ülkede yaşamaktan utandıran bir kararla "terör örgütü üyesi" sıfatı iliştirilmiş gözleri şimşek misali pırıl pırıl parlayan bedeninde on üç kurşun taşıyan kardeşim..
    (asayisberkendal, 13.01.2009 15:08)
  11. birileri utanmasın diye zorla büyütülen küçük çocuktur.
    unuttukları bir şey var

    "büyümez ölü çocuklar"
    (mahmur beste, 14.01.2009 08:50)
  12. yaşasaydı kendi ölümüne üzülenlerin diğer ölü çocuklara üzülmediğini zannetmeyecek kadar olgun bir insan olacaktı muhtemelen.

    hangi çocuk elinde silah tutmayı, taş tutmayı, kendini korumayı yada korumak zorunda bırakılmayı ister.
    hangi çocuk tek derdinin hava muhalefeti dolayısıyla yirmiüç nisan törenlerinin tehir edilmesi olmasını istemez.
    hangi çocuk onu değil şunu istiyorum diye ağlamaktansa, ölmüş babasına, kapısına dayanılmış evindeki huzursuzluğa ağlamayı tercih eder.

    şimdi söyleyin bana bir çocuğun ölüsü üzerinden siyaset yapmaya, vay efendim şurada ölenler naraları atmaya başlayanlar. kimliğini flamasını bayrağını bir kenara bırakabiliyor musunuz ölü çocukların.
    bir çocuğun ölümüne anasının babasının kim olduğuna bakmadan sadece çocuk olduğu sadece bir dangalak bir ahmak savaşın içinde kaldığı ve kurşunlandığı için üzülmeyi biliyor musunuz. çocukların sayısının taraflarının cehennem olası siyasilerin söylemlerinin gölgesinde kalmadan onun küçücük tabutunun altında ezilmeyi insanlık onurunuza yakıştırabiliyor musunuz.

    buyurun çıkış şuradan.
    (mahmur beste, 23.04.2009 16:23)
  13. belki gerçekten öldürüldükten sonra yanına kalaşnikof bırakılan bir çocuktu uğur kaymaz. fakat işin enteresan tarafı, "bakın bir kürt çocuğu daha devlet tarafından öldürüldü, bu kürtlerle türkler arasındaki cesetten bir duvardır" şeklinde argümanlar üretenlerin o cesette kendi paylarının olduğu gerçeğinin değişmemesi.

    neden mi?

    belki pek çoğumuz hatırlamaz ama diyarbakır'da bir termosun içine konulmuş bomba bir durakta infilak ettiğinde 7'si çocuk 10 kişi ölmüştü. gerçi benim için etnik kökenleri çok önemli olmamakla beraber bu 7 çocuk isimlerinden belli olduğu kadarıyla kürttü. geçenlerde çoğu kişinin üzerinde durmadığı özellikle de uğur kaymaz'ın devlet tarafından öldürüldüğünü öne sürenlerin hiç mi hiç üzerinde durmadıkları bir haber yayıldı. termos bombacıları yakalanmıştı ve bunlar pkk militanıydı. birinin abisi dağda, diğerinin dtp mitinglerinde çekilmiş görüntüleri vardı. yani düzmece değil adamlar düpedüz pkk'lıydı.

    buna bir kişi ses çıkarsın bakalım....

    sonrasında yapılan tit kürtlere saldırdı, ergenekon şöyle yaptı böyle yaptı haberleri ve açıklamaları cabası...

    uğur kaymaz'ın ölümüne karşı çıkmak hiçbir şey ifade etmez diyarbakır'da pkk tarafından öldürülen 7 kürt çocuğuna ses çıkarmadığınız zaman.

    pkk iktidar olmamış kürt faşizmini temsil ediyor!

    amacı uğruna çoluk çocuk demeden harcayan, hem de kürt çocuklarını harcayan bir milliyetçi örgüt...

    buna ses çıkarmak gerek, hatırlatmak istedim...

    not: uğur kaymaz'a değil sadece pkk'nın öldürdüklerine ses çıkarın demiyorum. uğur kaymaz'a ses çıkarıldığı kadar pkk'nın öldürdüklerine de ses çıkarılmalı diyorum.

    not 2: bunun neresi çocuk cesetleri karşılaştırmak! laf olsun torba dolsun amaç başka bir şey değil, siz uğur kaymaz'ın ölümüne bir çocuk olduğu için karşı çıkıyorsanız buna da karşı çıkmak zorundasınız. bu kadar açık, bunu ceset karşılaştırmak olarak görenlere oturma organıyla gülerler...
    (allegra, 23.04.2009 16:54 ~ 17:28)
  14. büyükler çocukları kendi oyunlarına alet ettiği sürece maalesef ki benzerlerinin yaşanacağı bir olayda ölen çocuk.
    (sofsotik, 23.04.2009 17:09)
  15. öldürülmesi yargıtay'ca hukuka uygun bulunmuş ve öldürülmesi meşru müdafaa sınırları içerisinde değerlendirilmiş kardeşim.

    yazıklar olsun bu ülkede yaşamaktan utandıranlara..yazıklar olsun bu kararı alırken bir gram insanlık adalet ve vicdan taşımayanlara...

    bu ülkede hukuk var kimse buna birşey demiyor. ama adalet mi? nahh!!!

    http://www.firatnews.com/...
    (asayisberkendal, 18.06.2009 23:39 ~ 19.06.2009 00:21)
  16. öncelikle;

    (bkz: bütün devletler katildir)
    (bkz: unutmayacağız affetmeyeceğiz)

    dolayısıyla; şimdi dönüp baktığımızda, kendi kendini meşrulaştıran ve aslında kendi yaptığını cezalandırmayan bir sistem söz konusu. devlet otoritesinin kendi varlığını idame ettirmek için oluşturduğu adaletine, hukuk sürecine olan inancımız ise yine ve yine bu şekilde ortaya konuluyor işte.

    aleyhe kanıtlar ise hiç bir şeyi değiştirmiyor; devlet kendi kendini aklamanının, yaptıklarını gerekçelendirmenin bin türlü yolunu buluyor.

    ya sonra; uğur kaymaz gibi polise taş atan çocuklar gibi, faili meçhuller ve faili bilinen onlarca ölümle kalıyoruz. adalet mülkün temeli oluyor, devlet kendi mülki sınırlarını tekrar tekrar oturtuyor işte.
    (aglaures, 19.06.2009 00:20)
  17. vay be, 12 yaşındaki bir çocuğun sırtından çıkan 9 mermi meşru müdafaya giriyormuş bu ülkede. bize bunu öğreten insan oldu uğur kaymaz, kısacık ömründe insanlığa bir ders verdi. kararı veren yargıtay 1. ceza dairesi de insanlık adına büyük bir utanca imza attı, kararı veren bütün hakimleri tek tek kutlamak lazım. adli tıp raporları bile polislerin suçlu olduğunu belirtmesine rağmen böyle bir karara imza atmak, mesleki bir başarıdır.

    birkaç cümle de uğur dündar beye söylemek istiyorum. her polis haberinden sonra, "polisler bu ülkenin en ezilen meslek grubudur, en yalnız bırakılan insanlarıdır" diyen adama. hadi, bu haberi verdikten sonra da kur bu cümleleri, o çok sevdiğin meslek grubunun aslında ne kadar da kollanan bir meslek grubu olduğunu gör. içimizdeki nefreti iyice pekiştir uğur dündar. bu karardan sen ve senin gibiler de, o hakimler ve polisler kadar suçludur benim gözümde.
    (amedian, 19.06.2009 00:29)
  18. polislerin ceza almadan yırttığı bir davada, bir isimdir uğur kaymaz. hala 12 yaşındadır, çocuktur. nerdeyse her yaşı için bir kurşun giren bedeninin, kara gözlerinin kanatmadığı vicdanlara yazıklar olsun.
    (polikina, 19.06.2009 00:36)
  19. okuyun işte kahpeler, bakın, nasıl haklı oluyormuş tek bir mermi bile ateşleyemeyecek bir çocuğun ölümü.

    neyse ki o en iyi kürt artık. yoğurt beyniniz başkasını anlar mı bilmem.
    (mihman, 19.06.2009 00:41)
  20. devlet terörüne kurban gitmiş küçücük bir çocuktur.

    ona delice kurşun sıkan, insanlığını o dakikada kaybeden acizin ne suçu olabilir ki? onu yargılayıp beraat ettiren bir devlet varken bir meczubun vahşetine ne denebilir? meşru müdafaanın sınırlarını 12 yaşındaki bir veledin canına kast edecek kadar geniş çizen adalet sistemimiz varken masumdur onu öldüren! bu zihniyeti besleyen statüko varken ölen de öldüren de masumdur aslında... ya da sesini çıkaramayan bu zûlme, masum olamayacaktır ömrü boyunca.

    "ben masum değilim!" diye haykırmadıkça, "masumiyet"in anlamını sorgulamadıkça daha çok çocuk ölecektir 13. yaşını göremeden!

    http://www.youtube.com/...
    (zülkarneyn, 19.06.2009 00:46 ~ 13:59)
  21. hala üzerinden kürt propagandası yapılıyor. yazık be. ölmüş gitmiş çocuk , babası da ölmüş. şimdi çıkıp çocuğun sırtından , nescafelerini yudumlarken ''devlet terörür , affetmem , ben de sıkırım , o artık iyi bir kürt'' gibi cümleler kuran insanlar beni çok düşündürüyor. on iki yaşında ölen her çocuğa yazıktır aynı uğur kaymaz gibi. fakat bu yazıktan daha da çoğu , klavye solcularının , klavye kürtçülerinin bu çocuk üzerinden politika yapmaya çalışmasıdır. bravo.
    (hplovecraft, 19.06.2009 00:51)
  22. sevgili uğur,

    kelimelerim yok senden sonra...

    yaşadığı her yıl için bir kurşun aldı, unutmayın, unutturmayın.
    (ben brokoli sevmem o işleri brokoli çok oldu, 19.06.2009 00:53)
  23. insanların eleştirilerindeki sığlık hakikaten inanılmaz boyutlar alabiliyor ''öğrenilmiş cahillik'' insanın sadece beynini değil vicdanını da köreltebiliyor. 12 yaşında bir çocuk babası ile birlikte taranarak katlediliyor sonra yüce türk adaleti(!) silahları vardı teröristti onlar diyor ve bu vahşeti yaratanları suçsuz buluyor. bunun üzerine bu durum eleştirenler dar görüşlü kendini bilmezler tarafından şucu bucu ilan ediliyor, pervasızca ölmüş gitmiş çocuk daha ne konuşuyorsun diyebiliyorlar. sen ne düşünüyorsun desen ölünün arkasından konuşulmaz diyebilirler mesela ama konuşulmadıkça ölümlerin devam edeceği gerçeğini düşünemezler. eleştirilerinde kullanacakları converse ve nescafe türevi ürün araştırmasına gireceklerine düşünmeye, kararın üzerine konuşmaya tartışmaya eğilseler ya da belki sussalar daha yararlı olur ama bu ne kadar çıkarlarına gelir orası muamma tabi.
    (seroo, 19.06.2009 01:38)
  24. (bkz: sevcan)
    (think again, 19.06.2009 10:20)
  25. devletin açıktan işlediği bu tür katliamların, “en iyi kürt ölü kürtttür”ün açıkça dillendirilemediği tam-faşistleşememiş kamusal alanda* üzerini örtme çabasının klasik reflekslerinden biri, katliamı politik kimliğinden soyutlamaktır. en düşük kolluk biriminden, en yüksek yargı merciine, eksiksiz bir devlet örgütlenmesiyle gerçekleştirilen politik cinayetin, basit-trajik bir vaka formuna büründürülmesi yalnızca basit bir hasır altı etme aracı değildir;

    devlet aygıtının, t.c. sınırları dahilindeki “hain” olmayan tüm toplumsal katmanların çıkarına işlediği ön-kabulünden hareketle, resmi eylemin siyasal bir tavır alış şekli olamayacağını işaretleyen o meşhur-güdük devlet algısıyla beraber taşınır.

    öyleyse, devletin herhangi politik müdahalesinin, bizzat devlet olma formu nedeniyle mümkün olmadığı bu türden bir trajedi-kazanın arkasını aramak, terörist propagandası yapmak değildir de nedir?

    * kürtlerin ölmesini istemek suç mu?
    (düzgün kayar, 19.06.2009 13:02 ~ 13:04)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil