soner yalçın'a göre küçük suçluları gösteren,büyük suçlu.mesela soğukoluk skandalını ortaya çıkardı ama söylentiler onun da bu işin ortağı olduğu yönündeydi.
arena programında yer verdiği gıda terörüyle neler yediğimizi bizlere gösteren, gıda yasasının çıkmasında en etkili rolü -hatta tek etkin rolü- oynamış şahsiyet. eğer bizi okuyorsa kendisine saygılarımı sunuyorum
vefa lisesi* mezunudur, her sene okulun mezunlar gününe kalabalık bir koruma ekibiyle gelir, o sene hangi kanalda çalışıyorsa artık o kanalın akşam haberlerinde "boza günü" yayını yapılır.
kahraman olmak için anırarak "ben kahramanım" diye bağırmasından zerre şüphe duymayacağım, narsist olduğunu düşündüğüm ve kendisinden tırstığım, atlantis'li bir vatandaştır
bir ton uyuşturucu satıcısı, mafya , çeteci ile uğraşmak varken birkaç tane sorunlu genci afişe ederek araştırmacı gazetecilik yapmıştır ve ülkemizdeki esrar kullanımının esrar perdesini aralayarak büyük çok büyük bir başarıya imza atmıştır kendileri...
hayır madem o kadar aranıyorsa dolapdereye, tarlabaşı'na gidip aradığını bulabilir...
anlayamadığım bir konu var, eski istihbaratçı mahir kaynak'ın uyuşturucu ile ilgili düşünceleri aklıma geliyor, bir uyuşturucu kullanıcısından satıcıya ulaşmak, bir satıcıdan krala ulaşmak ve buradan imparatorluğa ulaşmak çok kolay. uyuşturucunun en kolay çökertilebilecek suç olduğunu mahir kaynak söylüyor ama bunun neden olmadığını da açıklıyor kitabında.
şimdi uğur dündar gibi araştırmacı gazeteci hatta filmlere konu olmuş bir kahraman nasıl olur da bu yapıyı idrak edemez ve iki üç genci millete ibret olsun diye rezil eder. cesaret ve zeka sahibi olması gereken birinin ufak insanların hayatlarını karartmak yerine gerçek suçluların peşinden gitmesi gerekmez mi...
adile naşit ve hülya koçyiğit'le birlikte oynadığı bi filmi olan matador*.gençlik hali görülebilir bu filmde.
ayrıca gıda terörü serisini bitirmiş galiba artık.dizi gibi her bölümde aynı böcekleri,aynı fareleri görüyoduk. ama iyi oldu mu oldu.
beraber katıldıkları bir programda müjde ar, uğur dündar'la aynı mahallede büyüdüklerini ve uğur dündar'ın kendisine sataşan çocuklara dersini verdiğini anlatmıştı. büyük ihtimalle, çocukların evlerini basıp yatak odalarının ne kadar dağınık olduğunu annelerine ispiklerdi.
inzivaya çekilen ergüder yoldaş'ı ziyaret etmeye giderken olayı sanki sandalla 20 dakikalık büyükada'ya değil de okyanusya'da ıssız bir adaya gidiyormuş gibi göstermesi hala hatırladıkça güldüğüm bir olaydır.
yamulmuyarsam 1997 - 1999 yılları arasında bir zamanda, arena adlı proğramını izledim, bu "cesur" gazetecinin. istanbuldaki lise öğrencilerinin kahve, cafe tarzı yerlerde internetten harçlıklarıyla futbol bahsi oynamaları üzerine 2 proğram filan yapılmıştı. ortalık hafiften karışmış, gazeteler manşet yapmıştı bu konuyu. 15 - 17 yaşlarındaki gençlerin internetten harçlıklarıyla futbol bahsi oynayarak kumar tızağına düştükleri, bataklığa nasıl saplandıkları acıklı bir müzik eşliğinde ibretle anlatılmıştı.
aradan daha 4 - 5 yıl geçmeden süper devlet oyunumuz iddaa çıktı. herkes bu oyundan bir kez oynamamış olsa dahi, bir iddaa bayisinin önünden geçmişliği vardır mutlak. benim gördüğüm kadarıyla bu oyunun en büyük potansiyeli (parasal olmayabilir, sayısal) ortaokul* ile lise çağındaki çocuklardır. bu oyun çıkalı henüz 5 yılı geçiyor. ama arena veya herhangi bir proğramdan bu konuyla ilgili bir ses çıkmadığı gibi, bir güzelde reklamları yapılmaktadır.
şimdi denilebilirki, o zaman gençlerin internetten oynadığı bahisler yasal değildi. ama iddaa yasal. iyi ama arena proğramının bu konuyla ilgili bölümünü izlemiş olanlar veya uğur dündar tarzını bilenler, konunun bu tarafından ele alınmadığını, bu bahislerin bir kumar olduğunun, para tuzağı olduğunun, oyunları mafyanın yönlerdiğinin ve bu oyunları 18 yaşından küçüklerin oynadığının üzerinde durulduğunu bileceklerdir. ben şahsen bu proğramdan etkilenmiş gençlerin kumar tuzağına düşürülüşlerini uğur dündarı alkışlayarak evimden izlemiştim.
evet sayın uğur dündarın cesur, idealist, korkusuz habercilik ödüllerinin evinde çok büyük bir yer teşkil ettiğini hepimiz biliyoruz. buyurun uğur bey, hemen evinizin veya işyerinizin en yakınıdaki bir kaç iddaa bayisine 1 - 2 saat bakın ve bu görüntülere hiç bir yorum katmanıza gerek kalmadan yayınlayın. ama olmaz değilmi. peki neden? milli piyangonun özelleştirilerek patronun aydın doğan hazretlerine verileceği söylentileri ve milli piyangonun en büyük gelirinin iddaa dan olduğu, bu yüzden kartel medyasında iddaa üzerine bu kadar proğram ve gazete çıkarıldığı yalan olsa gerek değilmi. olsa olsa bir kaç vatan haini, tekerine çomak soktuğunuz bir kaç kişinin uydurmasıdır bunlar.
cesur, korkusuz haberciymiş. pehh pehh... varoş semtlerin bodrum katlarında peynir, midye dolma yapan 3 - 4 zavallı seni bekliyor. televizyona barlarda nerden geldiği belli olmayan, sentetik hap içen bir kaç üniversiteli genci çıkarıp, narkotikle mücadele ödülü alman an meselesidir zaten. yürü yeni nesil kahramanımız....
yakında öğrenci evlerinin mutfaklarını basıp,gıda terörü manşeti altında yayınlamasından korktuğum basın yayın insanıdır. eskiden yolsuzluk yapan insanların peşine takılırdı, şimdi hamamböceği, fare peşinde.
bastığı her kolpa sucuk imalathanesinden sonra büyük şirketlerin fabrikalarını gezerek ve güya marka isimlerini sansürleyerek baya baya da görünür reklam yapan kolpacı.
bir dönem gıda sektörüyle oldukça haşır neşir olan, içten içten tükettiğimiz ekmek, sucuk sair gıda ürünlerinde böcek, fare ve ekipmanı olabileceğini, onlarla da hayatın güzel olduğunu kabullenmemizi sağlayan kişi.
ayrıca bir programında, hamamböceğinin gemiyle bir muza atlayarak geldiğini öğrenmemizi sağlamıştır.
can dündar muhabirliği neden bıraktığını bir kitabının başında anlatıyordu. yaptığı kırmızı etle ilgili olumsuz bir haber manşetten yayınlanmış ve can dündar daha sonra patronunun beyaz et işine girdiğini öğrenmişti. uğur dündar'ın ile ilgili pislikleri ortaya çıkarmaya başladığı günlerde patronu aydın doğan gümüşhane'de et tesisleri açmıştı. muhtemelen bugün tıkır tıkır işliyordur. uzun bi süre sürdü bu gıda terörüne karşı mücadele ve birden kesildi. uğur dündar ile ilgili sık sık işittiğim bir iddia var. kameramanlığını yapan birisi de bu iddiayı dillendirmiş; gizli kamera görüntülerini yayınlamamak karşılığında para aldığını. tabi ne kadar gerçek bilinmez...
star tv de yapılan seçim programında yer almış sandıkların tamamı açılmadan bile objektif olması gerekirken akp li olduğunu belli etmiş gazeteci. akp li olması tabiki gayet normal bir olay fakat orada seçim sonuçlarını objektif olarak tartışması gerekirken sadece akp yi öne çıkaran konuşmaları, kendisine diğer partilerin gidişatı hakkında sorulan sorulara bir cümle söyleyip konunun akışını akp ye çevirmesi hoş olmadı.
seçim sonuçlarının büyük oranla açıklandığı ve bunun üzerine yorumlandığı sıralarda özel bir kanala konuk olarak yaptığı akp yanlısı yorumları ile gözümdeki objektif ve güvenilir gazetecilik hassasiyetine neredeyse kesin bir biçimde darbe vurmuş, yazık olmuş/dedirtmiş şahsiyet.
90 lı yılların sonunda arena'nın zirve yaptığı dönemde belediye başkanlarının ve milletvekillerinin ihale yolsuzlukları, senet anlaşmaları gibi çıkar ilişkilerini açık eden adam. lakin son dönemde kafayı fırıncılara takmış hatta komedyenlere iyi malzeme çıkarmıştır. yolsuzluk davasından kaçmak için almanya'ya yerleşen eski şişli belediye başkanının korumasını senin ananı s..... diye bağıraraktan dövmesi de ayrı bi olaydır tabi.