belki ilginizi çeker
  1. · ucurtma
gündem
  1. · günün tek şarkılık özeti
  2. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  3. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  4. · google wave
  5. · boylumlama
  6. · 27 kasım 2009 bursaspor galatasaray maçı
  7. · kurban kesmeye karşı olan dallama
  8. · karpuz peynir ekmek kombinasyonu
  9. · sturm brightblade

uçurtma uçurulsun zirvesi reloaded  

  1. "uçmayan uçurtma kalmayacak" dusturu ile yola çıkmış, eğlencenin tavan sınırının zirveciye bırakıldığı bir gelenek. merak edenler için; türk hava kuvvetlerinden izin almıştır.
    (coban, 01.05.2006 02:46)
  2. konsepti derin tarihlerde gömülü olan zirvedir.

    15. yy ın ortalarında new hempshire da yaşamış olan le brown james, mükkemmel bir uçurtma sanatçısıdır. tüm dünya onu takdir eder fakat o bir türlü istediği tadı yakalayamamaktadır. doğru uçurtmayı bir türlü yapamaz, ve o ruhu hissedemez. 10 kere yapar olmaz, 100 kere dener olmaz, 1000 kere uğraşır gene olmaz. bir şeyler eksiktir hep.
    neyse efendim, le brown her cumartesi olduğu gibi o haftaki cumartesi de kız kesmeye new hempshire büyükşehir belediyesi parkına gider. bankına oturur ve ağzından salyalarını akıta akıta bağyanları seyreder. orada hanfendileri kese dururken* gözü bir anda gözlüklü bi çocuğa ilişir. çocuk bir parkta mavi bir çöp poşetinden yaptığı minik gubidik uçurtmasını uçurmaya çalışmaktadır. fakat bir türlü o lanet olası uçurtmayı uçuramaz, yerlerde süründürür, kırar, parçalar. fakat çocuk hiç yılmaz ve sürekli, inatla, azimle dener.
    bir müddet sonra le brown dayanamaz ve sigarasından son fırtını çektiği gibi ayağa kalkar ve soluğu çocuğun yanında alır. çocuğun yanına gittiğinde ona çabalarının yersiz olduğunu, fizik diye bir şeyin varlığını, üstüne koyduğu o kelebekler dolayısıyla o uçurtmanın uçamayacağını ve kendisinin bu işte uzman olduğu anlatmaya çalışır fakat bu veled onu bir türlü dinlememektedir. le brown efendi konuşurken çocuk paso "kodumun bakkalı, fuck yeah!" türevli laflar söylemektedir kendi kendine. en sonunda le brown kızar. çıkışır el kadar bebeye, niye beni dinlemiyosun diye paralar çocuğu. çocuk da onu dinlediğini ve tavsiyeleri için teşekkür ettiğini dile getirir. tam arkasını dönmüş gidiyorken çocuk bir anda durur ve hafifçe arkasına, le brown a, doğru bakar. ve şunlar dökülüverir ağzından;

    - sonunu düşünen kahraman olamaz bey amca. ihtiyacın olacan tek şey ise güven!

    le brown un kafasında bir ampül yanar. ve evreka evreka diye sokaklarda koşuşturmaya başlar. bu sırada üstündekileri de çıkarır ağırlık yapmaması için.

    hemen ilk iş uçurtma yapmaya koyulur. süper bir uçurtma yapar ve adını da güven koyar. o uçurtma le brown'un sanatında bir doruk noktası olur.

    o gün bu gündür her 6 mayıs'ta le brown james rahmetle anılır. ülkenin her bir yerinde uçurtma uçurulsun zirveleri yapılır, insanlar eğlenir, şaraplar içilir, rakkaslar raks eder. günümüzde ise gang bang ve orgy organizasyonlarıyla o mutlu gün anılır ve orgazm sonrası bir uçurtma sahiden de uçurulur.

    parkta bıraktığımız veled;
    -ulan güven benim adımdı! yanlış annadı pezemenk. üühühühühü, kodumun uçurtması, fuck yeah!
    (coban, 01.05.2006 03:30 ~ 03:33)
  3. uçurtma uçurucam ulan ben diyenlere;

    saat 1 de gölet'te olacağız efendim. su birikintisinin kenarında kaf semalarda süzülen uçurtmalarımıza bakıcaz, kah denizde taş sektireceğiz.

    cep paket konseptli eğlence. e ne duruyorsun katılsana sende!

    şöyle de bir şey var;

    70lik bira-burn 5,5-6 ytl olarak siz zirvecilere içirilecek. ha bakarsınız 5 ytl ye de olur onu bilemeyiz. sweeet!
    (coban, 06.05.2006 01:16 ~ 07.05.2006 16:01)
  4. sallanan sandalyesinde oturan, dizlerinde battaniye örtülü olduğu halde, verandasının üzerinde amerikan bayrağı asılı olan yaşlı amca gökyüzüne bakar...

    gündelik 1 dolara çalıştığı fabrikasının öğle tenefüsünde, bahçeye çıkmış olan bir grup çinli, ne için ürettiklerini bilmeden gökyüzüne bakarlar.

    duvarlara çeşitli graffitiler yerleştirmekle meşgul, hala "gri kapşonlu polar altı mavi renk pantolon" imajından kurtulamamış polonyalı genç, arkadaşının dürtükleri sayesinde gökyüzüne bakar.

    efendim uzatmanın manası yok, ha getirin kralını betimleriz,* bir kaçıştan ziyade maksat okuyucu sıkılmasın *, öyle de sonuca gideceğiz böyle de... bak valla betimlerim lan.* betimliyorum... kalsın mı? iyi madem. *

    ve gökyüzünde bir uçurtma görürler... koroplast damgalı, ahu yüzlü bir güzeli üzerinde taşıyan bu uçurtma, nazlı bir eda ile gökyüzünde süzülmektedir...

    ucurtma azmin zaferi olmuş, ucurtma teknik bilginin ayyuka çıktığı bir barış güvercini olmuş, uçurtma adeta parayla saadet olmazın bir kanıtı gibi, gururlu bir tunç heykel gibi, (az önce nazlı dedik ya neyse, gaza geldik hazır) insanlığı barışa, dostluğa davet eden ilahi bir uyarıcı gibi; etrafından ışık huzmeleri geçe geçe insanları selamlar.

    ağzının kenarında garip bir ıslaklık hisseden yazar, yavaşça kalkar, oda arkadaşına saati sorar, "tosur tosur uyudun lan, insan mısın sen?" cevabını alınca sarsılır. yastığa bakar. sağlamdır. "eaah yemişim uçurtmasını da, teknik bilgisini de, kurudum be, ne uçurtmaymış ne koroplastmış" diyerek tekrar kafayı yastığa gömer.

    okuyucu bu noktada "hassille rüya mıydı yahu" diye bir işkillendirilir.

    fakat olayın sütlaca bağlanması gecikmeyecektir.

    evet; yazar belki kalkıp camdan baksaydı, gökyüzündeki bu nefis görüntüyü yudumlama imkanına kavuşacaktı...

    rüyasında ise ferrari sürdü ayrı mesele tabi.
    (müyendis, 06.05.2006 20:22 ~ 20:29)
  5. her ne kadar zirvenin asıl konsepti olan uçurtma uçurmak(rüzgarı yakala,ipi salıp çek vs.) kısmına gidemesem de zirvenin taksim ayağıma katılıp günün bombasını da patlattığım için mutluyum.
    (bkz: @801049) uçurtma uçurulsun zirvesi revulation gibi bir zirve daha düzenlenirse en başından katılacam lan! bende ne cevherler var daha siz bilmiyonuz! *
    (silentpain, 06.05.2006 23:33)
  6. ucurtma adlı hain organiztör yüzünden katılamadığım zirve.
    dün beraber ayarlamıştık kendisiyle kafe piyi, lakin bugün akşam taksim ayağının iptal olduğunu söylemesi nedeniyle, farklı mekanlara akmış iken bir mesajla "abi biz kafe pideyiz(pide değil apostrof var)" demesi sonucu hain olduğuna kanaat getirmişimdir sevgili organizatörü.
    (lord andurien, 07.05.2006 00:05)
  7. "para ile alınmış fabrikasyon ürünü uçurtma" vs. "el emeği göz nuru uçurtma"

    para ile alınmış fabrikasyon ürünü uçurtma: 4500 feet.
    el emeği göz nuru uçurtma: -4 feet.

    and the winner is

    "para ile alınmış fabrikasyon ürünü uçurtma"

    parayla saadet olmaz diyenlerin suratında adeta bir tokat gibi patlamış zirvedir.
    (coban, 07.05.2006 00:08)
  8. gönül gözü ile görmenin önemini kavratan zirvedir.

    doğa ile içice, adeta bir "ranger" yahut bir "oymak beyi" havasında, kendine güvenen bir grup genç bünyeler tarafından, ip, bant ve sair (sairi karıştrma) araçlar kullanılarak, ama -4 feet, ama tommiksin kızılderilirden kaçarken toz bulutu peyda edip kalabalık gözükme taktiğinin uygulanışı gözler önüne serercesine yerlerde sürünen uçurtma imal edilen zirvedir fakat zaten bu noktada gönül gözü yahut tantrasal bir biçimde üçüncü göz önem kazanmakta, fabrikasyon uçurtma yaldır yaldır uçarken, koroplast uçurtmanın vaad ettiği sadece gerçekliktir, salt gerçekliktir...

    hayat da el emeği göz nuru ile yükseltimeye çalışılan lakin yerlerde sürünen bir uçurtma değil midir zaten - tırt felsefik açılımlar serisi-

    o değil de hizipçilik aldı yürüdü, beni en çok kıran ise fabrikasyon ürünü uçurtma sahibi takıma yavşama çabalarımın sonuçsuz kalması idi, düşünmüyor değil insan, acep müyendis bu yavşamalarının karşılığını almış olsa idi; ön sayfadaki buram buram naif olma çabasına girer mi idi, yahut hayat hakkında tırt açılımlara gider mi idi?

    müyendis şu an bu durumda ise, bunun sebebi kendisi değil, bir tur uçurtma vermeyen statükocu zihniyettir. *
    (müyendis, 07.05.2006 00:26 ~ 00:36)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil