beyoğlu'nda vakko'nun karşı sokağına girince 4. katta güzel bir cafe.
sıcaktan insanların beyinlerinin sulanmış olmasından mı, günün bir özelliği mi, yoksa birinin bana yaptığı bir şaka mıydı bilinmez ama sürekli siparişlerimizin yanlış getirildiği, fakat kafa dinlenesi bir
kafe.
itü mimarlık fakültesine yeni başlayanların ilk ders projesi olmaya aday konu. bize verilen ilk proje uyurken yukarı doğru yükselen, kırmızıya doğru giden, yeşilden uzaklaşan... bir canlı için tasarlanacak ev idi... gerisini siz düşünün.
şahane müzikleri, çok lezzetli yemekleri, sakin ortamı ile müdavimi olunasıca kafe. hiç bir yemeği tat konusunda insanı yanıltmaz ve harikadır. ayrıca tatlıları da çok iyidir.
eğer "merdivenler kastı, aa asansör varmış, onunla çıkayım bari" derseniz, "life roof" denen mekana çıkıp dans eden insanlar tarafından "o yee" nidalarıyla karşılanacağınız kafedir.
ayrıca sevgililer gününde menü yapıp 20 ytl'ye spagetti ve sınırsız beyaz şarap verdiğini duyunca, 20 kişi akın edip batma noktasına getirdiğimiz kafedir.
öğrenci insanı için oldukça uygun, öğrenci insanını kasmayan bir ortam, taksimin güzel bir mekanı.
bir alt katında ismini hatırlayamadığım ama bir kez girdiğimde tek müşterisinin biz olduğumuzu farkettiğim bi caafe olan cafe
kostik diye sevimli bi kedisi vardı mekanın, saksılarla ilginç bir ilişkisi vardı, çoktandır gitmiyorum kostik duruyo mu acaba?
edit: sözlükten edindiğim istihbarata göre kostik hala uçanevde, minderlerin üzerinde bezerek hertarafa tüylerini bırakmaya devam ediyor...
her kalkmaya niyetlendiğimde harika bir şarkı çalarak (bkz:
hasta siempre)beni yerime kilitleyen kendimi en rahat hissettiğim istiklal'in en sıcak cafési (bkz:
kime göre neye göre)
(atman, 10.09.2006 00:35)
kostik'in artık ortalarda fink atmadığı kafedir. sıcak bir ortamı vardır. bu kadar fazla insanın bilmediği sıralarda her gittiğimizde aynı yere oturmak gibi bir alışkanlık edinmiştik arkadaşlarla. şimdi neresi boşsa oraya oturmak zorunda kaldığımız yerdir. müzik seçimleri gerçekten çok kötüdür. birbiriyle alakasız şeyler dinlersiniz ardarda. ama sıcak ortamı bu ayrıntıyı atlamanıza neden olur.
uçan eve yeşilçam sineması sokağından gidilir, dorock'un iki yanındadır. 4. katta olmasından kaynaklanan işkence ardından huzura erer; kafeye ulaşırsınız.
uçan ev'in en güzel özelliği müzikleridir. hiçbir türe bağlı kalmazlar, ama genelde çaldıkları şarkıların hepsi de güzel olur. (ben ilk gittiğimde muse, nil karaibrahimgil, leman sam, placebo, pentagram, beatles, kazım koyuncu, şebnem ferah, dream theater, dido, metallica, aylin aslım, him... şeklinde gitmişlerdi ki ben bu dengesizliği süper bulmuştum). uçan ev garsonların sizi çok zor bir taraflarına taktığı ortamdır. ama aslında bu güzeldir; bir çay alıp saatlerce oturabilirsiniz çünkü kimse sizi sallamamaktadır; hiçbir kötü bakışla karşılaşmazsınız...
***
ıslak keki ve dondurması güzeldir. nargilesi idare eder. grupça gidilip tabu oynanası; bir arkadaşı alıp tavla atılası, dertleşilesi bir yerdir. bildiğim kadarıyla bazı günler en üst katında film gösterimi de yapılıyor.
uçan ev iyidir; öğrenci mekanıdır.
winamp'larının shuffle özelliğinin dibine vurmadır. ahmet kaya akabinde eagles dinleme kıvamında iseniz ise dadından yenmez.
içeride hertürlü yiyecek ve içecek vardır. sadece nargile + kahve = 6.5 ytl olduğu için bile gidilebilir. her ne kadar 5 milyonluk nargilenin keyfi ne kadar olur tartışılırsa.
ayrıca içerde filistin bayrağı da vardır.
sadece mekanı anlatıyorum kötüleme manasında değil, lazca ve kürtçe şarkılar çalarlar.
oturaklarının kimisi rahattır kimisi rahatsızdır.
nargileye köz istersiniz genelde getirmezler
garsonlar size bakmaz. bakmaları için ellerinizi aynı anda havaya yüksek ivmeli kaldıracaksınız. garsonlar o zaman panik olup o tarafa bakıyolar.
ya mekan çok dandik aslında, öğleden sonraları güneş de alır, yazın pişersiniz.
wc.leri de pis (bence)
ama ne kaa ekmek o kaaa küfte stilidir. yer içer sıçarsınız 10 kişi 60 milyon hesap ödeyip kalkarsınız. öğrenci işi, bence tavsiye edilir.
(bkz:
uçanev yeniden)
ikincisi istiklalde abbatenin bulunduğu arada açılmış cafedir diğerine göre daha sakin daha alçak ve bana göre daha havadar mekandır,müzikleriyle size tüm duyguları birlikte yaşatabilir şöyle ki 80 li yılların devrim şarkılarından bir anda metale oradan karadeniz türkülerine oradan 70lerin disko müziklerine ve rocka geçebilirsiniz,müzik anlayışları gerçekten ilginçtir ama sıcak iyi vakit geçirilen hoş bir mekandır.
istiklaldeki ikinci açılan yerde psikopat bir kediye sahip olan mekan.kedinin hareket eden cisimlere karşı ektra bir ilgisi var,çok sert bakışlar atıp bir anda üstünüze atlıyor hakikaten ilginç çığlıklar atabiliyorsunuz.ben 20 yıldır kendimim hiç böyle çığlık atabildiğimi bilmezdim zira.teşekkürler uçanev,teşekkürler manyak kedi
arkadaşımın çalıştıgı cafe. bana "topla grubunu burada çalın bir gun" dediydi. kısmet olmadı
muhteşem ıslak keki şuna benzer:
http://telve.deviantart.com/...(telve, 03.04.2008 22:57)
taksimdeki öğrenci için uygun ve güzel mekanlardan biridir. kominist mekanı olması da ayrı bişeydir.
"uçanev özel tostu"nda alkol veya uyuşturucu olduğunu düşündüğüm güzel mekandır zira ne zaman yesem o tostu bi garip bi hoş olurum kafa hafiften iyi dönerim eve tabi bunun nedeni ortamın ve muhabbetin hoşluğu da olabilir her neyse ayrıca tost ve çay istediyseniz çayı hemen tostu bir saat sonra getirirler(bu arada tost kalp şeklindedir) tabi tost geldiğinde çay çoktaan bitmiştir ama inat edip istenmeyebilinir çay boğazda düğümlenebilir
herşeye rağmen gidilesi mekandır
abbatenin arasında bulunan uçan evin girişinde yazan "evim evim uçan evim" yazısı gördüğüm anda nargileden hoş olmuş kafamın da etkisiyle beni gülme krizine sokmuştur.
ikincisi de nargile istediğimiz bir gün menüde yazan hiç bir çeşitin orada olmaması ama üzüm, damla sakızı, gül gibi ilginç ve menüde yer almayan alternatifler sunması da ayrı bir ilginçtir.ikinci evimdir orası,saçının yarısı boyalı bizi asla anlamayan kızı da severim."evim evim uçan evim"
gayet öğrenci dostu, gayet sıcak, gayet güzel mekan. müzikler gerçekten kötü ama olsun o kadar çok artısı var ki hepsine değer. ha bir de uçan ev kartı alıyorsun ve nakit ödemede %5 indirim kazanıyorsun ama önemli olan bu değil.kanımca insanın kendini ait hissettiği nadir yerlerden. ama şöyle bir durum var özellikle
* okulunuzdan çok fazla insan görmeniz, pişti olmanız mümkün. "o ne laa sanki reina'ya gitti" diyebilirsiniz. ama "ya dedem rahatsızlandı onu hastaneye götürcem" diyerek projeden yırttığınız partnerinizle karşılaşınca durum hiç öyle olmuyor.
sıcaktır mekan, içerideki insanlar güler yüzlü, müzikler hiç bitmesin denen türdendir. ilk gittiğim zamanlar "çemberimde gül oya" dizisinin yayınlandığı dönemlerdeydi ve içerideki mekan sahipleri o dizinin setinden gelmiş gibilerdi. 80'lerin zor günlerini yaşıyormuş gibi görünen ama bugünün keyfini yaşatan bir yerdi.
saatlerce oturup oyun oynayabileceğiniz, arkadaşlarınızla rahatça gülüp sohbet edebileceğiniz, sizin evinizdir.
bütün öğrencilerin yolunun düştüğü bir yerdir...
müzikleri bir zamanların efsane radyo programı
überdengesizi hatırlatır. tam
placeboyla coşmuşken birden orhan baba girince bir anlık dumur durumu olur ama zamanla alışınca farkedilmemeye başlar.