evrenin yaratıcısı. tabi ki inanç meselesi, herkesin inancı farklı. ancak okullarda fen derslerinde türlerin kökeni açıklanırken, din derslerinde dinler tanıtılırken bizim inancımızın ve teorimizin dikkate alınmaması bizi (yaklaşık 10 milyon insan) oldukça üzüyor. bu konuda gerekli hukuki girişimlerin ilki a.b.d.'de bobby henderson yoldaşımız tarafından gerçekleştirildi.
önemle vurgulamak isteriz ki uçan spagetti canavarı'nın evreni yarattığına dair elimizde kanıtlar var. hiçbirimiz bunu görmedik ama bu konuda bir sürü şey yazdık, okuyabilirsiniz. ben yine de hemen bir kanıt sunayım: o'nun seçilmiş kıyafeti korsan kıyafetidir. hepimiz biliyoruz ki 1800'lerden sonra küresel ısınma başladı, doğal felaketler arttı. bunun o tarihlerden sonra azalan korsan sayısı ile ilişkini görmemek için sanırım aptal olmak lazım. onu geçtim bugün bilim çok ilerledi, herşey en ince ayrıntısına kadar keşfediliyor, bir insan hücresine bakın, böyle karmaşık ve mükemmel bir düzenin kendi kendine oluşamayacağı malum. demek ki uçan spagetti canavarı vardır.
tek istediğimiz inancımıza saygı gösterilmesi ve inancımızın gerektirdiği şekilde yaşamamıza izin verilmesi. bugün ben korsan kıyafetini çıkarmadığım için eğitim hakkımdan oluyorum. korsan kıyafetini çağdışı bulanlara başkalarının tercihlerine burunlarını sokmamalarını tavsiye ediyorum. bu saygı bağlamında sözlük yönetiminden de bir ricam olacak: uçan spagetti canavarı'nın en azından s'si büyük yazılamaz mı?
bobby henderson kardeşimizin hazırladığı sitede inancımız ve hukuki mücadelemiz hakkında daha fazlasını, görsel içerikle birlikte bulabilirsiniz:
konu hakkında asıl korkutucu olan bunun bir ironi olduğunu anlamayan insanların siteye yolladıkları maillerin yayınlandığı kısım.
örnek vermek gerekirse bir dahi arkadaş şöyle yazmış;
"ne kadar salaksın googleda aratsan bile spagettinin ms. 500-900 yılları arasında çıktığını görebilirdin. zaten o zamana kadar keşfedilmemiş bir şey nasıl tanrı olabilir, bunu göremeyecek kadar salak olduğunuza inanamıyorum."
sitede bunun gibi bu konuyu ciddiye alan onlarca insanın mailleri var. bazılarının durumu ise daha vahim; bu anlatılanlara gerçekten inanan arkadaşlarından şikayet ediyorlar, bazılarıda bu konuda tartıştıkları için arkadaşlarıyla küsmelerinden yakınmış.
gerçekten ilginç.
uçan spagetti canavarının inanç dünyasına vurduğu damgadan sonra mezhepleşmeler ve bittabi mezhep savaşlarının doğması kaçınılmaz oldu.
uçan spagetti canavarı kendisini insanlara daha lezzetli ve hazmı kolay şekilde tebliğ edebilmek için diğer sebzelere nazaran yüksek ahlaka sahip olması, dayanılmaz tadı gibi özellikleriyle bilinen domates sosunu seçmişti. inananlar ilk önce uçan spagetti canavarını domates sosuyla tükettiler.
spagetti canavarı toplum içinde yayıldıktan sonra domates sosuna karşı kimi muhalefetler başladı. özellikle domates sosunun biberi de yanına alarak kazandığı acı lezzeti bazı müminler sevmediler. tam bu esnada sahabenin ileri gelenlerinden “beşamel sosu” ön plana çıktı. kimi inananlar, uçan spagetti canavarını domates sosu yerine beşamel sosuyla tüketmeye başladı.
beşamel sosu mezhebine mensup inananların uçan spagetti canavarına inancında hiçbir sarsılma olmamasına ek olarak, domates sosuna da inançları vardı. beşamel sosuyla ilgili tercih, ulema tarafından bir inanç meselesinden öte siyasi bir tercih olarak addedildi.
topluma bakıldığındaysa, beşamel sosu mezhebi biraz daha aydın bir kesim olmasının da etkisiyle tüm spagetti camiasına saygıyla yaklaşsa da, domates sosuna bağlı kalmayı tercih eden konservatif kitleden beşamel sosu mezhebine yönelik kimi saldırılar da tarih boyunca görülmüştür ve devam etmektedir.
çarpık kanıtlar ve kaynak gösterilmemiş belgelerle uçan spagetti canavarı'na düşürülmeye çalışılan karanlık gölgeyi kati şekilde defetmek niyetindeyim.
en başta, domates sosu ve beşamel sosu safsatası tamamen rant sağlamak ve ülkemizde bol miktarda yetişen domates ve beşameli sömürmek amacıyla yaratılmıştır. beşamel diye sebze bile yok daha, düşünün artık safsatanın boyutunu.
gerçekleri açıklamadan önce bir alıntı ile başlamak istiyorum:
"ben yine de hemen bir kanıt sunayım: o'nun seçilmiş kıyafeti korsan kıyafetidir. hepimiz biliyoruz ki 1800'lerden sonra küresel ısınma başladı, doğal felaketler arttı. bunun o tarihlerden sonra azalan korsan sayısı ile ilişkini görmemek için sanırım aptal olmak lazım. "
uçan spagetti canavarı tek bir şeyi seçmişti. bu da sulu ve cırtlak domates ya da daha ne olduğu bile bilinmeyen beşamel değil ançuezdi. ançuez ne derseniz, balık ezmesidir ve gördüğünüz gibi uçan spagetti canavarı'nın kıyafeti de korsan kıyafetidir.
bir korsan haliyle gemisinde domatesli yengen tost ya da beşamelli kıtır makarna yemez. elbette yediği şey balıktır ve şüphesiz ki o ezilmiştir. ezilince de ançuez olmuştur. hala kanıt arıyorsanız emine s. beder'in 100 kolay yemek tarifi kitabına da bakabilirsiniz.
gerçekleri belki çürük domateslerle ya da erimiş kaşar peynirleriyle gölgeleyebilirsiniz ama ançuez gerçeğini değiştiremezsiniz.
domates sosu için vahiy edilen el-pastavilla suresinin 14. ayeti şöyle meal ediliyor:
“biz domatesi çektiği acılarla imtihan ettik. o (domates), ezilmiş halde bile lezzetini kaybetmedi ve onlara makarnayı tebliğ etmeye devam etti. onlar (kafirler) onunla (domatesle) alay ettiler, ‘pazar poşetinde altta kalıp ezilen birinin söylediklerine mi iman etmemizi bekliyorsun?’ dediler. ancak aralarında (domatese) inananlar oldu ve nûh-un ankara’da helak edilmekten kurtuldular. şüphesiz ki o, affedicilerin en büyüğüdür.”
son olarak okinawa adası üzerinde görülmüş görenlerin şahitliğine göre; elindeki sustalıyla bambu ağaçlarının ve domateslerin içine kendi ismini kazımaya çalışıyormuş.
okunan onlarca makalenin bi işe yaramadığı bir garipliğin ana karakteri. bir de bunu "ulan kim düşündüyse çok güzel düşünmüş lan çok seviyorum ehe ehe..." diyerek güya dinleri tiye aldığını sanan insanlar vardır ki, apayrı bir başlık konusudur.