1. çok değerli uçak teknisyeni abimizin anlattığına göre ciddi sıkıntılar doğurabilen hadisedir
    onun anısını aynen aktarıyorum
    efendim uçak kalkmıştır tırmanıştadır ve 20bin feet dolaylarındadır,tuvaletten bir ses yükselmektedir,düşüyorum kurtarın beni!!!! şeklinde,teknisyen abimiz sesi duyar ve tuvalete doğru yönelir ve kulağını kapıya koyar,evet ses ciddidir ve bağırış artmaktadır,napalım edelim derken kapıyı açmaya karar verirler,ve kapı açılır,karşılarında klozete oturmuş irice bir bayan vardır ve abimizin koluna sıkıca sarılmıştır kapı açıldığı gibi,ve onu çekmektedir beni kurtar diyerek,kadın hafif şişman olduğu için gücü yetmeyen abimiz yanına başkalarını da çağırır ve 3 kişi hanfendiyi var güçleriyle çekerler,ama nafile,bir milimlik oynama yoktur,abimizin jetonu düşer nihayetinde,uçaklarda tuvalet deliğinin orda basınçlandırma kapağı vardır ve o açık unutulduğu için basınçlandırma yapılamamıştır,bu yüzden de teyzeyi adeta bir elektrik süpürgesi gibi çekmektedir tuvalet deliği,şimdi napılacaktır peki,abimiz tornavidayı getirir ve teyzenin poposunun kenarlarından havasını aldırır,havası alınmış teyze koşa koşa uçağın arkasına o halde gider ve yatar ağlamaya başlar.
    evet görüldüğü üzere çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir özellikle kilolu insanlar için,bu yüzden gerilim de yüksek oluyor.bu hoş anı için de sefa inan'a teşekkürü borç bilirim.
  2. greyhound otobüslerinde kıçı bir yerde, ayağı bir yerde bir ton insanın arasından ve daracık koridordan geçip 50cm2'lik tuvalete girmekten çok daha düşük bir gerilimdir.
  3. uçak düşerse tuvalette olanların kurtulma şansları hiç yokmuş. o yüzden anlaşılabilir bir gerilimdir.
  4. o anda uyumayan tüm uçak ahalisinin bakışlarını size fikslemesiyle başlayan gerilimdir. bu gerilimin en az olduğu zamanlar, tuvaleti artık folloş etmiş amca ve teyzelerin bol olduğu uçuşlardır. zaten tuvalet meşgul lambası fazla mesai yapmaktan nalları dikti dikecek, adam osura osura bilem gider. sıfır (bkz: 0) gerilim anunakoyim. ama normalde uçaktakilerin iç sesleri farklıdır:

    -(off göte bak, ne biçim sıçar lan bu herif!)
    -(bu adam dimi bu adam! taze çıktı tuvaletten. evet bu adam bu!)
    -(pek tekin birine benzemiyor. ya tuvaleti tıkarsa? vakumlu sonuçta ayol.)
    +yerdeyken tuvate gitmeyen aklımı...
  5. bu gerilim ve tecrübesizliğim birleşince, hassiktir lan düşüyoruz kesin bi bok var herhalde, birileri kapıya vuruyor sanırım paranoyası eşliğinde çiş edemeden heladan çıkmamı sağlayan durum.vallahi lan, bir filmde bizim başımıza geldi herhalde kenef yaşadık kenefde öleceğiz misali.
  6. hiç uçağa binmedim fakat sadece düşünerek gerilmeme sebeb olan durum. koltuktan kalkıp tuvalete doğru yönelmek bile cesaret ister doğrusu. düşündüm de büyüğüm geldi. karın gorul gorul gorulduyor. çatır çatır yaptığımı ve seslerin duyuluduğunu hayal ettim. tuvelettten çıkıldıktan sonra yolcuların gözlerinin üzerine dikilmesi ve "hahaha sıçtı" edasıyla o bakışı atmaları beni çok korkutuyor. tabi otobüsü durdurup kırda sıçmaktan iyidir.
  7. "bu yükseklikten bıraksam acaba birinin kafasına düşer mi?" endişesi olsa gerek. en azından kıl olunan ülkelerin üzerine bırakmaya çalışılmalı. (uçakta tuvalet boşluğu direkt aşağıya açılmıyor mu?)
  8. yıllar önce çalıştığım yerdeki kalite müdürü topluluk önünde heyecanlanmadan konuşma yöntemini " kendimi kabak tarlasında hayal ediyorum, yani dinleyenleri kabak olarak düşünüyorum" diyerek açıklamıştı. bu mantıkla şehirlerin üzerinden geçerken yüzbinlerce kişinin kafasının üstünde sıçtığınızı hayal ederseniz azalması hatta yokolması mümkün bir gerilimdir.